Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3677 E. 2025/5970 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3677
Karar No
2025/5970
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI: 2012/3 E., 2022/26 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne asli müdahilin davasının kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili, ... vekili, ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 574 parsel sayılı 1.186,000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla sınırlandırılmış, ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın itirazları üzerine komisyonca yetkisizlik kararı verilerek tutanak ve ekleri Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. ... köyü 158 parsel sayılı 32.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacılar ..., ..., ..., ... ve ... ile ... tarafından davalılar ..., ..., ..., ... ve... aleyhine açılan, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Köyü Tüzel Kişiliğinin de katılmış oldukları tapu iptal davası dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davacılar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından 01.03.1985 tarihli dava dilekçesiyle; davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine 158 parsel sayılı taşınmazın adlarına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde 30.04.1985 tarihinde açılan davada, taşınmazın malik hanesinin açık bulunduğundan söz edilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sırasında ... da davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu 574 parsel sayılı taşınmazı 299.185 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ... ve müşterekleri adına tesciline, kalan bölümü ile dava konusu 158 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; davalı Hazine vekilinin sadece 574 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyizi üzerine hüküm, "tapu kaydında doğru temele dayanmayan miktar artışına itibar edilemeyeceği" gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece tarafların tamamına Yargıtay ilamı ve gerekçeli karar tebliği sonunda ... mirasçılarından ... karar düzeltme isteminde ve ... mirasçıları ve ... mirasçılarından ... ve arkadaşları gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmediğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 20.06.2011 tarihli ve 2010/61 65... /3657 Karar sayılı ilamında, davanın tarafları 574 parsel sayılı taşınmazın mera olarak tespit edilmiş edilmiş olması nedeniyle Hazine, Tüzel Kişiliği, taşınmazın tespitine itiraz edenler ile aktarılan davanın davacı, davalı ve müdahilleri olup Mahkemece dava koşullarından olan taraf teşkilinin re'sen dikkate alınması zorunlu olduğu halde usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadığı ve davacı ... ve arkadaşlarının tutundukları ... 1936 tarihli ve ... sıra numaralı sicilden gelen tapu kaydının bir kısım kayıtlarda yüzölçümü 147.400 metrekare olduğu halde, bir kısım kayıtlarda 147 hektar 400 metrekare olarak görünmesine rağmen ... 1936 tarihli ve 58 sıra numaralı tapu kaydının tesisine esas belgeler getirtilmek suretiyle tapu kaydında yazılı gerçek yüzölçümün tespit edilmeksizin hüküm kurulduğu belirtilerek, önceki bozma ilamının kaldırılarak hükmün belirtilen gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 574 parsel sayılı taşınmazın 28.06.1979 tarihli ve 17 sıra numaralı tapu kaydının değişir sınırlı olduğunun kabulü ile miktarı itibariyle kapsam tayin edilmiş ve 1.470,400 m² yüzölçümü ile tapu kaydındaki hisse malikleri adına tapuya tesciline, tapu kaydı kapsamı dışında kalan alanlar bakımından mera vasfı ile tespit gibi tapuya tesciline; 158 parsel sayılı taşınmaz bakımından 1970 yıllından itibaren taşınmazdaki değirmenin davacılar tarafından kesintisiz ve nizasız bir şekilde kullanılmaya devam edildiği, dayanak 1339 tarihli ve cilt:39, sayfa:66 ve sıra:143'de kayıtlı tapu kaydının hudutlarının taşınmaza uyduğu ve değişir sınırlı olduğu gerekçesiyle miktarına itibar edilerek 32.922,55 m² yüzölçümü ile tapu kaydındaki hisse malikleri adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine vekili ve ... vekili ve davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 11.03.2023 tarihli ek kararı ile; davacı ... ve diğerleri vekilinin eksik temyiz harç ve giderlerinin verilen kesin süre içinde yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, ... ve diğerleri vekili tarafından süresi içinde ek karar temyiz edilmiştir. 1. 11.03.2023 tarihli ek karara ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar usul ve yasaya uygun olduğundan ... ve arkadaşları vekilinin temyiz taleplerinin reddi ile ek kararın onanmasına karar verilmiştir. 2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 3. Eski 1 58... ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesi Başkanlığının 20.06.2011 tarihli ve 2010/61 65... /3657 Karar sayılı ilamı ve dosya kapsamında tarafların karşılıklı beyanları dikkate alındığında davacıların dayanağı Haziran 1339 tarihli ve 143 numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Bununla birlikte dayanak tapu kaydında miktar belirtilmemiş olduğundan tapu kaydının cinsinin değirmen olduğu hususu da dikkate alınarak; 1953 yılı ve sonrasına ait hava fotoğrafları uyarınca 04.08.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen 5.292,61 metrekarelik kısmın davacılar tarafından kullanıldığı da anlaşıldığından sadece bu kısım yönünden davacılar lehine tespit hükmü kurularak taşınmazın kalan kısmının mera olarak sınırlandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. 4. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından hüküm fıkrasında davacıların dayanak tapu kaydındaki paydaşların hisse oranları belirtilerek tescil kararı verilmesi gerekirken " kadastro tespitlerinin iptali ile dayanak tapu kaydındaki hisse malikleri adına tesciline" şeklinde belirtilmekle yetinilmiş olması infazda tereddüt yaratacağından hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacı ... ve diğerleri vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddi ile 11.03.2023 tarihli ek kararın ONANMASINA, Davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, Davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesince kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 615,40 TL onama harcının temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına, Peşin harcın istek halinde temyiz eden ... Belediye Başkanlığına iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3677, K. 2025/5970, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3677-e-2025-5970-k-065b983b172c