Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4600 E. 2025/6831 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4600
Karar No
2025/6831
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1534 E., 2023/99 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/8 E., 2022/13 K.

Taraflar arasında birleştirilerek görülen kadastro tespitine itiraz davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davaların kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen dosya davacıları vekili, davacılar Hazine, Orman İdaresi ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dosya davacıları vekili ile davacılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 11... parsel ..., 1 11... parsel ... adına senetsizden; 1 13... , 18, 21... parseller ... adına, 1 13... ve 20 parseller ... adına, 1 13... ve 17 parseller ... adına 11.04.1940 tarihli ve 56 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle tespit edilmiştir. Asıl dosya ve birleşen 1998/84 Esas, 1998/85 Esas, 1998/88 Esas ve 1998/91 Esas sayılı dosyalarda davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların davacıların maliki bulundukları 1288 yoklama defteri 88 numaradan intikalen gelen Meşeyanı mevkili yerin hudutları içinde kaldığını, dava konusu yerin davacılara ait olduğuna dair müteaddit kereler verilen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/352 ve Esas 1963/87 Karar, yine Ordu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1944/50-345 Esas-Karar, Ordu Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1980/647 Esas ve 1982/182 Karar, aynı Mahkemenin 1983/48-255 Esas-Karar sayılı kararları ile dava konusu yerin davacılara ve müştereklerine ait olduğunu, tapularının içinde kaldığı hususunun sabit olduğunu ileri sürerek, ... ili ... ilçesi ... köyü 1 11... , 2 1 13... , 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların hisseleri oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2013/92 Esas ve 2000/300 Esas sayılı dosyalarda davacı ... vekili dava dilekçesinde; yapılan tespitlerin doğru olmadığını, dava konusu taşınmazları kapsayan ve davacının da hissedar olduğu kadim ve sahih esaslı tapu kayıtları bulunup sonraki tarihli olan ve senetsizden tescil edilen tapu kaydının hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazların davacının hissedarı bulunduğu 03.12.1998 tarihli ve 11 sayılı tapu kaydı kapsamında kalıp tapu kaydının uygulanmasını gösteren kesinleşmiş ve tapuya işlenmiş mahkeme kararlarının bulunduğunu ileri sürerek, ... ili ... ilçesi ... köyü 1 11... parsel, 1 13... , 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacının hissesi oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2004/5 Esas sayılı dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü 1 11... parsel sayılı taşınmazın öncesinde 23.06.1961 tarihli ve 138 sayılı tapu kaydı ile Hazine adına kayıtlı olup davalı tarafından ecrimisil ödenmek suretiyle kullanıldığını, taşınmaza ilişkin men kararlarından da anlaşılacağı üzere davalının bu karara esas dilekçe de dahi taşınmazın Hazineye ait olduğunu kabul ettiğini ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2019/48 Esas sayılı dosyada davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... köyünde yapılan orman kadastrosunda orman sınırlama noktalarının yanlış belirlendiği iddiasıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış, bu dava kapsamına dava konusu 1 11... ve 2 parseller ile 1 13... , 14, 17, 18, 19, 20, 21... parsel sayılı taşınmazların da girdiği bilirkişi tarafından mütalaa olunmuş, dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "orman mühendisi bilirkişi kurulunun uyguladığı memleket haritası, hava fotoğrafları ve orman amenajman haritasına göre; eski 1 11... parselle (yeni 54 13... parsel), eski 1 11... parsel (yeni 54 13... parsel), eski 1 13... parsel (yeni 54 12... parsel), eski 1 13... parselin (yeni 54 16... parselin (A) harfi ile gösterilen kısmı) incelenen en eski tarihli 19 54... tarihli hava fotoğraflarında, bu davalı taşınmazlar komşu ve çevre parsellerdeki ağaçlarla kaplı sahalarla birlikte düşünüldüğünde ve mevcut ağaç yaşları da dikkate alındığında 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılan yerlerden olduğu, 54 12... parselin ve 54 16... parselin (A) harfi ile gösterilen kısmının 4785 sayılı Kanun ile devletleştirilen yerlerden olduğu, yine aynı şekilde dava konusu taşınmazlardan ... köyü 54 13... parsel ve 54 13... parselin senetsizden tespit gördüğü, ancak yapılan keşif ve incelemeler neticesinde bu parsellerin de orman oldukları görüldüğünden orman sayılan bir yerin zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı, yine bu yerlerin 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun ile iadeye tabi yerlerden olmadıkları, bu parsellerin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesine göre Devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu ve ancak dava konusu taşınmazlardan ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 1 13... , 14, 17, 18, 19, 20, 21... parsellerin sadece 11.4.1940 tarihli ve 56 numara ile ... mevkili tapu içerisinde yer aldığının mahkemece de sabit kabul edildiği, tarafların iddia ettikleri diğer tapu kayıtlarına itibar edilmediği, bu nedenle orman sayılmayan yerlerin kadastro tespit tutanaklarında 11.04.1940 tarihli ve 56 numara ile ... mevkili tapu kaydının dayanak kayıt olarak ele alındığı, yapılan tespitlerin bu kayda göre yapıldığı, buna göre davacı ... İdaresi haricindeki tüm davacıların iddialarını ispatlayamadıkları, Orman İdaresinin ise davasında kısmen haklı olduğu" gerekçesiyle, Mahkemenin 2019/48 Esas, 2019/55 Karar sayılı birleşen dosya davacısı Orman İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 54 13... , 2 ve 54 12... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile yenileme kadastrosu tutanaklarındaki miktar ve yüzölçümleri itibariyle orman olarak Hazine adına tesciline ve orman sınırları içine alınmasına, dava konusu 54 16... parselin yenileme kadastrosu tutanağındaki miktar ve yüzölçümü itibarıyla 31.03.2022 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.673,34 metrekarelik kısmının tespitinin iptali ile bu parselden ifrazına, orman olarak Hazine adına tesciline ve orman sınırları içine alınmasına, 54 16... parselin 31.03.2022 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 4.619,96 metrekarelik kısımının aynı ada ve parsel numarası ile tespit gibi tesciline, 54 12... , 54 16... , 4 ve ada 5 parsel sayılı taşınmazların yenileme kadastrosu tutanaklarındaki miktar ve yüzölçümleri ile tespit gibi tescillerine; birleşen 1998/84 Esas ve 2000/31 Karar, 1998/85 Esas ve 2000/30 Karar, 1998/88 Esas ve 2000/28 Karar, 1998/91 Esas ve 2000/26 Karar, 2013/92 Esas ve 2013/180 Karar, 2004/5 Esas ve 2004/4 Karar, birleşen Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/300 Esas ve 2003/1158 Karar sayılı dosyalarda davacıların davalarının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacılar ... ve arkadaşları vekili, davacılar Orman İdaresi, Hazine ve ... vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada, dava konusu 54 13... ve 2 parsel (eski 1 11... ve 2) ile 54 16... (eski 1 13... ) parselin teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile rumuzlandırılan taşınmaz bölümünün orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmiş olmasına, dava konusu taşınmazların gerek gerçek kişi davacıların dayandığı 1288 yoklama defteri 88 numaralı ve 1289 yoklama 86 numaralı gerekse Hazine dayanağı 23.06.1961 tarihli ve 138 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığının İlk Derece Mahkemesince yapılan keşiflerdeki tapu uygulaması, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile ispatlanamamasına, aksine davacı gerçek kişilerin dava konusu taşınmazlarda zilyetliğinin bulunmaması ile davalılar adına tespit gibi tescil hükmü kurulan parseller açısından davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu ve aynı zamanda anılan taşınmazların tespite esas 11.04.1940 tarihli ve 56 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlenmesine göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek, davacılar ... ve arkadaşları vekili, davacılar Orman İdaresi vekili, Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvuralarının esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, asıl dosya ve birleşen dosya davacılar vekili ile davacılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen dosya davacılar vekili ile davacılar Hazine ve ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4600, K. 2025/6831, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-4600-e-2025-6831-k-6204062e60ac