Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4881 E. 2025/15031 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4881
- Karar No
- 2025/15031
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 202/686 E., 2023/249 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİH : 24.12.2021 SAYISI : 2017/514 E., 2021/1168 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalılar ..., ... ve ... vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan, davalı ...'ın sürücüsü ve iş bu davalı ile birlikte diğer gerçek kişi davalıların işletenin mirasçısı olduğu aracın, davacı yaya ...'ya çarpması sonucunda 16.07.2017 tarihinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacı ...'nın malul kaldığını, davacıların maddi ve manevi zarara uğradığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik davacı ... için 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, her bir davacı için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş ve davacı ...'nin maddi tazminat istemi yönünden talebini 256.099,44 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacıda kaza nedeniyle maluliyet oluşup oluşmadığının tespiti için rapor alınması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinden SGK'nın sorumlu olduğunu, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğini, davacının davaya konu kaza nedeniyle elde ettiği bir kazacın olup olmadığının tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ceza dosyasında alınan kusur raporlarının hukuk hakimini bağlamayacağını, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılarca cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2021 tarihli ve 2017/514 Esas, 2021/1168 Karar sayılı kararıyla davacı ...'nın geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, 7.714,57 TL'nin sigorta şirketi bakımından ZMSS poliçe limiti dahilinde ve dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek, diğer davalılar bakımından kaza tarihi olan 16.07.2017 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ...'nın kalıcı iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, 248.385,37 TL'nin sigorta şirketi bakımından ZMSS poliçe limiti dahilinde ve dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek, diğer davalılar bakımından kaza tarihi olan 16.07.2017 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... için 12.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, diğer davacıların her biri için için ayrı ayrı olmak üzere 8.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihi olan 16.07. 2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalılar ..., ... ve ... vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile .. Sigorta A.Ş'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut bulunduğundan davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat yönünden ve her bir davacı için hükmedilen manevi tazminatlar yönünden ve kısmen reddedilen manevi tazminatlar yönünden davacılar ve davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince bu hususun gözden kaçırıldığı, davacılar ve bir kısım davalıların buna yönelik istinaf sebeplerinde haklı oldukları anlaşılmakla davacılar ve davalılar ..., ... ve ..'ın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/514 Esas, 2021/1168 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince yeniden tesisine, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ...'nın geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, 7.714,57 TL'nin sigorta şirketi bakımından ZMSS poliçe limiti dahilinde ve dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek, diğer davalılar bakımından kaza tarihi olan 16.07.2017 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ...'nın kalıcı iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, 248.385,37 TL'nin sigorta şirketi bakımından ZMSS poliçe limiti dahilinde ve dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek, diğer davalılar bakımından kaza tarihi olan 16.07.2017 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... için 12.000,00 TL, ... için 20.000,00, TL, diğer davacıların her biri için için ayrı ayrı olmak üzere 8.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihi olan 16.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesap raporunda asgari ücretteki en son artışın dikkate alınmadığını, müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, müvekkilleri lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinin az olduğunu beyan etmektedir. Davalı ..., ... ve .. vekili temyiz dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunmalarına rağmen bu hususun değerlendirmeye alınmamasının hatalı olduğunu, davacıların tüm taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilleri aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerini kabul etmediklerini beyan etmektedir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılmış olup yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, kusur raporunun hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan, davalı ...'ın sürücüsü ve iş bu davalı ile birlikte diğer gerçek kişi davalıların murisinin işleteni olduğu aracın, davacı yaya ...'ya çarpması sonucunda meydan gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacı ...'nın yaralanıp malul kalması nedeniyle; sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat, diğer davacıların ise manevi tazminat istemine ilişkindir. 1- Davacılar ..., ..., ... ve .. ile davalı gerçek kişilerin, iş bu davacılara yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davacıların davalıya ve davalının davacılara yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre iş bu davacılardan davacı ..., davalı gerçek kişilere yönelik temyize konu ettiği ve bu davacı yönünden reddedilen miktar 8.000,00 TL ve davalının, iş bu davacıya yönelik temyize konu ettiği ve bu davacı yönünden kabul edilen miktar 12.000,00 TL olup yine diğer davacıların, davalı gerçek kişilere yönelik temyize konu ettiği ve bu davacılar yönünden reddedilen miktar ayrı ayrı 12.000,00 TL ve davalının, iş bu davacılara yönelik temyize konu ettiği ve bu davacılar yönünden kabul edilen miktar ayrı ayrı 8.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2- Davacı ...'nın ve davalı gerçek kişiler vekilinin ve davalı ...Ş. vekilinin davacı ...'ya yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmış olmasına, kusur raporunun oluşa uygun olmasına, davaya konu taleplerin zamanaşıma uğramamış olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı gerçek kişiler vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen tüm, davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3- İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı davacılar vekili, davalılar ..., ... ve ... vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut bulunduğundan davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat yönünden ve her bir davacı için hükmedilen manevi tazminatlar yönünden ve kısmen reddedilen manevi tazminatlar yönünden davacılar ve davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince bu hususun gözden kaçırıldığı gerekçesiyle davacılar ve bir kısım davalıların buna yönelik istinaf sebeplerinde haklı olduklarına ve davacılar ve davalılar ..., ... ve ..'ın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince vekalet ücretlerine ilişkin olarak yeni hükümler kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar vekalet ücretlerine dair yeni hükümler kurulmuş olması nedeniyle, davacı ...'nın maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti hesabında Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan 03.09.2022 tarihli ve 31942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacı ... lehine maddi tazminat istemli dava yönünden 38.853,92 TL vekalet ücretine ve yine manevi tazminat istemli dava yönünden 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maddi tazminat davası yönünden İlk Derece Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yine manevi tazminat talepli dava yönünden ise 24.11.2020-20.11.2021 tarihleri arasında yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... ..., ... ve ... vekilinin ve davalı vekilinin davacı ... ..., ... ve ...'ya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin davalılara yönelik diğer temyiz itirazlarının ve davalılar ..., ..., ... vekilinin ve davalı ...Ş. vekilinin davacı ...'ya yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 3-Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kararının 10. bendinde yer alan "26.376,96 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "38.853,92 TL" ibaresinin yazılmasına ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının 11. bendinde yer alan "4.080,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "9.200,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.