Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1313 E. 2024/6750 K. – Tescil
Konu: Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1313
- Karar No
- 2024/6750
- Karar Tarihi
- Konu
- Tescil
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1632 E., 2022/1308 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/426 E., 2021/31 K. Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan, dava dilekçesine ekli krokide sınırları gösterilen yaklaşık 500,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, müvekkili ile bayii tarafından imar ve ihya edilerek ekonomik amaca uygun kullanıldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının vekil edeni yararına oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi hükmüne göre vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlar ve ayrıca davalı Hazine vekili çekişmeli yerin Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "halen kuru tarım arazisi olarak kullanılan dava konusu taşınmazda; 1979 yılından önce kısmen başlayan pırnal çalısı ve maki bitki örtüsünün temizlenmesi şeklindeki imar ihya çalışmalarının, 1979-1995 yıllarındaki hava fotoğraflarında ve keşif sırasında çekilen fotoğraflarda da belirlendiği gibi imar-ihyanın henüz bitirilmemesi, çekişmeli taşınmazın ortalama arazi eğiminin % 14 olması ve toprak muhafaza karakteri taşıması hususları hep birlikte nazara alındığında, imar ihyası tamamlanmayan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı süresinin tamamlandığından da söz edilemeyeceği" gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu taşınmazın orman vasfı Hazine adına tesciline karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili tarafından tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "teknik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen denetime elverişli, bilimsel ve teknik veriler içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek, dava konusu taşınmazın imar ihya çalışmalarına 1979-1995 yıllarında başlandığı, imar ihyasının henüz tamamlanmadığı, eğiminin % 14 olup toprak muhafaza karakteri taşıdığı, öncesinde pırnal meşesi ve maki bitki örtüsü ile kaplı olduğu gerekçesiyle; davanın reddine, dava konusu taşınmazın, 6831 sayılı Kanunu'nun 1/j maddesi hükümlerinin de dikkate alınması ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesi ile davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava; tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de; UYAP ile oluşturulan elektronik ortamdan ve parsel sorgu sistemleri üzerinden yapılan incelemede dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro çalışmaları yapıldığı, çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenerek parsel numarası verildiği anlaşılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi hükmüne göre, bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi ile Kadastro Mahkemesinin görevinin başlayacağı, 27 nci maddesi hükmüne göre de, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan veya henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği, dava dosyalarının re'sen kadastro mahkemesine devrolunacağı belirtilmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tutanakları ve kadastro çalışmasına ilişkin tüm belgeler getirtilip, kadastro tutanağı düzenlenen taşınmaz hakkında görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu göz önüne alınarak görev hususunun değerlendirilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulması cihetine gidilmiş ve bozma nedenine göre de sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.