Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3876 E. 2025/5400 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3876
Karar No
2025/5400
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/6 E., 2023/6 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen karar davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde 5304 sayılı Kadastro Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 sayılı Kanun) hükümlerine göre orman sınırlarının belirlenerek 20.07.2010 tarihinde kısmi ilana çıkarıldığını, askıya çıkarılan orman parselleri dışında da orman sayılan sahalar olduğunu, ekte sunulan haritada gösterilen 1 ve 2 rakamı ile işaretli alanların da orman vasfında olduğunu belirterek, belirtilen alanların 3 03... parsel sayılı orman sınırları içine alınarak, orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince işbu davaya konu taşınmazlar, Mahkemenin 2010/19 Esas sayılı dosyasında dava konusu iken 3 12... , 3 10... , 3 13... ve 3 08... parsel sayılı taşınmazlar dosyadan tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedilmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince verilen görevsizlik kararının temyizi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2020/3985 Esas ve 2020/6180 Karar sayılı ilamıyla özetle; "yörede orman kadastrosu 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5304 sayılı Kanun'la değişik 4. maddesi hükmüne göre yapıldığından, taşınmaz başında keşif yapılarak, dava konusu taşınmazlar belirlendikten sonra, anılan taşınmazlar hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmiş ise uyuşmazlığın kadastro tespitine itiraz ve orman kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek kadastro tespit tutanak/tutanaklarının asılları temyize konu dava ile birleştirildikten sonra, Hukuk Genel Kurulunun 24.12.1997 tarihli ve 1997/17-846-1085 sayılı kararında kabul edildiği gibi "tespit maliklerinin davalı olarak gösterilmemiş olması maddi yanılgıdan kaynaklandığı" gözönünde bulundurularak husumet yaygınlaştırılıp davada taraf oluşturularak, taraf delilleri ve 3402 sayılı Kanun'un 30. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılıp dava konusu taşınmazların gerçek hak sahibi adına tescil edilmesi, dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlenmediğinin, mera özel siciline kaydedildiklerinin tespiti halinde ise; uyuşmazlığın orman kadastrosuna itiraz, mera sicil kaydının iptali ve tescil niteliğinde olduğu, orman kadastrosuna itiraz davası yönünden Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilerek yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılıp taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde orman kadastrosuna itiraz davasının kabulü ile dava konusu taşınmazların orman sınırları içine alınması ile yetinilmeli; dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde ise orman kadastrosuna itiraz davası yönünden davanın reddine, mera sicil kaydının iptali ve tescil istemi yönünden ise görevsizliğe karar verilmesi" gereğine değinilerek, hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planları üzerinde arazinin mevcut durumunu inceleyen ve güncel durum ile karşılaştırılması neticesinde çıkarımlarda bulunulan orman bilirkişisinin raporuna üstünlük tanındığı, keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarının da orman bilirkişi raporunu desteklediği gözönüne alınarak; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ... Mahallesi 3 12... ve 3 10... parsellerin tamamı, 3 13... parselin bilirkişi raporunda (2C) ile gösterilen kısmı ve 3 08... parselin bilirkişi raporunda (2A) ile gösterilen kısmının orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilerek, 3 03... parsel sayılı orman arazisi sınırları içerisine alınmasına ve bu hali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, 3 13... parselin bilirkişi raporunda (2D) olarak belirtilen kısmı ile 3 08... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (2B) ile belirtilen kısmının ise orman olmadığı kabul edilerek, Yargıtay ilamında belirtildiği üzere mera sicil kaydının iptali ve tescil talebi yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacının idari yolla taşınmazların orman olarak tahsisini talep edebileceğini, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman olmadığını, yol, harman yeri ve boşluk niteliğinde olduğunu, belediye adına tescili gerektiğini beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme Dosya muhtevasından; dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlenmediği, taşınmazların mera özel siciline kaydedildiklerinin tespit edildiği anlaşıldığına göre uyuşmazlık, orman kadastrosuna itiraz, mera sicil kaydının iptali ve tescil talebine ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmak zorundadır. Buna göre, İlk Derece Mahkemesi hükmünün (A) bendinde orman sayılan yerlerden olduğuna karar verilen taşınmazların, 3 03... sayılı orman parseli içerisine alınmasına karar verilmiş ise de, dava konusu 3 10... ve 3 12... parsel sayılı taşınmazların 3 03... sayılı orman parseline komşu olmaması nedeniyle bu taşınmazın sınırları içerisine alınamayacağı gibi, davanın niteliği gereği taşınmazların sadece orman sınırları içerisine alınması ile yetinilmesi gerekirken tescil hükmü kurulması da doğru olmamıştır. Bu durum karşısında, davacının mera sicil kaydının iptali ve tescil talebi yönünden dava konusu tüm taşınmazlar bakımından Mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerekirken, hükmün (D) bendinde belirtildiği şekilde hüküm kurulması da isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış ve hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kamu düzeni gereği yerinde görüldüğünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (A) bendinin ikinci paragrafında geçen "3 03... parsel sayılı" ibaresi ve devamında " ve bu hali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline" ibaresinin hükümden çıkarılmasına, hüküm fıkrasının (D) bendinin hükümden çıkarılarak yerine, "D. Davacının mera sicil kaydının iptali ve tescil talebine ilişkin Mahkememizin görevsizliğine" yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden ... Belediye Başkanlığına iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3876, K. 2025/5400, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3876-e-2025-5400-k-346aa980bd5e