Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5325 E. 2025/3173 K. – Kullanım Kadastr
Konu: Kullanım Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5325
- Karar No
- 2025/3173
- Karar Tarihi
- Konu
- Kullanım Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1308 E., 2023/1467 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/543 E., 2021/128 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin nitelikten reddine karar verilerek temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İstanbul ili ... ilçesi ...mahallesi çalışma alanında 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un Geçici 1 inci maddesi uyarınca 2019 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 8169 ada 12 parsel sayılı 550,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " 7143 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesi hükümlerine tabi tutulduğu ve bu parsel üzerindeki 3 katlı betonarme yapı ve arsasının (.. oğlu) ...,(..san oğlu) ..., (.. oğlu) ..., (.. oğlu) .. ve (.. oğlu) ... kullanımında olduğu" şerhi yazılarak, arsa vasfıyla ... Belediye Başkanlığı adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazda davalılardan ... adına hisse yazılmasının hatalı olduğu, zira adı geçene miras yoluyla intikal eden hisseyi haricen kendisinin adı geçenden satın aldığını, yine taşınmazın ön kısmının Cami Caddesine baktığını, buranın 280 metrekare olduğunu, üzerinde 4 dükkan ve 4 daire bulunduğunu, arka taraftaki arsanın 270 metrekare olduğunu, yola cephe olmadığını, 2005 yılında ...'e 2 numaralı daireyi sattığını, buranın yola cephe olmadığı için Belediyeye ayrı beyan verilmediğini, bu nedenle ...'ten imza alarak burada hakkının olmadığını taahhüt altına aldığını, satın alma tarihinden itibaren burada ...'in herhangi bir kullanımı ve tasarrufunun kalmadığını, farklı tarihlerde ..., ..., ... ve ...'a birer daire olmak üzere toplam 3 dükkan sattığını, daha sonra 4 nolu dükkanı ...'e sattığını, taşınmazın üzerinde 125 metrekareden 4 daire ve toplamda 170 metrekare ölçümlü dükkan bulunduğunu, hisse kullanım oranlarının dava dilekçesinde açıkladığı şekilde düzeltilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... hava ve uydu fotograflarından, keşif tarihindeki mahkeme gözleminden, taşınmazın rapora göre A harfi ile gösterilen kısmına ilişkin davacının kardeşleri ile (... hakkını davacıya devrettiğini belirttiği) ayrı fiili zilyetlikleri bulunduğu, davalıların bu zilyetliğe ilişkin 1 yıllık hak düşürücü sürede zilyetliğin korunması davası açmadıkları davacı ve kardeşleri tarafından bu kısmın yaklaşık 8 yıldır kullanıldığı, taşınmazın zilyetliğine ilişkin somut bilgi içermeyen tanık beyanına itibar edilemeyeceği, davacının ispat ettiği davasının dava dilekçesinde belirttiği gibi 270 m2 olarak değil 256 m2 olarak kabulü gerektiği; Dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen kısımda ise 3 katlı yapı olduğu yapının zemin katının bütün halinde davalı ... tarafından kullanıldığı, katlarda ise 2 şer daire olduğu, 1 daireninde davalı ...'in olduğu, kalan dairelerin de davacı ve kardeşlerinin olduğu anlaşılmış olup, toplamda 3 katlı yapı da zemin kat 2 pay olarak toplam 6 pay olarak hesaplanmış fiili bu kullanıma göre bu kısım arsa ve bina daire olarak oranlama yapılması gerektiği..." şeklindeki gerekçe ile davacının davasının kısmen kabulüne; çekişmeli taşınmazın beynalar hanesindeki şerhin iptali ile beyanlar hanesine "” 8169 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 15.01.2021 tarihli Bilirlişi raporunda: A ile gösterilen 256.09 m2 lik kısmın arsa ve üzerindeki tek katlı binanın 64 pay ile:32/64 pay ...’un 16/64 pay ... mirasçılarının, 16/64 pay ...’un kullanımında olduğu; aynı raporda B harfi ile gösterilen 294 m2 lik kısmın arsa ve üzerindeki 3 katlı binanın 96 pay ile:32 pay ve zemin kattaki tek bütün olan dükannın ...’ın,16 pay ile 1. kattaki bir iş yerinin ...’in, 16 pay ile 1. kattaki bir dairenin ...’un,16 pay ile 2. kattaki bir dairenin ...’un mirasçılarının 16 pay ile 2. kattaki bir dairenin ...’un kullanımındadır.” şeklinde şerhine; 7143 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca tapuya kayıt ve tesciline..." karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş olup işbu karar davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanunun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.