Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6754 E. 2024/6744 K. – Tescil
Konu: Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6754
- Karar No
- 2024/6744
- Karar Tarihi
- Konu
- Tescil
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi DAVA TARİHİ : 20.01.2017 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/279 E., 2019/843 K. Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; Adana ili ... ilçesi ... köyünde bulunan, dava dilekçesine ekli krokide sınırları gösterilen yaklaşık 40.000,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, müvekkili ile bayiileri tarafından imar ve ihya edilerek zeytinlik vasfıyla ekonomik amaca uygun hale getirildiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının vekil edeni yararına oluştuğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 Sayılı Kanun) 713 üncü maddesi hükmüne göre vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olup zilyetlik ve imar - ihya koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... İdaresi vekili, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ile davalı ... vekilleri, husumet itirazında bulunarak, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu taşınmazın 1956 yılında tamamlanan kadastro çalışmalarında dağ ve taşlık olarak tescil harici bırakıldığı, yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi heyeti raporuna göre çekişmeli taşınmazın arazi meyil ortalamasının %16-18 olduğu, geçmişte tamamen maki bitki örtüsü ile kaplı bulunan orman alanlarında kaldığı, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, çevresindeki ormanların devamı niteliğinde ve orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu taşınmazın orman vasfı Hazine adına tesciline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "bilirkişi raporlarına ve toplanan tüm delillere göre taşınmazın evveliyatında orman olduğu, 1992 tarihli hava fotoğrafları ile en eski tarihli memleket haritalarında orman olarak göründüğü ve zilyetlik kazanılmasının mümkün olmadığına göre mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava; tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de; UYAP ile oluşturulan elektronik ortamdan ve parsel sorgu sistemleri üzerinden yapılan incelemede dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro çalışmaları yapıldığı, çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenerek parsel numarası verildiği anlaşılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi hükmüne göre, bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi ile Kadastro Mahkemesinin görevinin başlayacağı, 27 nci maddesi hükmüne göre de, mahalli Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olan veya henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu Mahkemelerin görevinin sona ereceği, dava dosyalarının re'sen Kadastro Mahkemesine devrolunacağı belirtilmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tutanakları ve kadastro çalışmasına ilişkin tüm belgeler getirtilip, kadastro tutanağı düzenlenen taşınmaz hakkında görevli Mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu göz önüne alınarak görev hususunun değerlendirilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulması cihetine gidilmiş ve bozma nedenine göre de sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.