Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10378 E. 2023/12978 K. – Trafik Kazasın
Konu: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10378
- Karar No
- 2023/12978
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1458 Esas 2023/1271 Karar vekili Avukat ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 18.08.2020 HÜKÜM/KARAR : Feragat nedeniyle Reddine-Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/390 Esas 2023/363 Karar Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.03.2019 tarihinde davalı ... şirketince zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın, yaya olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralanarak malul kalmasına sebep olduğunu, sigorta şirketine başvurulduğunu, olumlu bir yanıt alınamadığını, zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak sigorta şirketinin anlaşmaya razı olmadığını belirterek açılan belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bu kaza nedeniyle herhangi bir ödeme almış ise bu ödemenin hesaplanacak tazminattan mahsubu gerektiğini, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun yerine getirilmediğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, 2 yıllık dava açma süresinin geçtiğini, savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne sevk edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının tespiti için dosyanın ATK 3. İhtisas Dairesi'ne sevk edilmesi gerektiğini, söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi ve hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin 17.04.2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan ettiği, davacı vekilinin vekaletnamesinin denetlenmesinde davadan feragate yetkisinin bulunduğunun görüldüğü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 307 - 309 ve devamı maddeleri gereğince feragatin davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran, karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayan taraf işlemi olduğu gerekçesi ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, müvekkilinden tahsiline karar verilmesinin ve yargılama giderlerinin de yapan üzerinde bırakılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin davadan feragata ilişkin dilekçesinde açıkça davalıdan yargılama gideri ve ücreti vekalet istemlerinin bulunmadığını belirttiğinden, davacı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin istinaf başvurusunun yerinde bulunmadığı, bundan ayrı her ne kadar istinaf başvuru dilekçesinde yargısal içtihatlar gereğince bu tür durumlarda feragatte hakkın özünden feragatın söz konusu olmadığı, esasen davanın konusuz kaldığı, bu nedenle arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsilinin gerekmesine rağmen müvekkilinden tahsiline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiş ise de davacının feragat beyanının, davalı ... tarafından davacının zararlarının giderilmesine dayandığı hususunda dosya kapsamında bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi istinaf başvuru dilekçesinde de bu hususta herhangi bir bilgi ve belge eklenmediği, hal böyle olunca da, ilk derece mahkemesinin; davadan feragat beyanına dayalı olarak verdiği kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesinin hatalı olduğunu, davalının dava açılmasına sebep olduğunu, bu nedenle arabuluculuk ücretinin davalıya yüklenmesi gerektiğini, davacının davadan ödeme nedeniyle feragat ettiğini, feragat dilekçesinin dava konusuz kaldığından verildiğini, hakkın özünden feragat edilmediğini, bu durumda yargılama giderlerinden sayılan zorunlu arabulucuk ücretinin davaya sebebiyet veren davalıdan tahsili gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davadan feragat eden davacıya zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin yüklenmesinde hata bulunup bulunmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 307 inci ve devamı maddeler, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A-13 üncü fıkrası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği' nin 26/2 inci maddesi 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.