Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/932 E. 2025/6374 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/932
Karar No
2025/6374
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2092 E., 2022/2096 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/464 E- 2022/196 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'ndan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı, S.S. .... Konut Yapı Kooperatifinde kayıtlı bulunan, ... İlçesi (Eski ....) 43577 ada, 3 parsel 21, 22, 23, 24, 25, 26 ve 27 numaralı konut hakları ve buna tekabül eden kooperatif üyeliğini diğer davalılara devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline, davacıya cebri icra yetkisi verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ..., ..., ..., ... cevap dilekçeleri ile, dosyadan konan ihtiyati hacze itiraz ederek davanın da reddini savunmuştur. Davalı ...'a ve Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.05.2019 gün, 2021/464 E- 2022/ 196 K sayılı ilamı ile "davalı borçlu ..., İlçesi (Eski ...) 43577 ada, 3 parsel de bulunan 21, 22, 23, 24, 25, 26 ve 27 numaralı kooperatif üyelik haklarından 21,22 ve 23 nolu üyelik haklarını 13.09.2011 tarihinde Ankara .... Noterliği'nde davalı ...'a 105.000,00-TL karşılığında, 24 nolu üyelik hakkını 13.09.2011 tarihinde Ankara .... Noterliği'nde davalı ...'e 35.000,00-TL karşılığında, 27 nolu üyelik hakkını 13.09.2011 tarihinde Ankara .... Noterliği'nde davalı ... ...'e 35.000,00-TL karşılığında, 26 nolu üyelik hakkını 13.09.2011 tarihinde Ankara .... Noterliği'nde davalı ...'a 35.000,00-TL karşılığında, 25 nolu üyelik hakkını 13.09.2011 tarihinde Ankara .... Noterliği'nde davalı ...'a 35.000,00-TL karşılığında devrettiği, davalı ..., davalı/ borçlu ...'ndan satın aldığı üyelik hakkını 02.12.2015 tarihinde Yenimahalle 5. Noterliği'nde davalı ... 'e 40.000,00-TL karşılığında devrettiği, davalı ... , davalı/ borçlu ...'ndan satın aldığı üyelik hakkını tarafların beyanlarına göre 08.08.2014 tarihinde Ankara .... Noterliği'nde davalı ... 'a devretmiştir. Anılan tasarruf tarihleri (üyelik haklarının devrine ilişkin)ile eldeki davanın açılış tarihi arasında İİK'nun 284.maddesinde öngörülen beş yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2022 gün, 2022/2092 E- 2022/ 2096 K sayılı kararı ile "Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... hakkında Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2019/8680 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi bulunduğunu, davalı borçluların mal kaçırmak amaçlı hareket ettiklerini, dava konusu devirlerin ivazlı birer tasarruf işlemi olmayıp bu hakları devralan diğer davalıların bu hakların sahibi olduklarına ilişkin takip konusu senedin keşide tarihi olan 15.12.2018 tarihinden önce ve hatta senedin vade tarihi olan 30.05.2019 tarihine kadar kooperatife herhangi bir bildirimde bulunmadıklarını çünkü davalı ...'nin, dava konusu bu hakları alacaklılarından kurtarmak için mal kaçırma kastıyla diğer davalılara aynı gün içinde noterden devrettiğini, buna rağmen devralan davalıların bu haklarının kooperatif kayıtlarına işletilmediğini, dava konusu tasarrufların TBK'nin 19. maddesi uyarınca geçersiz olduğunu, yargıtay kararları doğrultusunda davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu tasarrufların devir tarihi ile dava açılış tarihi arasında İİK madde 284 de belirlenen, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunun anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/932, K. 2025/6374, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-932-e-2025-6374-k-183d1ec2ea79