Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/8569 E. 2024/7310 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8569
- Karar No
- 2024/7310
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1396 E., 2022/1007 K. KARAR : Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına İLK DERECE MAHKEMESİ : Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/487 E., 2021/239 K. Taraflar arasında kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Davacı vekili, davalı Hazine adına kayıtlı Muğla ili Ortaca ilçesi, Gökbel köyü ... mevkiinde 117 ada 6 parsel sayılı 236,86 m2lik taşınmazın davacı tarafından malik sıfatıyla 50-60 yıldan beri eklemeli olarak zilyet olduğunu, taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığını, taşınmaz üzerinde tarım yapıldığını, taşınmaz üzerinde 5 adet 50 yaşlarında zeytin ağaçları ile narenciye ağacı bulunduğunu belirterek taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; taşınmazın orman tahdidi dışında kaldığı, öncesinde orman sayılmayan yerlerden olduğu, tarım arazisi olduğu, hava fotoğraflarında açık tonda olduğu, taşınmazın tescil edildiği 1999 yılından 20 yıl ve daha eski tarihlerde imar ihyanın tamamlandığı, kazandırıcı zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili; dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücreti ile yargılama giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakıldığı ve taraflarına vekalet ücreti takdir edilmediği iddiasıyla, davalı Hazine vekili; eksik bilirkişi raporuyla karar verildiği, taşınmazın imar ihyasına ne zaman başlandığı ve tamamlandığının belirlenmediği iddiasıyla kararı istinaf etmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli ve 2019/436 Esas, 2019/985 Karar sayılı ilamında; dava değeri üzerinden alınması gereken peşin karar harcının ikmal edilmesi, dava konusu taşınmazın öncesinde orman sayılan yerlerden olup olmadığının, imar ihyanın başlama tarihi ile tamamlanma tarihinin, ihdasen tescil tarihi olan 1991 yılına kadar kadar 20 yıllık nizasız fasılasız malik sıfatıyla zilyetlik süresinin tamamlanıp tamamlanmadığı hususunun usulünce araştırılması gerektiği, ayrıca davanın kabul edilmiş olmasına rağmen, davalı Hazine aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf itirazlarının ayrı ayrı kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli ve 2019/487 Esas, 2021/239 Karar sayılı hükmünde; dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları dışında kaldığı ve hava fotoğrafı, memleket haritası, bilirkişi raporlarına göre taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, taşınmazın tarım arazisi olduğu, ihdasen tescil tarihi olan 1991 yılından, 20 yıl öncesinden beri imar ihyanın tamamlandığı tarımsal faaliyetin ve zilyetliğin devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemece davalı Hazine vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davanın kabul edilmesine rağmen davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinde, davacıdan tahsil edilen peşin karar ve tamamlama harcının davacıya iadesine karar verilmemesinde isabet bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarının, 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)/b/2 maddesi uyarınca kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, hüküm kısmının düzeltilmesine karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili; davacının kazandırıcı zilyetlik şartlarının oluşmadığı, bilirkişilerin eksik inceleme yaptığı, davanın açılmasında hazinenin kusuru bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu iddiasıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi