Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/8565 E. 2024/6852 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8565
- Karar No
- 2024/6852
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1036 E., 2022/1132 K. KARAR : Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine İlk Derece Mahkemesi : Araklı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/274 E., 2022/115 K. Taraflar arasında kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, dava konusu Trabzon ili Araklı ilçesi Aytaş Mahallesi Karameşe Mevki 101 ada 1 parselde bulunan taşınmazın bir kısmının kadastro çalışmaları sırasında orman vasfı ile Hazine adına tespit edildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu, taşınmazın bir kısmının uzun yıllardır davacıların dedesi tarafından kullandığını, murisin ölümü ile de taşınmazın mirasçılarına intikal ettiğini, taşınmaz üzerinde davacıların murisi tarafından daha evvelden yapılmış asırlık tarihi ev ve bahçesinin mevcut olduğunu belirterek taşınmazın keşifte belirlenecek kısmının davacılar adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen dava konusu taşınmazın en eski tarihten itibaren hava fotoğraflarında, memleket haritalarında ve mesçere haritasında orman olarak gösterildiği, güney, kuzey ve doğu yönlerindeki ormanlık alanlar ile bütünlük halinde bulunduğu, dava konusu alanın, hali hazırda açıklık olmasının vasfını değiştirmeyeceği ve dava konusu alanın 1937 tarihli yasaya gören orman sayılan yerlerden olması dolayısıyla sonrasında zilyetlikle mülkiyet konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili; bilirkişi raporlarının hatalı olduğu, taşınmazın çayırlık olduğunu, yıllardır tarım arazisi olarak kullanıldığını Araklı'da yapılan HES projesi için dava konusu yerden sürekli toprak alındığı ve bu sebeple de toprağın yapısının değiştiği, keşifte jeoloji mühendisinin bulundurulmadığı, bu nedenle taban suyunun taşınmazın çayır yetişmesine müsait olup olmadığının tespit edilmediği iddiasıyla, davalı ... idaresi ile Hazine vekili davanın konusu itibariyle nispi harca tabi olduğu, mahkemece davayı reddettiği ancak maktu vekalet ücretine hükmedildiği, taşınmaz değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddiasıyla kararı istinaf etmiştir. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesince; davacılar vekilinin istinaf talebi yönünden; en eski tarihli 1959 yılına ait hava fotoğrafları ile ziraat bilirkişisi raporu kapsamında dava konusu alanın orman sayılan yerlerden olduğu, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı kurumların istinaf başvurusunun davalılar lehine nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken, maktu ücret takdir edilmesi nedeniyle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırılan hükmün yerine yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından istinaf gerekçeleriyle temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.