Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2748 E. 2024/6929 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2748
- Karar No
- 2024/6929
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1755 E., 2023/995 K. DAVA TÜRÜ : Dernek üyeliğinden çıkarma kararın iptali DAVA TARİHİ : 12.07.2019 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/256 E., 2021/35 K. Taraflar arasında İstanbul Anadolu 16.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesinde, kulüp başkanı ... ...'a FETÖ yakıştırmaları yolu ile hakarette bulunduğu iddialarını kabul etmediğini, ... ...'un genel kurulda "ben ...'ı affetim" demesine rağmen genel kurulun yetki ve gayesini aşarak karar aldığını, toplantı ve karar yeter sayısının oluşmadığını, ihracının görüşülmesinin genel kurul gündeminde olmadığını ileri sürerek 16.06.2019 tarihli genel kurulun iptali ile hakkında verilen ihraç kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmeyerek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; davacının, davalı Kulüp Yönetim Kurulu Başkanı ... hakkında sosyal medya aracılığıyla hakaret, iftira, suç uydurma, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama, SPK 107 nci Uyarınca piyasa dolandırıcılığı suç ve fiillerinden soruşturma başlatılması talebi ile 29.05.2018 tarihinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğu, bu şikayet neticesinde davacı hakkında İstanbul Anadolu 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarih, 2018/801 Esas ve 2019/367 Karar sayılı ilamı ile "Sesli Yazılı veya Görüntülü Bir İleti ile Hakaret" suçundan kamu davası açıldığı, ...'un katılan sıfatını taşıdığı, Mahkemece yapılan yargılama sonunda 09.05.2019 tarih ve 2019/367 Karar sayılı ilamla ...'ın Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği yine davacıya ait "@..." isimli Twitter hesabından yapılan paylaşımların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinden, ..., haysiyet ve ticari itibarını zedelediği gerekçesiyle erişim engelleme talebi karşısında İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen 29.05.2019 tarih ve 2018/5122 D. İş sayılı erişimin engellenmesi kararı verildiği, davacının bu eylemleri doğrultusunda Tüzüğün 62 nci maddesince işleme konulan şikayet üzerine Disiplin Kurulu tarafından soruşturma başlatılmış, Disiplin Kurulunun 04.07.2018 tarih ve 2018/12 sayılı kararı ile " ... Kulüp Tüzüğünün 65 inci maddesi uyarınca, şikayet olunan hakkında tedbir kararı verilmesi yönünde, yapılan soruşturma kapsamında 05.03.2019 tarih, 2019/4 sayılı karar ile nihai olarak da " Şikayet edilen ...'ın yükletilen Disiplin Suçu sabit görüldüğünden eylemine uyan 62/2 nci maddenin (g), (d) ve (e) fıkraları uyarınca Fenerbabçe Spor Kulübü'nden ihraç edilmesi yönünde tavsiye kararı alındığı, Kulüp Tüzüğünde belirtildiği şekilde Yönetim Kurulu tarafından alınan 05.04.2019 tarihli karar uyarınca, yine Tüzüğün 62/2-g. d, e ve 16/1-c maddeleri uyarıca, davacının kulüp üyeliğinden çıkarılmasına karar verildiği, üyelikten ihracına ilişkin kararı, en yakın tarihli genel kurul olan 2018 Olağan Mali Genel Kurul Toplantısında 15.05.2019 tarih ve 55 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile açıklanan Olağan Mali Genel Kurulda (12) numaralı gündem maddesi ile gündeme alındığı, Genel Kurulda davacının davacı savunmasını yaptıktan sonra da yapılan oylama neticesinde genel kurul üyelerinin çoğunluğu ihraç kararının kaldırılmasını kabul etmemiş, sonrasında ihraç kararının kaldırılması yönünde oy kullanan üyeler sayım yapılması talebinde bulunmuş ve ikinci kez oylama yapılmış, yapılan ikinci oylama sonucunda 123 üye ihraç kararın kaldırılması yönünde oy kullanırken 192 üye ihraç kararının kaldırılmaması yönünde oy kullanmak suretiyle davacının ihraç kararının Genel Kurul tarafından usulüne uygun bir şekilde onaylandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, davacının itirazı üzerine ikinci kez oylama yapılmış olmasına, Genel Kurul kararında kulüp tüzüğü ve kanunu herhangi bir aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. Dava, dernek üyeliğinden çıkarma kararın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.