Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4566 E. 2023/1332 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4566
- Karar No
- 2023/1332
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/130 E., 2019/626 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/107 E., 2018/462 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 nci maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, kararın davacı lehine olmak üzere harç ve vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmaz, kadastro çalışmaları esnasında tescil harici olarak bırakılmış, Hazine tarafından Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/152 Esas sayılı dosyası ile açılan tescil davası sonunda, 09.04.2003 tarihinde tarla vasfı, 8.209,24 metrekare yüz ölçümü ve 106 ada 4 parsel numarası ile hükmen Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. 2.Ortaca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/144 Esas sayılı dosyasında ... tarafından 106 ada 4 parsel sayılı taşınmaza karşı açılan tapu iptali ve tescil davası sonunda, taşınmaz 3 parçaya ifraz edilerek, 31.12.2008 tarihinde hükmen 106 ada 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar oluşmuş, 106 ada 5 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar Hazine adına, 6 parsel sayılı taşınmaz ise ... adına tapuya tescil edilmiştir. 3.Ortaca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/308 Esas sayılı dosyasında ... tarafından 106 ada 5 parsel sayılı taşınmaza karşı 06.11.2012 tarihinde açılan tapu iptali ve tescil davası sonunda, İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile çekişmeli 106 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 28.01.2014 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.090,48 m2 bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi üzerine, 106 ada 5 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilen 1.090,48 m2’lik kısım 106 ada 9 parsel numarası ile ... adına tapuya tescil edilmiştir. 4.Ortaca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/169 Esas sayılı dosyasında ... tarafından 106 ada 5 parsel sayılı taşınmaza karşı 21.05.2012 tarihinde açılan tapu iptali ve tescil davası sonunda, İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile çekişmeli 106 ada 5 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 585,78 metrekare bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi üzerine, 106 ada 5 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilen 585,78 m2’lik kısım 106 ada 8 parsel numarası ile ... adına tapuya tescil edilmiştir. 5.Davacı vekili 07.07.2017 havale tarihli dilekçesi ile; dava konusu 106 ada 5 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 707.55 m2’lik kısmına yönelik kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. II. CEVAP Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2018 tarihli ve 2017/107 Esas, 2018/462 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; 106 ada 5 sayılı parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporlarında A harfi ile gösterilen 707,55 m2'lik kısmının tapusunun iptal ve ifraz edilerek, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf sebepleri 1.Davacı vekili, davanın tapu iptali ve tescil davası olduğunu, kararın niteliği dikkate alındığında vekalet ücreti ve yargılama giderinden davalının sorumlu tutulmamasının doğru olmadığını belirtilerek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı Hazine vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucunda düzenlendiğini, memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinde detaylı inceleme yapılmadığını, üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu ile taşınmaz üzerindeki imar ihyanın ne zaman tamamlandığı ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususunun tespit edilmesi gerektiğini, taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşmadığını belirterek,verilen kararın kaldırılması talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli ve 2019/130 Esas, 2019/626 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz bölümünün imar planı ve orman tahdit sınırları dışında kalan tescile tabi yerlerden olduğu, hasımsız tescil davasında Hazine adına hükmen sicil kaydının oluşturulduğu 2002 yılından geriye doğru 20 yıl öncesinde imar ihyasının tamamlandığı, o tarihten, tescil kararının kesinleştiği zamana kadar murisi ve davacı tarafından aralıksız malik sıfatıyla zilyet ve tasarruf edildiği, bu itibarla, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davacı lehine iktisap koşullarının oluştuğu, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, buna karşılık, davanın kabulle sonuçlanması nedeniyle, davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davalı Hazineye yükletilmesi gerekirken, davacı üzerinde bırakılmasında; davacı lehine harcı ikmal edilen dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabet bulunmadığı gerekçesi ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 nci maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, kararın davacı lehine olmak üzere harç ve vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili, temyize konu davada Hazinenin yasal hasım konumunda olup yargılama giderleri, özelikle nispi vekalet ücreti ile sorumlu tutulamayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucunda düzenlendiğini, memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinde detaylı inceleme yapılmadığını, üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu ile taşınmaz üzerindeki imar ihyanın ne zaman tamamlandığı ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususunun tespit edilmesi gerektiğini, taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşmadığını açıklayarak hükmün bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.