Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2088 E. 2024/7575 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2088
Karar No
2024/7575
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/335 Esas, 2023/81 Karar KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/68 Esas, 2021/305 Karar Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Milas Kadastro Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile, kararının kaldırılmasına ve düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine; davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, duruşma isteminin değerden reddine karar verilerek, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede 2020 yılında, Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8nci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli Muğla ili Bodrum ilçesi Kızılağaç Mahallesi 338 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında 30.01.2020 tarihli kadastro tutanağı düzenlenerek, 12.208,74 metrekare yüzölçümlü, tarla vasfı ile belgesizden Hazine adına tespit edildiği; kadastro tutanağının, kadastro komisyonuna intikal ettirilmesi ile yeniden yapılan inceleme sonucunda düzenlenen kadastro komisyonu kararı ile, üzernide taş ev ve sarnıç bulunan zeytinli tarla vasfı ile davalı ... adına tespit edildiği, kadastro çalışma sonuçlarının 25.12.2020 ila 25.01.2021 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu Muğla ili Bodrum ilçesi Kızılağaç Mahallesi İçme mevkiinde bulunan 338 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi kapsamında çalışma yapıldığını, kadastroya tabi tutulmayan tespit harici yerin, kadastro tespit tutanağında davalı adına tespit edilerek askı ilanına çıkartıldığını, anılan taşınmazın içinde 1 adet harabe yapı, 1 adet üstü açık su sarnıcı, 1 adet duvarla çevrili ağıl, 20 ile 40'lı yaşlarda yaklaşık 50-60 adet zeytin ağacı bulunduğunu, imar ihyasının olmadığını, üzerinde herhangi bir kullanım bulunmadığını belirterek, davalı adına yapılan kadastro tespitine itirazlarının kabulü ile, taşınmazın Hazine adına tespit ve tescilini istemiş, davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Dava, 3402 sayılı Kanunun Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın dört tarafının orman parseli ile çevrili olması karşısında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu edilmesi mümkün olmayan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, 2007 yılında çıkan yangın sonrası orman yolu açıldığı ve taşınmazı üç parçaya böldüğü ancak dava konusu 338 ada 1 parsel ile dava dışı 339 ada 1 parsel ve 337 ada 1 parselin bütün halinde orman içi açıklık olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı vekili tarafından dosya içerisine sunulan senette dava dışı tapulu eski 1473 (yeni 303 ada 1 parsel) ile birlikte dava konusu yeri de kapsadığı ve miktar fazlası olabileceği iddia edilmişse de ormandan kazanılmasının mümkün olmadığı gözetildiğinde davanın kabulüne, Muğla ili Bodrum ilçesi Kızılağaç Mahallesi İçme mevki, 338 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 28.09.2020 tarihli kadastro komisyon tutanağının iptali ile taşınmazın 12.208,74 metrekare yüzölçümü ile orman vasfı ile davacı Hazine adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; infazda tereddüte neden olmayacak şekilde dava konusu taşınmazın "kadastro komisyon kararının iptali ile" taşınmazın orman vasfı ile davacı Hazine adına tesciline karar vermek gerekirken, "kadastro komisyon tutanağının iptali ile" taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabet bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde uygulanmasını talep ettiği 23.12.1952 tarih, 55 sıra sayılı, 78.115 metrekare yüzölçümlü tapu kaydının, ilk tesis kadastrosu sırasında, dava konusu taşınmazın uzak güneyinde yer alan 138.440 metrekare yüzölçümlü eski 1473 (yeni 303 ada 1) parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğünün anlaşılması; ayrıca anılan tapu kaydına davalı tarafça gerek cevap dilekçesinde, gerekse delil listesinde dayanılmayıp, dosyada tüm taraf delillerinin toplanıp mahallinde keşif yapılmasından sonra, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile karar duruşmasında dayanılması karşısında, ilk derece mahkemesince anılan tapu kaydının tedavülleri ile birlikte dosya içine getirtilerek mahallinde uygulanması yönündeki davalı vekili talebinin reddine karar verilerek, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, eksikliği tespit edilen hususun yeniden yargılama yapılmadan giderilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle istinaf itirazlarının açıklanan yönlerden kısmen kabulü ile, sair istinaf itirazlarının reddine, kararın kaldırılması ile hükmün açıklanan yönlerden düzeltilerek esas hakkında yeniden karar vermesine, davanın kabulü ile, Muğla ili Bodrum ilçesi Kızılağaç Mahallesi İçme mevkii, 338 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 28.09.2020 tarihli kadastro komisyon kararının iptali ile taşınmazın 12.208,74 metrekare yüzölçümü ve orman vasfı ile davacı Hazine adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2088, K. 2024/7575, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-2088-e-2024-7575-k-b2fdfea7d46b