Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1265 E. 2024/7760 K. – Tapu İptal Ve

Konu: Tapu İptal Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1265
Karar No
2024/7760
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptal Ve Tescil

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/999 E., 2022/1376 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/135 E., 2022/46 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro çalışmaları sonucunda, Trabzon ili Sürmene ilçesi Birlik Mahallesi 101 ada 1 parsel sayılı 1.447.769,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş ve taşınmazın beyanlar hanesine, 1.468.892,03 m2 lik kısmının 2/ B ve 2/ A ya göre çıkarıldığından ifrazen 101 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 1 parsellere gittiği şerhi konulmuş; aynı yer 114 ada 1 parsel sayılı 3.335,29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, fındık ve çay bahçesi vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; Trabzon ili Sürmene ilçesi Birlik Mahallesi 114 ada 1 parselin kendine ait olduğunu, bu parselin devamı olan kısmın orman olan 101 ada 1 parsel içerisine alındığını, tapulu taşınmazının 3335 m2 olduğunu, toplamda kullandığı alanın ise yaklaşık 10000 m2 olduğunu, orman parselinde kalan yaklaşık 6500 m2 lik kısmın 100 yılı aşkın süredir zilyet edildiğini, fındık tarımı yapıldığını ileri sürerek, keşif esnasında tespit edilecek taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendisine ait 114 ada 1 parsele eklenmek suretiyle adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu edilen kısmın orman sayılmayan, tarım arazisi vasfında yerlerden olduğunun tespit edildiği, taşınmazın halihazırda tarım arazisi olduğuna yönelik tespitin tek başına yeterli olmadığı, hava fotoğrafları incelendiğinde 1959, 1973, 1982 ve 2004 tarihli hava fotoğraflarında dava konusu edilen kısımda ekili tarım yapıldığına ilişkin işaret bulunmadığı, 2012 tarihli uydu fotoğrafında taşınmazın bu kısmında fındık bitkisinin bulunduğu, bu nedenle taşınmazda ekili tarıma 2004 tarihinden sonra başlandığı, kadastro tespitinin ise bu tarihten yaklaşık beş yıl sonra 2009 yılında yapıldığı, her ne kadar ziraat mühendisi bilirkişi raporunda taşınmazın imar ve ihya edildiği belirtmiş ve fen bilirkişi raporuna istinaden ziraat mühendisi bilirkişisinden alınan ek raporda da taşınmazın 6.500,00 m2 lik kısmının tarım arazisi olduğu yinelenmiş ise de taşınmazın açık alan niteliğinde oluşunun taşınmazın zilyetlikle kazanıma uygun şekilde kullanıldığı anlamına gelmediği, 2009 tarihine kadar davacı lehine zilyetlik şartlarının oluşmadığı ..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce; "... davaya konu taşınmaz bölümünün evveliyatı itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğunun sabit olduğu, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların davaya konu taşınmaz bölümünün öncesinde davacının babası tarafından, daha sonrasında ise davacı tarafından ekilip biçildiğinin, mısır, fasulye yetiştirildiğinin, sonrasında ise davacı tarafından taşınmazın fındık bahçesine dönüştürüldüğünün beyan edildiği, taşınmaz üzerindeki fındık ocaklarının yaşlarının ortalama 20 - 25 olduğu, kadastro tespitinin 2009 yılında yapıldığı düşünüldüğünde, tespit tarihi itibariyle bu fındıkların yaşlarının yirmi yılı doldurmadıkları, 1959, 1973, 1982 ve 2004 yıllarına ait hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemede bu yıllarda ekim dikim faaliyeti bulunmadığı, taşınmazın sınırlarının belirgin olmadığı, dolayısıyla tanık mahalli bilirkişi beyanlarına değil hava fotoğraflarına itibar edildiği, davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığının anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davacı ...'nın istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1265, K. 2024/7760, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-1265-e-2024-7760-k-33af88450c68