Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/441 E. 2024/7176 K. – Uygulama Kadastro
Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/441
- Karar No
- 2024/7176
- Karar Tarihi
- Konu
- Uygulama Kadastrosuna İtiraz Ve Tescil
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2356 E., 2022/1590 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/32 E., 2021/33 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi gereği yapılan çalışmalar sonucunda; Balıkesir ili Kepsut ilçesi Beyköy Mahallesi Kocakır mevkii 188 ada 15 parsel (eski 943 parsel 3860 m2) 3825,90 m2 tarla vasfıyla ... adına tapu kütüğünde olduğu gibi tespit edilmiştir. Davacı vekili; kesinleşmiş orman kadastro çalışmalarında orman olarak sınırlandırıldığı halde kadastro sayısallaştırma çalışmalarında dava konusu 188 ada 15 parselin ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 742,54 m2'lik kısmının orman vasfıyla tescil edilmediğini, çalışmalar usulüne uygun yapılmadığından ve hatalı yapıldığından bu çalışmaların iptali ile sayısallaştırmanın kesinleşmiş orman kadastro sınırlarıyla uyumlu hale getirilmesini, kesinleşen orman sınırları içinde kalan kısmın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. Davalı ... vekili ve davalı ... vekili ayrı ayrı; davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; tüm dosya kapsamı ve düzenlenen teknik bilirkişi raporuna göre, dava konusu parselin zeminde paftadaki sınırın alındığı sınırlarında bir değişiklik olmadığı, zeminde mevcut sınırları içerisinde kullanıldığı, ilk tesis kadastrosundaki yüzölçümlerin planimetre aleti ile grafik yöntemle oluşturulduğu, yapılan kadastro güncelleme çalışmalarında ise parsellerin sayısal hale getirilerek koordinat değerlerine göre yüzölçümlerinin hesaplandığı, yüzölçümü farklılıklarının hesap yöntemleri arasındaki hassasiyet ve teknoloji farkından kaynaklandığı, çalışmalara esas pafta ve teknik belgelerinde herhangi bir hata bulunmadığı, parsellerin sabit ve geçerli sınırlarının, alan hesabı ve ölçümlerinin yasa ve yönetmeliğe uygun tespit edildiği, güncelleme paftasıyla tesis paftasının çakıştırıldığı, güncelleme çalışmalarına esas pafta ve sınırların tesis paftasıyla uyumlu olduğu, kadastro çalışmasının mevzuata ve usule uygun olarak yapıldığı, tapu iptal ve tescil talebi yönünden kesinleşen tutanak uyarınca sicil oluşan taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıkların Kadastro Mahkemelerinin görev ve yetki kapsamı dışında kaldığı, uyuşmazlık konusu yere ilişkin vasıf tayini ve mülkiyet tartışmasının güncellemeye itiraz davasında görülemeyeceği, Kadastro Müdürlüğünün dava da taraf sıfatı olmadığı gerekçesiyle davacının kadastro güncelleme işlemine yönelik talebi yönünden davanın reddi ile dava konusu Balıkesir ili Kepsut ilçesi Beyköy Mahallesi, 188 ada 15 parsel nolu taşınmazın kadastro güncelleme tutanağı gibi tapuya kayıt ve tesciline, davacının mülkiyete yönelik tescil talebi yönünden davanın tefriki ile mahkemenin ayrı bir esasına kaydına, davacının davalı ... Kadastro Müdürlüğü aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince mahallinde yapılan keşif ve uygulama, yöntemine uygun bilirkişi raporuna göre; dava konusu taşınmaza ilişkin yapılan çalışma sırasında herhangi bir tersimat, ölçü, sınırlandırma ve hesaplama hatasına rastlanılmadığının bildirildiği , ayrıca davalı gerçek kişi adına kayıtlı nizalı taşınmazın paftasına göre dört yönden gerçek kişiler adına kayıtlı taşınmazlar ile çevrili olup en yakın orman vasfı ile kayıtlı 186 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile ortak sınırı bulunmadığından orman parselinde var ise yüzölçümünde ki azalmanın davalı gerçek kişi adına kayıtlı taşınmazdan kaynaklanmadığı, davanın ve askı ilanına alınan çalışmanın niteliğine göre davacı idarenin taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı yönünde ki iddiasının bu dosyada değerlendirilemeyeceği, çekişmeli taşınmazın bir kısmı kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalıyorsa; tahdit sınırları içinde kalan bölüm belirlenmeden ve böylelikle anılan bölüme dair tapu kaydı iptal edilmeden orman sınırlarında azalma meydana geldiği yönünde değerlendirme yapılamayacağı, yine davacı idarenin taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı iddiasının genel mahkemede görüleceği, davalı ... Müdürlüğüne de husumet yöneltilemeyeceği, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bu kez davacı ... İdaresi vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.