Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1713 E. 2024/7307 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1713
Karar No
2024/7307
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1602 E., 2022/1551 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/124 E., 2022/590 K. Taraflar arasında kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı; Adıyaman ili Merkez Ağaçkonak Köyü 169 ada 65 parsel numaralı taşınmazın 3.214,80 m2 yüzölçümündeki kısmının dedesinden babasına ondan da kendisine intikal ettiğini ve orman vasfında olmamasına rağmen orman vasfıyla tescil edildiğini, uzun yıllar tarımsal amaçla kullandıklarını, 1990'lı yıllarda terör nedeniyle köyden taşındıklarını, 2002 yılında başlanan kadastro çalışmalarında köyde olmadıklarını, yıllar sonra taşınmazın orman vasfıyla tescil gördüğünü fark ettiklerini belirterek dava konusu yerin tapu kaydının iptali ve adına tescilini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; kadastro tespitinin 21.10.2002 tarihinde kesinleştiği, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 üncü maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı; davada hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı iddiasıyla, davalı ... İdaresi vekili; mahkemece davada harca esas değerin belirlenmediği iddiasıyla kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ve 2019/2851 Esas, 2022/286 Karar sayılı ilamında; Hazine'yi davaya dahil etmek üzere davacıya süre verilmesi gerektiği ve dava konusu taşınmazın dava tarihindeki zemin değerinin tespit edilip taşınmazın belirlenen zemin değeri üzerinden, davacı tarafa harç ikmal ettirilmesi gerektiği gerekçesi ile davacının ve davalı ... İdaresinin istinaf başvurusunun sair yönlerden incelenmeksizin kamu düzeni bakımından kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a.4 maddesi gereğince yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir. Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; Hazine davaya dahilmiş ve harca esas dava değeri belirlenip harç tamamlatılmış ve kadastro tespitinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığından hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı; uzun yıllar köyde yaşanan terör olayları nedeniyle taşınmazı boşaltmak zorunda kaldıklarını, resmi hususlardan haberdar olamadıklarını, bu durumun yerel mahkemece değerlendirilmediği iddiasıyla kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu Adıyaman ili Ağaçkonak köyünde bulunan 169 ada 65 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin 28.08.2003 tarihinde kesinleştiği, 26/10/2018 tarihinde açılan davanın 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle yerel mahkemenin hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve davacının istinaf gerekçelerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Davacı istinaf gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1713, K. 2024/7307, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-1713-e-2024-7307-k-988053b2797b