Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2573 E. 2024/6749 K. – Tescil
Konu: Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2573
- Karar No
- 2024/6749
- Karar Tarihi
- Konu
- Tescil
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1026 E., 2022/745 K. DAVA TARİHİ : 08.05.2017 KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/427 E., 2022/154 K. Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Afyonkarahisar ili ... ilçesi ... (...) köyü çalışma alanında bulunan, 169 metrekare yüz ölçümlü iki katlı kargir ev vasıflı taşınmaz, 899 nolu parsel olarak davacının babası ... ... adına tespit edilmiş, yapılan itiraz üzerine komisyonun 14.07.1988 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının mirasbırakanı ... ... adına 899 nolu parsel olarak kadastro tespiti yapılan ancak tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın, ırsen intikal ve taksim yoluyla davacıya intikal ettiğini, davacı tarafından Tapu Müdürlüğüne yapılan başvuruya 899 nolu parsele rastlanmadığından dolayı olumsuz yanıt verildiğini, çekişmeli taşınmazın davacı ve öncesinde muris babası tarafından malik sıfatıyla 40 yıldan fazla zamandır konut olarak kullandığını, TMK'nin 713 üncü maddesinde belirtilen kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde, husumet itirazında bulunarak davanın reddini savunmuş, davalı Hazine vekili ise cevap dilekçesinde, TMK'nin 713/1 inci maddesi ve Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesindeki şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tespiti yapıldığına dair hiçbir bilgi bulunamadığı, bu nedenle dava konusu yerin tescil harici bırakıldığı kanaatine varıldığı, malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız zilyetlikle kazanma şartlarının davacı lehine oluştuğu" gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili ile davalı belediye vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "dava konusu taşınmazın 899 parsel sayısıyla tapuda kayıtlı olduğu, Tapu Müdürlüğünce kayıttaki davalı şerhinin kaldırılarak komisyon kararı lehtarı adına tescil işlemi yapılması gereken bir yer olduğunu belirlemeye yarayacak gerekli tüm bilgi ve belgeler toplandığı ve bu belgeler uyraınca dava konusu yerin tapulama dışı bir yer olmaması nedeniyle TMK'nın 713/1. maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, TMK'nin 713/1. maddesi koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacı vekillerinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.