Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6055 E. 2025/6539 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6055
- Karar No
- 2025/6539
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/15 E., 2023/27 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ..., ... ve ... vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Siirt ili Pervari ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 03... , 9 ve 1 05... parsel sayılı sırasıyla 6.210,64 m², 9.013,86 m² ve 5.271,50 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, bahçe niteliği ile ...'in zilyetliğinde bulundukları, ancak Pervari Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/69 Esas sayılı dosyasında davalı oldukları belirtilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı ... vekili, dava dilekçesinde; ayrıntılı yönleri belirtilen Pervari ilçesi ... köyü ..., ... ve ... mevkiinde bulunan 3 adet tarlanın 20 yılı aşkın süredir, malik sıfatıyla davacının zilyet ve tasarrufunda olduğunu, davalıların ise hiçbir hakları olmadığı halde davacının taşınmazlardan yararlanmasına engel olduğunu beyan ederek, davalıların müdahalelerinin men'ine karar verilmesi istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/69 Esas sayılı dosyasında dava açmış; Asliye Hukuk Mahkemesince; dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanakları düzenlendiğinden davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 27. maddesi uyarınca davanın Kadastro Mahkemesine devrine karar verilmiştir. Davalılar ... ve ...; dava konusu arazilerin kendilerine dedelerinden kaldığını, hatta 2003-2005 tarihleri arasında ...'ya kiraya verildiğini, davacının hiçbir hakkının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2014 tarihli ve 2010/47 Esas, 2014/32 Karar sayılı kararla; dava konusu taşınmazların 1988 yılında davacı tarafından satın alındığı, o tarihten beri ve halen arazinin davacı tarafından aralıksız ekilip biçildiği, bu suretle 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereği tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan ( 40... dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu 1 03... , 9 ve 1 05... parsel sayılı taşınmazların bahçe vasfıyla davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hükmün, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarihli ve 2015/8526 Esas, 2016/4346 Karar sayılı ilamıyla; "... öncelikle dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye Orman Yönetimi ve Hazineye tebliğ edilerek husumet yaygınlaştırılmalı, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yöreye ilişkin en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri (Çevre ve Orman Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisi bilirkişi marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle çekişmeli yerlerin öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığından, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapıları, bitki örtüleri ve çevreleri incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazların konumlarını gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli, ayrıca hava fotoğrafı, kadastro paftası ile çakıştırılıp stereoskop aletiyle üç boyutlu incelenerek, çekişmeli taşınmazların üzerinde neler gözüktüğünü (bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı, yaşı, kapalılık oranı vb) belirtir şekilde ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, çekişmeli taşınmazlar hâkim tarafından gözlemlenmeli, taşınmazlar üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, açıklanan konular gözönünde bulundurularak taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilip sonucuna göre 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi uyarınca gerçek hak sahipleri adlarına tescile karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 1 03... parsel sayılı taşınmazın 05.05.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.811,96 metrekarelik kısmının aynı adada son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, boş olan malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, (B) harfli ile gösterilen 2.398,69 metrekarelik yerin davacı ... mirasçısı ...'in mülkiyetinde olduğunun tespitine, boş olan malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, Pervari Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/120 Esas, 2014/543 Karar sayılı ilamı doğrultusunda davacı Enerji Piyasası Denetleme Kurulu lehine tescili ile tapudan terkinine; 1 03... parsel sayılı taşınmazın 05.05.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.661,14 metrekarelik kısmının aynı adada son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, boş olan malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, (B) harfli ile gösterilen 1.352,72 metrekarelik kısmının yerin davacı ...'in mirasçısı ... mülkiyetinde olduğunun tespitine, boş olan malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, Pervari Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/121 Esas, 2014/932 Karar, sayılı ilamı doğrultusunda davacı EPDK lehine tapudan terkinine; 1 05... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan kısmı olan Pervari Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/132 Esas, 2014/548 Karar sayılı kararında hükme esas alınan 20.05.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 4.228,31 metrekarelik kısmının aynı adada son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... mirasçısı ...'in mülkiyetinde olduğunun tespitine, boş olan malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, Pervari Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/132 Esas, 2014/548 Karar sayılı ilamı doğrultusunda davacı EPDK lehine tescili tapudan terkinine, kamulaştırılmayan kısım olan (A) harfli ile gösterilen 1.043,20 metrekarelik yerin davacı ... mirasçısı ... adına tapuya tesciline, boş olan malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ... ve ... vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ..., ... ve ... vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden mirasçı ...'den alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.