Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/5983 E. 2025/4642 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5983
Karar No
2025/4642
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/202 E., 2023/781 K.

Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili, asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili, asli müdahil ... tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili Avukat ... ile temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılar........... vd. vekili Avukat ... .......... ile temyiz edilen Fer'i müdahil .............San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ... ile aslı müdahil ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı, gelen asil ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl ve birleştirilen davada davacılar; dava konusu taşınmazların geldisi olan 2 13... parsel sayılı taşınmazın ortak murisleri .............dan davalı kardeşleri ... ile birlikte kendilerine intikal ettiğini, muris ........’in taşınmazı sağlığında bu taşınmaz üzerinde gecekonduları bulunan şahıslara haricen sattığını, bilahare taşınmazın imar uygulaması ile yeni parsellere revizyon gördüğünü, gecekondu sahiplerine hak ettikleri yeni parselleri devredebilmek amacıyla davalı kardeşleri .........ye vekalet verdiklerini, davalı ........ ’nin bir kısım parselleri gerçek hak sahiplerine devretmesine karşın 50 55... , 2 ve 3, 50 56... , 50 60... , 50 61... , 50 62... ve 2 parsel sayılı taşınmazları kötü niyetli olarak diğer davalı ...’a satış yoluyla devrettiğini, davalı ...’in durumu bilmesine rağmen taşınmazları devir aldığını, bilahare davalı ...’in de 50 62... parsel sayılı taşınmazı diğer davalı ...’a kötü niyetli şekilde devrettiğini, tüm davalıların iş birliği içinde hareket ettiklerini ileri sürerek asıl davada toplam 8 parça taşınmazın davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini; birleştirilen davada dava konusu 50 62... parsel yönünden tapu iptali - tescile, mümkün olmazsa taşınmazın bedelinin davalılar ... ve .............den tahsiline karar verilmesini istemişler; yargılama sırasında 50 55... ve 3 parsel sayılı taşınmazların el değiştirmesi nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 125. maddesine göre tapu iptali ve tescil isteklerini yeni malik ..........Tekstil Anonim Şirketine yönelttiklerini bildirmişlerdir.

2.Asli Müdahil ...; çekişme konusu 50 55... parsel sayılı taşınmazı 1999 yılında satın alıp üzerine ev yaptığını, taşınmazın kendisine devri için verilen vekâletnamenin vekil olan davalı ... tarafından kötüye kullanıldığını, davalı ...'in alım gücünün bulunmadığını ileri sürerek çekişmeli taşınmazın adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ...; murisi .........’un maliki olduğu 2 13... parsel sayılı taşınmazı haricen üçüncü kişilere sattığını, anılan taşınmazın muristen kendilerine intikali sonrası kardeşleri olan davacıların taşınmazın uygun şekilde ifrazının sağlanması ve gerçek hak sahiplerine devri için kendisine vekâlet verdiklerini, o dönem ekonomik sıkıntılar nedeniyle dava dışı ...’un teklifi ile kök parselden oluşan çekişmeli taşınmazları diğer davalı ...’a devir ettiğini, devrin gerçek olmayıp bankadan temin edilecek kredinin kendisine verilmesi amacıyla yapıldığını ancak para almadığını belirtmiştir.

2.Davalı ...; usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.

3.Davalı ...; taraflar arasındaki ilişkiyi bilmediğini, çekişmeli 56 02... parsel sayılı taşınmazı tapuda malik olarak görünen kişiye vekaleten dava dışı ...’dan satın aldığını, iyi niyetli olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece; iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 22.11.2016 tarihli ve 2014/20201 Esas, 2016/10479 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli ve elverişli olmadığı, asıl ve birleştirilen davada davacılar tarafından ileri sürülen delillerin eksiksiz bir biçimde toplanmadığı, bildirilen tanıkların dinlenmediği belirtilerek taraflarca ileri sürelen delillerin eksiksiz bir biçimde toplanması, bildirdikleri tanıkların dinlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi için karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; ön inceleme aşamasında, davacıların iddialarının doğru olduğunu belirten vekil davalı ... .....'nin satış tarihi itibarıyla sembolik bir rakam üzerinden taşınmazların diğer davalı ...'e devrini gerçekleştirdiği, devir sırasında taşınmazların üzerinde 3. kişilere ait yapıların mevcut olduğu, davalı ...'in taşınmazları bu şekilde devralmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tapuya güven ilkesinden yararlanamayacağı gerekçesiyle asıl davada 50 55... , 50 56... , 50 60... , 50 61... ve 50 62... parsel sayılı taşınmazlar bakımından davanın kabulüne karar verilmiş, 50 55... ve 3 parsel sayılı taşınmazlar bakımından ise taşınmazları yargılama sırasında devralan yeni malik .........Tekstil San. ve Tic. Anonim Şirketi yönünden dava şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle dava reddedilmiş; birleştirilen davada, davalı ...'in 50 62... parsel sayılı taşınmazı temlik almasının dürüstlük kuralına aykırı olduğuna ilişkin olarak davacılar tarafından ispat edici yeterli delil sunulmadığı, ayrıca vekalet akdi sebebiyle bir zarar mevcutsa uğranılan zarardan davalı ... ...........nin vekil sıfatıyla sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili; asıl davanın kısmen, birleştirilen davanın ise tümden reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar ........ ile .........Tekstil Anonim Şirketinin edinimleri iyi niyetli olmadığından bu kişiler bakımından da davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.

2.Asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili; davacıların iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taşınmazların satış bedellerinin nakden ve tamamen ödendiğini, bu hususta resmi senet düzenlenip tasdik olunduğunu, vekaletnamelerde satış yetkisinin yer aldığını, vekaletnamelere güvenerek hareket eden davalı ...'in iyi niyetli ayni hak iktisabının korunması gerektiğini, vekil olan davalı ......... tarafından vekalet görevi kötüye kullanıldı ise kendisinin tazminat sorumluluğunun doğacağını belirtip taşınmazlardaki ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3.Asli müdahil ...; davaya müdahale dilekçesindeki iddialarını yineleyerek kararın bozulmasını, 50 55... parsel sayılı taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl dava; vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil; birleştirilen dava ise aynı hukuki sebebe dayalı tapu iptali - tescil, mümkün olmazsa bedel isteğine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; asıl ve birleştirilen davada davacıların 03.05.20 10... .05.2010 tarihli vekaletnameler ile kardeşleri olan asıl ve birleştirilen davada davalı ... ...yi vekil tayin ettikleri, vekil ... .......'nin davacılar ile paydaş oldukları 50 55... , 2 ve 3, 50 56... , 50 60... , 50 61... , 50 62... ve 2 parsel sayılı taşınmazları kendi adına asaleten davacılar adına vekaleten işlem yaparak 06.01.2011 tarihinde asıl ve birleştirilen davada davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiği, asıl davaya konu 50 55... ve 3 parsel sayılı taşınmazların 18.03.2021 tarihinde ...... Tekstil Anonim Şirketine alacağına mahsuben cebri satışla temlik edildiği, birleştirilen davaya konu 50 62... parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından 24.02.2011 tarihinde birleştirilen davada davalı ...'a devredildiği anlaşılmaktadır.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak vekil olan asıl ve birleştirilen davada davalı ... .........nin vekalet görevini kötüye kullandığı, asıl ve birleştirilen davada davalı ...'in vekil ile el ve iş birliği içerisinde hareket ettiği benimsenmek suretiyle asıl davanın 50 55... , 50 56... , 50 60... , 50 61... ve 50 62... parsel sayılı taşınmazlar bakımından kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Asıl ve birleştirilen davada davalı ...'in temyiz itirazları yerinde değildir.

Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili ile asli müdahil ...'ın temyiz itirazlarına gelince;

Hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları, satın aldıkları şeylerin ileride kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, satın alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bu kapsamda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 3. maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988. ve 989., tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri getirilmiştir.

Yolsuz tescilin üçüncü kişiler bakımından doğuracağı sonuçlar iyi niyetli olup olmadıkları esas alınarak düzenlenmiş ve “İyi niyetli üçüncü kişilere karşı” başlıklı 1023. maddesinde; “Tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” hükmü öngörülmüştür. Anılan bu maddeye göre, tapu sicilinde ismi geçen kişinin gerçek hak sahibi olduğuna inanan veya kendisinden beklenen tüm özeni göstermesine rağmen gerçek malik olmadığını, tapu sicilinde yolsuzluk bulunduğunu bilmesi mümkün olmayan kişinin iktisabı korunur. Öte yandan aynı Kanun’un “İyi niyetli olmayan üçüncü kişilere karşı” başlıklı 1024. maddesi ise; "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz." hükmünü içermektedir. TMK’nın 1023. maddesi iyi niyetle mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımını korurken; tamamlayıcı madde niteliğinde bulunan 1024. madde ile de iyi niyetli olmayan üçüncü şahısların kazanımı hükümsüz sayılmıştır.

Görüldüğü üzere, tapuda taşınmazla ilgili kayıtlara ilişkin olarak “tapu siciline güven ilkesi” benimsenmiştir. Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden, iktisapta bulunan kişinin iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse, diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hâllerde manevi büyük değer taşıyan aynî hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır. Bu nedenle, yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyi niyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Belirtmek gerekir ki, durumun gereklerine göre kendinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz. Bir kişinin kendinden beklenen özeni gösterip göstermediği ise normal bir insanın hayatın olağan akışı içerisinde sergilediği davranış biçimi dikkate alınarak belirlenir. Gerçekten de kanun koyucunun iyi niyeti koruyarak gerçek hak sahibinin hakkını feda ettiği bu hâlde iyi niyetin objektif olarak mevcut olması gerekir. Buna göre makul bir insanın göstereceği özenle herkesçe bilinebilecek bir gerçeği görmeyen ve tedbirli bir insanın şüphelenebileceği bir durumu dikkate almayarak ihmalkâr davranan kişi iyi niyetli sayılamaz. Yargıtay kararlarında değinilip benimsendiği üzere, taşınmazın çok kısa bir süre içinde ve oldukça düşük bir bedelle el değiştirmesi işlemlerinin kuşkulu hareket olarak değerlendirilmesi ve davalı yönünden şüphe doğuran bir durum olarak ele alınması gerekmektedir. Bu çerçevede, tapu kütüğündeki kayıtların yolsuz olduğuna dair gerekçesiz soyut bir iddia iyi niyet karinesini ortadan kaldırmaz ise de iyi niyet karinesine dayanan ve durumdan şüphelenen kişinin de kuşkuya yer vermeyecek şekilde ciddi bir araştırma yapmadan özen yükümlülüğünü yerine getirdiği söylenemez. Çünkü, güven ilkesinden sadece iyi niyetli olduğu kesin olan kişiler yararlanabilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.05.2022 tarihli ve 2019/1-425 Esas, 2022/729 Karar sayılı kararı).

Öte yandan; 14.02.1951 tarihli ve 1949/17 Esas, 1951/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, vakıa ve karinelerden olayda kanunen iyi niyet iddiasında bulunamayacağı belirlenmiş olan kimsenin kötü niyetinin diğer tarafa ispat ettirilmesine artık sebep ve vecih kalmayacağına ve dava hakkının doğumunu sağlayan veya bertaraf eden iyi niyetin ve kötü niyetin bu durumda mahkemece re'sen nazara alınabileceği karara bağlanmıştır.

Somut olayda; davacıların, yargılama sırasında el değiştiren asıl davaya konu 50 55... ve 3 parsel sayılı taşınmazlar bakımından HMK'nın 125. maddesinin uygulanması sonucu tapu iptali ve tescil isteklerini yeni malik .......Tekstil Anonim Şirketine yönelttikleri açıktır. Mahkemece, davalı .........Tekstil Şirketi'nin ediniminin iyi niyetli olup olmadığına ilişkin olarak araştırma ve inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hükmün gerekçesinde bu hususta "davacılar vekili ilgili parseller yönünde tapu iptali - tescil talebinin devam ettiğini/ ilgili parseller yönünden tazminat taleplerinin bulunduğunu beyan ettiği görülmüştür." şeklinde ve "50 55... Parsel 50 55... Parseller yönünden yargılamanın devamı sırasında ............ Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine devrinin gerçekleştiği, devredilen kısımlar yönünden dava konusunun tazminata döndüğü, davacılar vekiline dava konusunun değişmesi nedeniyle tercih hakkı hatırlatılmış, tapu iptali - tescil talebinin devamı yönünde beyanda bulunulduğunun görüldüğü, bu bakımdan yeni malik yönünden dava şartlarının gerçekleşmediğinin gözetilmesi nedeniyle bu parseller yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde çelişkili ibarelerle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Bunun yanında; davacıların birleştirilen davayı vekil olan davalı ... ..........'ye, ilk el davalı ...'e ve son kayıt maliki davalı ...'e yönelterek dava konusu 50 62... parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa taşınmaz bedelinin davalılar ............. ve ...'ten tahsiline karar verilmesini istedikleri anlaşılmakla Mahkemece son kayıt maliki İsmail'in ediniminin iyi niyetli olup olmadığı hususunda araştırma ve inceleme yapılması, iyi niyetli olduğu sonucuna varılır ise tapu iptali ve tescil isteğinin reddi ile davacıların davalılar ............ve ... hakkındaki terditli bedel isteklerinin kabulüne karar verilmesi, davalı ...'in ediniminin kötü niyetli olduğu anlaşılır ise davacıların tapu iptali - tescil isteklerinin kabul edilmesi gerekirken "davalı ... yönünden gerçekleşen işlemin TMK madde 2 "dürüstlük kuralına" aykırı olduğuna ilişkin davacılar tarafından ispat edici yeterli delillerin dosyaya sunulmadığı, ayrıca vekalet akdi sebebiyle bir zarar mevcutsa uğranılan zarardan davalı vekil ...'un vekil sıfatıyla sorumlu olacağı değerlendirilmiş belirtilen nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş(tir)." şeklinde hatalı ve kendi içinde çelişkili gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi de isabetsizdir.

Diğer taraftan; asli müdahale davası, bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi tarafından hüküm verilinceye kadar bu durum ileri sürülerek yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede açılan bağımsız bir dava olmakla asli müdahil ...'ın 50 55... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak açtığı dava bakımından iddia ve savunma doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hüküm kurulmaması da isabetli değildir.

Hâl böyle olunca; asıl davada davalı ...Tekstil Anonim Şirketinin, birleştirilen davada davalı ...'in iyi niyetli olup olmadıklarının, bir başka deyişle TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacaklarının araştırılması, tarafların dayandığı tüm delillerin eksiksiz toplanması, toplanan ve toplanacak tüm deliller yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, ayrıca asli müdahil ...'ın davası hakkında da olumlu - olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeler ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine; asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili ile asli müdahil ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davacılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınmasına,Dosyanın Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,21.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/5983, K. 2025/4642, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-5983-e-2025-4642-k-dcb3c23e4443