Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1102 E. 2025/291 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1102
Karar No
2025/291
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak, yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen Kabulüne kısmen reddine Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak, kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne kısmen reddine verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu 295 ada 111 parsel sayılı taşınmaz 3402 sayılı Kanunun 7 nci maddesine göre ... kızı ... ...'nin 20 yılı aşkın süredir zilyetliğinde iken sit alanı olması nedeniyle Hazine adına tarla vasfıyla 1886m2 yüzölçümü ile 01.12.2006 tarihinde tespit edilmiş; ilan edilerek 30.03.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu 294 ada 31 parsel sayılı taşınmaz 3402 sayılı Kanunun 7 nci maddesine göre ... kızı ...'ın 20 yılı aşkın süredir zilyetliğinde iken sit alanı olması nedeniyle Hazine adına tarla vasfıyla 2023,21 m² yüzölçümü ile 01.12.2006 tarihinde tespit edilmiş; ilan edilerek 30.03.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Beyşehir ilçesi ... Mahallesi ... mevkii 294 ada 30- 31 parseller, 295 ada 111- 123 parseller, ... mevkii, 370 ada 49 parsel, ... mevkii, 313 ada 22 parsel, ... mevkii, 261 ada 4 parselin 1/3 hissesinin, 262 ada 203 parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına tespit gördüğünü ancak taşınmazların zilyetliğinin davacılar olduğunu, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacıların veraset ilamlarındaki hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava konusu taşınmaz, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 11/1 nci maddesi kapsamında yer almadıklarından (Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilmedikleri, ayrıca birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanında bulunmadıkları) orman veya mera olmadıklarından zilyetlik ile kazanımları mümkündür. Dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları, dosyada yer alan ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının hak düşürücü süre içerisinde dava açtığı, taşınmazların zilyetlik ile iktisabının mümkün olduğu, taşınmazları maliklerinden kadastrodan çok önce satın aldığı, eklemeli zilyetlik ile kazandırıcı zamanaşımını ve davacının davasında haklı olduğu kanaatine varılarak" davanın ... Mevkii 294 ada 30 parsel ile aynı yer 295 ada 123 parsel haricindeki taşınmazlar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. "Kaldırma öncesi verdiği 20.02.2020 tarihli kararı ile ... Mevkii 294 ada 30 parsel ile aynı yer 295 ada 123 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davayı aktif husumet yokluğundan reddedildiği ve verilen kararın davacı tarafça istinaf edilmediği gözetildiğinde, bu taşınmazlar yönünden, davalı idare lehine usûli kazanılmış hak oluştuğu" gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince "ziraat bilirkişi raporu ve eklindeki fotoğraflar değerlendirildiğinde taşlık kısmı bulunmayan zilyetlikle mülk edinmeye elverişli dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı yararına kadastro tespit tarihi itibari ile zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından mahkemece 294 ada 31 ve 295 ada 111 parseller bakımından davanın kabulüne karar verilerek davalı Hazine tarafından yalnızca milli park sınırları yönünden değil olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanıma ilişkin olarak da davaya karşı konulduğuna göre, mahkemece davalı aleyhine yargılama gideri takdirinde hukuka aykırı yön görülmemiştir. Ancak, üstünlük tanınması gereken davacı vekilinin 23.11.2020 tarihli kaldırma ilamı gereğince verilen beyan dilekçesine göre 313 ada 22 , 262 ada 203 , 261 ada 4 , 370 ada 49 parsellerin davacının eşine taksim sonucu isabet ettiği ve davacının eşinin muvafakati ile zilyetliğinin bulunduğu beyanı dikkate alındığında malik sıfatıyla zilyet olmayan davacının eldeki davayı eşini temsilen açması mümkün bulunmadığından 313 ada 22 , 262 ada 203 , 261 ada 4 , 370 ada 49 parsellere yönelik davanın aktif dava ehilyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi, kabule göre davanın kabulüne konu taşınmazların fen bilirkişi raporuna göre 1.derece doğal sit alanında olduğu belirlenmesine rağmen “1. derece doğal sit alanında kaldıklarına” dair tapu kütüğünün beyanlar hanesine kayıt konmaması doğru olmamıştır." gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına yeniden hüküm tesisi ile Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi ... mevkii 370 ada 49 parsel, Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi Taşcabelen mevkii 313 ada 22 parsel, Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi ... mevkii 261 ada 4 parsel, Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi ... mevkii 262 ada 203 parsel sayılı taşınmaz Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi ... mevkii 294 ada 30 parsel ile Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi ... mevkii 295 ada 123 parsel yönünden açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi, ... mevkii, 294 ada 31 ve 295 ada 111 parselde kayıtlı taşınmazların davalı adına kayıtlı tapularının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, taşınmazların 1. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığına dair tapu kütüğünün beyanlar hanesine kayıt konmasına karar verilmiştir. Davalı vekili kabul edilen 294 ada 31 ve 295 ada 111 parsel sayılı taşınmazlar hakkında temyiz talebinde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1102, K. 2025/291, T. 20.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-1102-e-2025-291-k-20e9ef4e8908