Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3588 E. 2025/813 K. – Kullanım Kadastro
Konu: Kullanım Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3588
- Karar No
- 2025/813
- Karar Tarihi
- Konu
- Kullanım Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/525 E., 2023/285 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/415 E., 2020/167 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, Hekimbaşı mahallesi çalışma alanında bulunan 172 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 2/B arazisi olarak orman sınırları dışına çıkarılarak ... (...)'nün kullanımında olduğu yazılmış olup, tespite yapılan itiraz sonucunda Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 05.06.2014 tarihli ve 2010/375 Esas, 2014/175 Karar sayılı kararıyla; "Dava konusu taşınmazın ... adına tesciline, tapunun beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İş bu taşınmazın bahçe olan 293 m2 lik kısmı 2008 yılından beri ...ın üzerinde, 2 katlı bina bulunan 969,80 m2 lik kısmı 2008 yılından beri ... kızı ...'nün fiili kullanımındadır." şerhinin yazılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili; dava konusu taşınmaz üzerine davacının 1994 yılında 2 katlı bina inşa ettiğini ve o tarihten beri fiilen kullandığını, ancak davacının boşandığı eşi davalı ...'nün taşınmazda kullanımı olmamasına rağmen onun zilyetliğinde olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, davalı adına verilen şerhin iptali ile adına şerh verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu parselde davacının kullanımın kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazın İdare tarafından incelemeye konu dosyanın karar tarihinden sonra 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun gereğince 01.12.2020 ve 17.12.2020 tarihlerinde dava dışı gerçek kişilere satıldığı ve taşınmazın tapuda söz konusu kişiler adına kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazda kullanım olgusunun davacı tarafça ispat edilememiş olmasına ve karar tarihi itibarıyla mevcut duruma göre, davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediğinden talebin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.