Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6814 E. 2023/4313 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6814
- Karar No
- 2023/4313
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2119 E., 2022/482 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/209 E., 2021/226 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda; Sakarya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ... ada 3 parsl sayılı 5858,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz fındık bahçesi niteliğiyle ve beyanlar hanesinde 6831 Sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, üzerindeki fındık ağaçlarının ... oğlu ...'ın kullanımında olup halen kendisine ait olduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve 30.10.2010 tarihinde tescil edilmiş, adı geçen kullanıcı tarafından verilen 11.09.2013 tarihli muvafakatnameye dayalı olarak 17.01.2014 tarihinde 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca satın almaya nedeniyle ... adına tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili 06.08.2020 dava dilekçesinde; taşınmazın kadastro işlemleri sırasında malikinin davacı olduğu halde, yerin davalı adına yazıldığını öne sürerek dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde "kullanıcı" olarak adı geçen davalının isminin ve dolayısıyla dava konusu taşınmazdaki hak sahipliği sıfatının kaldırılarak, davacının dava konusu taşınmaza ait tapunun beyanlar hanesine kullanıcı olarak yazılmasını talep ve dava etmiş, 22.05.2021 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah ederek tapu iptal ve tescil olarak davaya devam ettiklerini bildirmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sınırı dışına çıkarılmış bir yer olduğunu, kendisinin de Hazineden bu yeri satın aldığını, davacının bu yeri kendi rızası ile harici satış sözleşmesi yaparak kendisine sattığından bahisle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın Hazine tarafından ... olduğunu, davanın satıştan önceki bir tarihte açılması gerektiğini, Hazinenin artık malik olmamasın nedeniyle taraf sıfatının kalmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazda yapılan kullanım kadastro tespiti sırasında davacının kullanıcı olarak tespit edildiği, bu davacının hakkını 11.09.2013 tarihinde 8252 yevmiye nolu noter muvafakatnamesi ile davalıya devrettiği, taşınmazın Hazineden satış ile davalı adına tapuda tescil edilmiş olduğu, taşınmazın tesciline dayanak idari işlem ayakta olduğu sürece tapu iptal tescil talebinin dinlenmesi mümkün olmadığı gerekçesi ile; davanın davalı ... yönünden esastan reddine, davalı ... yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin usul ve kanuna aykırı hareket ederek, tanık deliline dayandıkları halde tanıklarının dinlemediğini, eksik inceleme neticesinde karar tesis ettiğini, davalı tarafın ve tanıkların beyanlarından da anlaşılacağı üzere, dava konusu yer müvekkiline babasından kaldığını ve kadastro çalışmaları sırasında müvekkili tapunun beyanlar hanesine kullanıcı olarak yazıldığını, müvekkili yıllarca bu yeri bizatihi kendisi kullandığı ve bakımını yaptığı gibi, bahçenin destekleme paralarını müvekkili yıllarca devletten aldığını, davalının ... ile birlik olarak müvekkilinin maddi olarak zor durumundan faydalandıklarını, müvekkilinin babasından kalma yerine el koyduklarını, davalının bu yerde hukuken hiçbir hakkı bulunmadığını, bu sebeple, hukuka aykırı yollarla müvekkilinin babasından miras kalan bir yerin, Hazineden satın alınma durumu salt gerekçe gösterilerek, davanın red edilmiş olması ve başkaca hiçbir hususa bakılmamasının hakkaniyete ve adil yargılanma ilkesine aykırı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın tamamının usulüne uygun olarak düzenlenen muvafakatname gereğince Hazine tarafından davalıya satıldığı, davacının satış işleminden önce açılmış bir davasının bulunmadığı, davalı adına yapılan tescil işleminin mevzuata uygun olduğu göz önünde bulundurularak İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın 6292 sayılı Kanuna dayalı olarak satılmasından sonra önceki kullanıma dayalı olarak tapu iptali ve tescil davasının dinlenip dinlenemeyeceği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.