Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3235 E. 2024/7888 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3235
- Karar No
- 2024/7888
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/681 E., 2023/472 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/85 E., 2021/79 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İzmir ili Ödemiş ilçesi Ovacık Mahallesi çalışma alanında 2020 yılında 3402 sayılı Kanun'un geçici 8.maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında dava konusu taşınmaz, 162 ada 28 parsel numarasıyla senetsizden, bahçe vasfıyla 5.905,01 m2 olarak davalı adına tespit edilmiş, Hazinenin tespite karşı Komisyona yapmış olduğu itiraz ise reddedilmiştir. Davacı Hazine vekili 07.12.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Ovacık Mahallesi 162 ada 28 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, orman olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, davalı lehine Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddesindeki şartların oluşmadığını ileri sürerek, tespitin iptali ile çekişmeli yerin Hazine adına tescil edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Tüm dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın, 6831 sayılı yasanın 1. maddesinde tarif edilen orman sayılan yerlerden olduğu, bu tür yerlerin imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak iktisabının mümkün olmadığı" gerekçesiyle, davanın kabulüne, Ovacık Mahallesi 162 ada 28 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman niteliğiyle Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiş; iş bu karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Davalı adına tespiti yapılan taşınmazın tarımsal amaçla kullanılmadığı, uzun süre toprak işlemesi yapılmamış üzerinde ekili-dikili kültür bitkisi bulunmayan taşınmazda ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunmadığı, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve davalı lehine 3402 sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın kabulüne ve taşınmazların orman niteliği ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmesinin isabetli olduğu" gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 15.10.1996 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılmış orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır. Arazi kadastrosu ise 1984 yılında yapılmıştır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına, davalının dayandığı tapu kaydının maliki olmamasına ve temyiz edenin sıfatına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.