Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7726 E. 2024/6100 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7726
Karar No
2024/6100
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/460 E., 2022/569 K. KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Verilen karar davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak açılan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddeleri gereğince tescil isteğine ilişkindir.

Davacı dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisinin 14.05.2015 tarihli raporunda (A) harfiyle gösterilen ve 11.392,40 metrekarelik kısma yeni parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2016/17175 Esas, 2019/7355 Karar sayılı ilamıyla, ... Büyükşehir Belediyesi davaya dahil edilmeden, taraf teşkili sağlanmadan esasa ilişkin karar verilmesi kanuna aykırı bulunarak karar bozulmuştur.

Yeniden yapılan yargılamada Mahkemece; dosya arasına alınan 1952, 1985 ve 1999 tarihli hava fotoğrafları ve 2011, 2016 tarihli uydu fotoğraflarına dayalı bilirkişi raporunda özetle; taşınmazın evveliyatının orman olmadığı, üzerinde tarımsal faaliyet olmayan, kullanılmayan bir taşınmaz olduğu, 1980 li yıllarının başlarında imar ihyası tamamlanarak tarla olarak kullanılmaya başlandığı, günümüze kadar da tarla olarak kullanımının devam ettiği, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre “orman sayılmayan” yerlerden olduğunun bildirildiği, fen bilirkişisinin 16.03.2022 tarihli fen raporu ve ekli krokisinde (A) ve (C) harfi ile gösterilen yerlerin hali arazi niteliğiyle davacı tarafından toprağın tarıma elverişli hale getirilmesiyle 1980'li yılların başlarında imar ihyasının tamamlanarak tarla niteliğinde kullanımının olduğu, günümüze kadar tarla niteliğiyle 20 yıllık zilyetlik süresinin sağlanmış olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/4 maddesi gereği yapılan ilanlar ve yasal süreler içerisinde davaya müdahil olan kimsenin bulunmadığı, davacının aynı çalışma içerisinde senetsiz zilyetlik yoluyla edindiği taşınmazın bulunmadığı anlaşılmakla, olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisap şartlarının davacı bakımından gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, fen bilirkişi raporunda (A) (5.839,55 m2) ve (C) (1.784,88 m2) harfi ile gösterilen taşınmazlar yönüyle davanın kabulüne, tarla vasfıyla davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Aynı tarihli fen raporu krokisinde (B) ve (D) harfi ile gösterilen 1.723,09 m²'lik kısmından davacının vazgeçmesi, davalı tarafın da vazgeçmeye muvafakati olması nedeni ile davanın bu kısımlar yönüyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karar, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Davalı Hazinenin temyiz inceleme isteği; dava konusu taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfi ile gösterilen bölümlere ilişkin verilen mahkeme hükmüne yöneliktir. Mahkeme kararında; fen bilirkişisinin 16.03.2022 tarihli fen raporu ve ekli krokisinde (A) ve (C) harfli bölümlere yönelik davanın kabulüne karar verilmişse de, bu karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; dosyanın içeriğinden, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede ve taşınmazda kamulaştırma işlemleri ve toplulaştırma işlemlerinin yapıldığı anlaşılsa da, söz konusu işlemlerin hangi aşamada olduğu anlaşılamamıştır. Yapılan Takbis incelemesi sırasında dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın ham toprak vasfıyla ... Mahallesi 121 ada 1 parsel sayısını aldığı görülmüştür. Bu durumda, dava konusu taşınmazın bölümleri hakkında bir değişiklik olup olmadığı, dava konusu taşınmaz ve çevresinin kamulaştırma haritası ve toplulaştırma işlemleri usulünce araştırılarak toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre infaza elverişli şekilde hüküm kurulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7726, K. 2024/6100, T. 21.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-7726-e-2024-6100-k-a5a31a8030f7