Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3959 E. 2024/6927 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3959
Karar No
2024/6927
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/90 E., 2023/544 K. DAVA TARİHİ : 08.05.2018 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/262 E., 2019/509 K. Taraflar arasında Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen ek emekliliğe dair vakıf işleminin iptali ile alacak davası sonucunda verilen hükme karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; Vakıf üyeliği sona eren davacılara vakıf senedi gereği ödenmesi gereken ek emeklilik aylığının eksik ödendiği ileri sürülerek, davacı ...'in Ek emeklilik aylığı hesabında 09.10.1955 tarihi yerine 01.07.1953 tarihinin esas alınarak hesapların ve ek emeklilik aylığının yeniden düzenlenmesi işleminin hukuka aykırılığının tespitine, davacı ...'ün Ek emeklilik aylığı hesabında 10.10.1958 tarihi yerine 10.10.1956 tarihinin esas alınarak hesapların ve ek emeklilik aylığının yeniden düzenlenmesi işleminin hukuka aykırılığının tespitine, yapılan kesintilerin davacıların vakıf hesaplarına aktarılarak hesapların düzeltilmesi istenmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmeyerek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince;dosya kapsamında yapılan incelemede, yönetmeliğin ilgili maddelerinde düzenlenen belirtilen hesaplardan emekli olacak yararlananlara yapılacak ödeme oranlarının, "Vakfın kuruluş amacının üyenin emekliliğe hak kazanması halinde bir an evvel emekliliğe teşvik edilmesi olduğu, emekliliğe hak kazandığı ve 55 yaşını geçtiği halde emekli olmayan üyeler için ödediği katılma paylarında her yıl artan şekilde kesinti uygulanmasını kabul ederek personeli emekliliğe özendirdiği, bunun esas Banka Meclisi tarafından benimsendiği ve Yönetmeliğin bu doğrultuda düzenlendiğinin vakıf vekillerince ifade edilmiş olduğu, her iki yönetmelikte düzenlenmiş emekli olan yararlanıcılara yapılan ödeme oranları düzenlenmiş hesaplardaki paraların, üye ödentilerinden kaynaklanmayan ve vakıf mülkiyetinde olduğu, daha önce benzer hususlarda açılmış olan davaların reddedilmiş ve kararların Yargıtayca onanmış olduğu, Yönetmeliğin 11 inci maddesi 55 yaşını dolduran vakıf mensuplarının emekli olmaya zorladığından ve 65 yaşına kadar çalışma hakkı tanıyan Emekli Sandığı Kanunu'na aykırı olduğu iddia edilmişse de yönetmeliğin halen yürürlükte olduğu, yönetmeliğe aykırı işlem yapılmadığından bilirkişinin raporunda açıklandığı şekilde davacının banka katkı payının hesabına aktarılmasını isteme hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalı yönününden verilen kararın kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine; davacılar vekilinin istinaf istemi yönünden ise; Mahkemece deliller değerlendirilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, davacıların Vakıf üyeliğinden evvel düzeltilen yaşlarının esas alınarak hesaplama yapılmasının, 55 yaş üzerindeki ilk üç aydan sonraki dönemlere ilişkin kesintilerin yapılarak Vakfın beklenmeyen ödemeler hesabına aktarılmasının Vakıf Senedi ile Yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, Vakıf üyelerinin Vakfa üye olurken Vakfın statüsü ve hükümlerini kabul ettikleri gibi değişikliklere ilişkin hükümlerin de Vakıf üyeleri yönünden geçerli kabul edilmesi gerektiği, belirtilen düzenlemelerin mevzuat hükümlerine aykırı bulunmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 1988 yılında davalı vakfa üye olan davacıların ek emeklik işlemlerinde üyelik tarihi itibari ile düzeltmiş doğum tarihleri mi yoksa düzeltme öncesi doğum tarihinin mi esas alınacağından kaynaklanmaktaır. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verild

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3959, K. 2024/6927, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3959-e-2024-6927-k-5a833ce36989