Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/958 E. 2025/2086 K. – Tescil

Konu: Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/958
Karar No
2025/2086
Karar Tarihi
Konu
Tescil

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/110 E., 2023/788 K. Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkeme kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu Antalya ili Alanya ilçesi ... köyünde arazi kadastro çalışmaları 1957 yılında yapılmış, dava konusu taşınmaz çalılık olarak tespit harici bırakılmıştır. Ayrıca yörede, dava tarihinden önce 1986 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Davacı vekili, ... beldesinde bulunan dava dilekçesinde sınırları bildirilen taşınmazın, tapuda kayıtlı olmadığını ve kazandırıcı zamnaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi hükmüne göre çekişmeli yerin davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen; "17.10.2014 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.923,250 metrekare yüzölçümündeki kısmın dava dışı ... adına tapuya kayıt ve tesciline" dair ilk karar, davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/17264 Esas, 2017/5960 Karar sayılı ilamıyla; "tescil davasının Hazine yanında taşınmazın bulunduğu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına da yöneltilmesi" gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen; "fen bilirkişilerin 17.10.2014 tarihli krokili raporlarında (A) harfi ile gösterdikleri 1.517,583 metrekarelik yerin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline" dair ikinci karar, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2018/3894 Esas, 2020/5028 Karar sayılı ilamıyla; "eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğu, bu nedenle doğru sonuca ulaşılabilmesi için çekişmeli taşınmaz bölümünün imar planı kapsamına alınıp alınmadığı, alınmış ise imar planının hangi tarihte onaylanarak kesinleştiğinin sorulup saptanması, zilyetlik süresinin belirlenmesinde esaslı unsur olan hava fotoğraflarından yararlanılması, yöntemince zilyetlik araştırması yapılarak çekişmeli yerin evveliyatı, kullanım süresi, niteliği ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarına ilişkin açıklamalı bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; "dava konusu taşınmazın imar ve ihyasının en geç 1987 li yıllar içerisinde tamamlanarak üzerinde tarımsal faaliyetin bu yıllarda başladığı, zilyetliğin imar planına alındığı tarihten (2011 yılı) geriye dönük 20 yılı aşkın bir süredir fasılasız ve nizasız olarak devam ettiği, dava konusu yerin jeolojik, toprak, topoğrafik eğimi ve genel özellikleri bakımından çevre parseller ile aynı özellikte ve yapıda olduğu ve tapulu taşınmazların devamı niteliğinde özel mülkiyete tabi yerlerden olup, ormanla ve kamu malları ile ilgisinin olmadığı, zilyetlikle kazanım sınırlarının da aşılmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nın 713 üncü maddesinde sayılan zilyetlikten edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu" gerekçesiyle, 04.08.2020 tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.517,58 metrekare yüzölçümlü taşınmazın, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 4721 sayılı Kanun'un 713 üncü maddesi gereğince tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/958, K. 2025/2086, T. 12.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-958-e-2025-2086-k-ad39c368030c