Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2603 E. 2024/11370 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2603
Karar No
2024/11370
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/759 Esas - 2021/1382 Karar HÜKÜM/KARAR : Ret - Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/260 Esas - 2017/743 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karara karşı davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bu davacının istinaf başvurusu reddedilmiş ancak davacı şirket yönünden istinaf başvurusu olmadığından bu şirket bakımından inceleme yapılmamıştır. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davacı şirketin, diğer davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı ... San ve Tic AŞ vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerek Davacı ... vekilinin ise gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in 1993 yılında kurulan yurt dışından yabancı turist getirip, Türkiye'de konaklama, tur, transfer ve buna benzer hizmetleri veren seyahat acentasının işleticisi ve diğer davacı şirketin sahibi ve temsilcisi olduğu, davalı ...'un boşanma kararı verilen ancak ilamın kesinleşmediği eşi, diğer davalı ... Şirketinin davalı ...'nın davacı ile ayrı yaşamaya başladıktan sonra çalışmaya başladığı şirket, davalı ... şirketinin ise davacıların web hostinğ sözleşmesi imzaladıkları şirket olduğu, davacının Kuşadası'nda internet üzerinden konaklama, tur, transfer ve buna benzer hizmetlerin tanıtımı, iş bağlantılarını ve iletişimlerinin İngilizce olan kendi web siteleri üzerinden yaptığı, ancak son dört buçuk yıldır davacıya ait web sitelerinden birkaç tanesinin aktif olduğu bunun da Türkiye içinden gelen e-postaları gördüğü, yurt dışından gelen hiçbir e-postanın aktif durumdaki sitelerden alamadıkları, şirketin bu zaman içinde tüm rezervasyonları ve maillerinin kesildiği, davacının yaptığı araştırma neticesinde davalı ...'nın kendisini diğer davalı ... Şirketi önünde davacı ...'in davalı ... yetkilendirmiş gibi bir belge hazırlamak suretiyle kendisini admin gibi göstererek davacıların alan adı verdiği her yere müdahale ederek bu siteden gelen mailleri ve dolayısıyla müşterileri kendilerine yönlendirdiği, bu suretle davacıların maddi zarara uğradığı, davacı ...'in bunu önlemek için diğer davalı ... Yazılım Şirketine başvuru yaparak davacıların alan adlarının iptalini talep etmişse de bu girişimin sonuç vermediği, davalılar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını ancak yeterli araştırma yapılmadan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini belirtip, uğradıkları maddi zararın tazmini amacıyla belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 10.000,00 TL tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının kendisi hakkında suç duyurusunda bulunduğu ancak hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, tüm iddiaların gerçek dışı olduğu, diğer davalı ... şirketinin turizmdeki iş alanının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacının Kuşadası'nda internet üzerinden konaklama, tur, transfer ve buna benzer hizmetlerin tanıtımı, iş bağlantılarını yaptığı, ancak son dört buçuk yıldır davacıya ait web sitelerinden birkaç tanesinin aktif olduğu bunun da Türkiye içinden gelen e-postaları gördüğü, yurt dışından gelen hiçbir e postanın aktif durumdaki sitelerden dahi alamadıkları, davalı ...'un davacıların alan adı verdiği her yere müdahale ederek bu sitelerden gelen e-postaları ve dolayısıyla müşterileri kendilerine yönlendirdiğini, maddi zarara uğradığını beyan ettiği, davalılar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğu ancak savcılık dosyasının incelendiği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara yapılan itirazın da reddine karar verildiği, dosyaya alınan bilirkişi kök ve ek raporunda dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ışığında, varlığı iddia edilen haksız işlemlerin var olduğuna dair bir bulguya rastlanılmadığı, davalıların sorumluluğuna yol açacak bir haksız fiilin söz konusu olmadığından bahisle rapor düzenlendiği ve ek raporda da kök raporda da yer alan tespit ve değerlendirmelerinde değiştirmeye neden olacak bilgi ya da bulguya rastlanmadığı, raporun denetime elverişli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvurusunda; bilirkişi raporuna yönelik yaptıkları itirazların yok sayıldığını, yanlış ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesinin açıkça yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporlarında maddi zararın varlığına dair delil elde edilemediğinin beyan edildiği, davacı ...'in, davalı ... aleyhine yaptığı şikayet neticesinde savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara yapılan itirazın da reddedildiği, raporların denetime elverişli olduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde istinaf talebinde ileri sürdüğü nedenler ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıya ait İnternet adreslerine yapılan müdahale iddiası nedeni ile meydana gelen zararın tazmini amacıyla maddi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; karara esas alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun olmasına, davacının iddia ettiği zararını ispatlayamamış olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Davacı ... San ve Tic AŞ vekilinin temyiz isteminin yukarıda açıklanan nedenler ile REDDİNE, Davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2603, K. 2024/11370, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-2603-e-2024-11370-k-f6652d032fee