Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2609 E. 2024/11369 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2609
Karar No
2024/11369
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1147 E., 2021/1919 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü - Esastan kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/1269 E., 2020/258 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen dosya davalıları tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava dosya davalısı Ray Sigorta AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerinde Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli ek kararı ile davalı ... Şirketi vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı asıl dava dosya davalısı Ray Sigorta AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerinin kesinlik sınırının alında olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli ek kararına ilişkindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli kararı ile davacı lehine maddi tazminat isteminin kabulü ile 90.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmiş olup davalı .... vekili tarafından temyize konu edilen toplam miktar 90.000,00 TL olup karar tarihi olan 04.11.2021 tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin üzerinde bir miktar olduğundan, kararın kesin olmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl dava dosyasında davacı vekili; davacının 28.11.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasında yaralandığı, Denizli Devlet Hastanesinden aldığı maluliyet raporunda %22 oranında sürekli malul kaldığı, ferdi kaza sigortasının meblağ sigortası olduğundan davalının ödeme yapması gerektiği, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 22.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Birleşen dava dosyasında davacı vekili; davacının 28.11.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasında yaralandığı, Denizli Devlet Hastanesinden aldığı maluliyet raporunda %22 oranında sürekli malul kaldığını, ferdi kaza sigortasının meblağ sigortası olduğundan davalının ödeme yapması gerektiği, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.740,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 25.02.2020 tarihli dilekçesi ile asıl dava dosyası bakımından alacak miktarını 90.000,00 TL birleşen dosya bakımından alacak miktarını 7.650,00 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Asıl dava dosya davalısı .... vekili; davacının Aura Sigorta poliçesi ile 26.12.2013-26.12.2014 tarihleri arasında davalı şirkete sigortalı olduğu, azami teminatın 100.000,00 TL olduğu ve %100 sakatlık halinde ödeme yapıldığı, taleplerin zamanaşımına uğradığı, iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davacının kesin sakatlık oranının belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen dava dosya davalısı Allianz Sigorta A.Ş. vekili; davacının müvekkili şirket nezdinde 20.12.2013-20.12.2014 tarihleri arasında ferdi kaza sigortası ile sigortalı olduğu, poliçeden dolayı sürekli sakatlık halinde azami sorumluluk limitinin 17.000,00 TL olduğu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere bireysel kaza sigortasının kişinin kendi iradesi dışında ani ve dışsal bir olay ya da kaza nedeniyle ölmesi ya da daimi sakat kalması hallerinde güvence altına alındığını, temerrüde düşmediklerini, ancak yasal faiz istenebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının asıl dava dosyasında, 28.11.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeni ile yaralandığından bahisle davalı ... şirketi nezdinde yapılan ferdi kaza sigortası kapsamında maluliyeti nedeni ile tazminat isteminde bulunduğu, birleşen dosyada da aynı taleplerle davalı Allianz Sigorta şirketi nezdinde hazırlanan ferdi kaza sigorta poliçesi kapsamında maddi tazminat isteminde bulunduğu, dosyanın Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Kurumuna sevki ile davacının %45,8 oranında malul kaldığının belirlendiği, dosyanın hesap bilirkişiye tevdi edildiği, davalı ... şirketinin 100.000,00 TL teminatı bulunduğu ve poliçe şartlarına göre ödemesi gereken miktarın 90.000,00 TL, birleşen dosya davalısının ise 17.000,00 TL poliçe limiti olduğu ve 7.650,00 TL tazminat ödemesi gerektiğinin belirlendiği, davacının talep artırım dilekçesi de dikkate alınarak asıl ve birleşen davanın kabulü ile davacının davasının asıl dava yönünden kabulü ile, 90.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının davasının birleşen dava yönünden kabulü ile, 7.650,00 TL'nin 07.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Asıl dava dosyası davalı .... vekili istinaf dilekçesinde; davacının maliyet oranının fahiş olduğunu, davacının 2 yıllık süre içinde başvuru yapmadığını, avans faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. Birleşen dosya davalısı Allianz Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; dava tarihinden önce taraflarına müracaat olmadığı için faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, davanın ticari dava olmadığını bu nedenle avans faizi hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden diğer sigorta şirketi ile müştereken ve müteselsilen olarak hüküm kurulmasının doğru olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyanın incelenmesinde Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan maluliyet raporunda C6 vertebra lamine kırığı, T6, L1 vertebla kompresyon kırığı, C5-7 arası plak, T11-12,L1-2-3 alana plak vida uygulandığı, muayenesinde boyun, bel ve sol ayak bileği hareketlerinde kısıtlanma olduğunun tespit edildiği, birleşen dosya yönünden, 28.11.2014 tarihinde trafik kazası sonucu yaralanan ...'ın kazaya bağlı arızalarının, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları ve poliçe ekindeki sakatlıklar ve ödenmesi gereken teminatları gösterir cetvel kapsamında ödenmesi gereken teminat oranları ile kıyaslanarak yapılan değerlendirmede, bazı sakatlıklara karşılık gelen teminat oranlarının Genel Şartlara göre iki katına çıkarılmış olduğunun görüldüğü, nitekim davacının maluliyet raporunda tanımlanmış sakatlıklarının da oranlarının iki kat olduğunun anlaşıldığı, davacının kazaya bağlı arızalarının, poliçe teminat miktarının %60+%30=%90'una karşılık geldiği, poliçe teminat limiti 100.000,00 TL olup, ödenmesi gereken tazminatların 90.000,00 TL olduğu ve davacının talebini bu miktarda artırdığı, maluliyet raporunun usule uygun olduğu, davacının dava tarihinden önce davalıya başvuru yaptığına dair delil olmadığından dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi yönünde istinaf nedeninin yerinde olduğu, aynı şekilde birleşen dosya davalısı Allianz şirketine de dava tarihinden önce yapılmış başvuruya ilişkin belge olmadığından dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi ve uyuşmazlığın haksız fiil nedeni ile tazminat istemine ilişkin olması nedeni ile avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğu, bu nedenle faiz türü bakımından asıl ve birleşen dosya davalılarının istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davasının asıl dava yönünden kabulü ile, 90.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, davacının davasının birleşen dava yönünden kabulü ile, 7.650,00 TL'nin 07.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Allianz Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli ek kararı ile; kararın miktar itibari ile kesin olması nedeniyle asıl dava dosya davalısı .... vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava dosya davalısı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl dava davalısı .... vekili temyiz dilekçesinde maluliyet oranının fahiş olduğu, taleplerin zamanaşımına uğradığı gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ferdi kaza sigortası poliçesine dayalı yaralanma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesi, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmiş olması, bilirkişi raporunda Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları uyarınca hesaplama yapılmış olmasına, taleplerin uzamış ceza zamanaşımı süresi uyarınca zamanaşımına uğramamış olmasına göre davalı ... Şirketi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ....'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2609, K. 2024/11369, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-2609-e-2024-11369-k-9d755fe685ca