Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4451 E. 2024/6949 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4451
Karar No
2024/6949
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1547 E., 2022/93 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/52 E., 2021/235 K. Taraflar arasındaki 6745 sayılı Kanunla 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) eklenen Geçici 5 inci madde kapsamında 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'in 14129 ada 20 parsel ve 14129 ada 21 parsel sayılı taşınmazda 17.03.2021 tarihli müşterek olarak hazırlanan bilirkişi raporu ve krokisinde 21/A ile belirtilen kısımlar yönünden davasının kabulüne, 4129 ada 22 parsel sayılı taşınmaz yönünden davasının reddine, asli müdahil Hazinenin 14129 ada 22 parsel sayılı taşınmaz yönünden davasının kabulüne, dava konusu Antalya ili Aksu ilçesi Atatürk Mahallesi 14129 ada 20 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi göre tapu kaydının beyanlar hanesine konulan şerhe ilişkin tespitin iptaline ve “6831 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. Bu parsel ...'in (TC:20737353460) kullanımında olup üzerindeki sera kendisine aittir. Krokisinde A=2137,87 m2 lik kısımlarında Türkiye Elektrik A.Ş.ye ait enerji nakil hattı vardır.” ibaresi parselin beyanlar hanesine yazılarak kadastro komisyon tutanağındaki diğer tüm şerhler aynen korunmak üzere, kadastro tespitindeki nitelik ve yüzölçümüyle, kadastro komisyonu tespiti gibi Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu Antalya ili Aksu ilçesi Atatürk Mahallesi 14129 ada 21 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi göre tapu kaydının beyanlar hanesine konulan şerhe ilişkin tespitin iptaline ve “6831 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. Bu parselde 17.03.2021 tarihli müşterek olarak hazırlanan bilirkişi raporu ve krokisinde 21/A ile belirtilen kısım ...'in (TC:.....) kullanımında olup üzerindeki ev kendisine aittir, 21/B ile belirtilen kısım ...'in (TC:.....) kullanımında olup üzerindeki sera kendisine aittir.” ibaresi parselin beyanlar hanesine yazılarak kadastro komisyon tutanağındaki diğer tüm şerhler aynen korunmak üzere, kadastro tespitindeki nitelik ve yüzölçümüyle, kadastro komisyonu tespiti gibi Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu Antalya ili Aksu ilçesi Atatürk Mahallesi 14129 ada 22 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi göre tapu kaydının beyanlar hanesine konulan şerhe ilişkin tespitin iptaline ve “6831 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. Bu parsel kullanımsızdır.” ibaresi parselin beyanlar hanesine yazılarak kadastro komisyon tutanağındaki diğer tüm şerhler aynen korunmak üzere, kadastro tespitindeki nitelik ve yüzölçümüyle, kadastro komisyonu tespiti gibi Hazine adına tapuya tesciline, karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R I. DAVA 1. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 2017 yılında yapılan kullanım kadastrosu çalışması sonucunda dava konusu parsellerin kadastro tutanaklarının beyanlar hanesinde “6831 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır." belirtmesinin yanısıra, 14129 ada 20 parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesine hisseli olarak ..., ..., ..., .., ..., ..., ..., ... adına kullanıcı şerhiyle (A) kısmında Türkiye Elektrik İletişim A.Ş. ye ait enerji nakil hattı bulunduğuna ilişkin şerh; 14129 ada 21 parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesine ... adına kullanıcı ve sera için aidiyet şerhi; 14129 ada 22 parselin kadastro tutanağının beyanlar hanesine ½ hisse için ... ve ½ hisse için ... adına kullanım şerhi ile üzerindeki iki adet seranın kendilerine ait olduğuna ilişkin şerh de verilerek Hazine adına tespit edildikleri; tespitin 10.01.2018 - 08.02.2018 tarihleri arasında 30 günlük askı ilanına çıkarıldığı ve askı ilan süresi içerisinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Aksu ilçesi Atatürk Mahallesi 14129 ada 20 parsel, 14129 ada 21 parsel ve 14129 ada 22 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitte taşınmazların kullanıcısı ve muhtesatların sahibi olarak davalıların isimlerinin yazıldığını, halbuki dava konusu taşınmazlardan 14129 ada 20 parselin tamamının, 14129 ada 21 parselin yaklaşık 350 m2 lik kısmının ve 14129 ada 22 parselin tamamının 2005 yılından beri kullanıcısının davacı ... olduğunu, taşınmazlar üzerindeki seralar, ev ve sair muhtesatın davacı tarafından 2006 yılında yapıldığını, taşınmazların 2005 yılından beri aralıksız olarak davacının kullanımında olduğunu, dava konusu taşınmazlarda davacının zilyet/kullanıcı olduğu yerlerde davacının zilyet/kullanıcı oluğunun tespit edilerek, bu yerde davalı gerçek kişiler lehine yazılan kullanıcı ve muhtesat şerhlerinin iptali ile, taşınmazların 2005 yılından beri davacının kullanımında olduğunun ve muhtesatların davacıya ait olduğunun belirtilerek/şerh verilerek tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu Antalya ili Aksu ilçesi Atatürk Mahallesi 14129 ada 20, 21, 22 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede 6292 sayılı Kanuna eklenen Geçici 5 inci madde kapsamında kadastro çalışmaları yapıldığını, bu maddenin yürürlük tarihi olan 07.09.2016 tarihinde zilyet veya fiili kullanıcı olmalarının gerektiği, bu yasal düzenlemek dikkate alınarak davacının iddialarının araştırılmasının gerektiğini, bu sonuca göre karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkillere miras bırakanları ...'den zilyetliği mirasen devrolunduğunu ve bu güne kadar kullanıldığını, 14129 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 6703 m2 olarak müvekkiller tarafından babalarından intikal ettiği üzere sera yapılmak, tarım yapılmak suretiyle kullanıldığını, davacının söz konusu taşınmazda hiçbir şekilde asli zilyetliğinin olmadığını, davacının söz konu taşınmazda önceleri işçi, sonra da kiracı olarak bulunduğunu, hiçbir zaman malik sıfatıyla asli zilyetliğinin olmadığını, davacının kiracı olduğu dönemde müvekkillere kira karşılığı Çek ve Bonolarla ödeme yaptığını, davacı müvekkiller ile aynı durumda olan diğer davalılar ... ve ... ile de kira sözleşmesi bulunduğunu, davacının söz konusu parselde bir dönem kiracı olmasını sanki zilyetlik kendisine aitmiş gibi sunmaya çalıştığını, müvekkillerin murisi ...'in tespite itiraz ettikleri taşınmazın da içinde bulunduğu taşınmazları çok uzun yıllar malik sıfatıyla zilyet ettiğini, söz konusu taşınmazlarda limon bahçesi, portakal bahçesi olarak ziraat ettiğini, öyle ki ekte sunulan Antalya Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 1996/68 D.iş 1996/58 D.iş karar sayılı ilamında da görüldüğü üzere mahkemece müvekkillerin murisinin 43.200 m2'lik taşınmazda yaptığı zirai faaliyet ve zilyetliğinin kabul gördüğünü ve bu doğrultuda kendisine sondaj kazma müsadesi verildiğini, müvekkillerin murisinin 21.10.2011 tarihinde vefat etmiş olduğunu, bu tarihten sonra taşınmazların zilyetliklerinin müvekkillere geçtiğini, müvekkillerin murislerinin zilyet olduğu 43.200 m2'lik taşınmazın büyük kısmını 2/B güncellemelerinden sonra tapularını aldıklarını, davacının haksız ve dayanaksız davasının reddine karar verilmesini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafça müvekkile 14129 ada 21 parselin yaklaşık 350 m2'lik kısmına ilişkin yapılan tespite yönelik olarak dava açıldığını, bir başka deyişle davacı tarafça yalnızca 350 m2 lik kısım için kadastro tespitine itirazda bulunulduğunu, dava konusu 14129 Ada 21 Parselin zilyetliğinin müvekkile eşinden devrolduğunu, eşi ...'e de mirasbırakanı ...'den miras yoluyla intikal ettiğini, söz konusu parsel ve bitişik parsellerin çok uzun yıllar öncesine dayalı olarak zilyetliğinin müvekkilinin eşinin ailesine ait olduğunu, parsel içinde 2004 yılında açılmış sondaj kuyusu bulunduğunu, bu sondaj kuyusu faturasında da görüleceği üzere müvekkilinin eşi tarafından yaptırıldığını, ayrıca kuyuya bağlı dinamoları vs. çalıştırmak için kullanılan elektrik panosunun da müvekkilin eşi ... adına kayıtlı olduğunu, söz konusu parsel içinde ve etrafında müvekkili tarafından yapılan seralar bulunduğunu, söz konusu parselin arazi vergisi müvekkil tarafından Aksu Belediyesine yatırıldığını, ayrıca söz konusu taşınmazı kapsayacak şekilde müvekkilin eşinin murisi ... lehine Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 1996/68 D.İş sayılı dosya ile sondaj kazma izni verildiğini, davacının söz konusu taşınmazda hiçbir şekilde asli zilyetliğinin olmadığını, söz konusu parsel ve etrafının müvekkilinin eşinin ailesi tarafından yaklaşık 40 yıldır zilyet edildiğini, söz konusu taşınmazın bulunduğu yerde Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/277 E. Sayılı dosya ile yargılama yapıldığını, bu dosyada müvekkilin ve eşinin zilyetliğinin dosyada zikredildiğini ileri sürerek, davacının haksız ve dayanaksız davasının reddine karar verilmesini savunmuştur. 4. Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; Antalya ili Aksu ilçesi Atatürk Mahallesi 14129 ada 22 parsel sayılı taşınmazın davalı müvekkiller ... ve ...'in 1/2'şer hisselerle müştereken fiili zilyetlik ve kullanımında olduğunu, yapılan çalışmalarda bu parselin adlarına tespit gördüğünü, davacı ise tamamen haksız ve hukuka aykırı olarak bu taşınmazda hak sahibi olduğunu iddia ederek işbu davayı açtığını, davacının bu taşınmazda davalı müvekkillerin kiracısı sıfatıyla bulunmakta olduğunu, Antalya İli Aksu Kaymakamlığının 19972069-503-E.3831 sayılı dosyasından düzenlenen 17.11.2016 tarihli tutanaktan ve diğer belgelerden görüleceği üzere davacının, dava konusu 22 parsel sayılı taşınmazda kiracı olduğunu kendi imzası ile de doğruladığını, davacının taşınmaza haksız tecavüzü sonucu 3091 sayılı yasa kapsamında müvekkillerin 07.11.2016 tarihli şikayeti üzerine davacının, tecavüzünün haksızlığını kabul ederek müvekkillere taşınmazı kiralamak istediğini bildirdiğini, müvekkillerin de kabulü üzerine aralarında kira ilişkisi doğduğundan, davacının da imzasını taşıyan 17.11.2016 tarihli tutanak düzenlendiğini ve şikayetin sulh ile sonuçlandığını, davacının kiracılığının kendi imzası ile de sabit olduğunu, buna rağmen tespite itiraz ederek kiracı olduğu taşınmazın mülkiyetini ele geçirme çabasında olduğunu, ekte sunulan Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1995/812 D.İş, 1998/772 D.İş sayılı kararından da görüleceği üzere bu yerin zilyetlik ve kullanımının müvekkillerine ait olduğunun mahkemece de kabul edildiğini, bu dosyada müvekkillerin dava konusu taşınmazda sondaj kuyusu açtırmak istemeleri nedeniyle mahkemeye başvurarak tespit yaptırdıklarını, mahkemece talepleri kabul olunarak taşınmazın tespit isteyen müvekkillerin zilyetliğinde bulunduğunun açıkça belirtildiğini ileri sürerek, davasının reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2019 tarih ve 2018/114 Esas, 2019/136 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu taşınmazlardan 14129 ada 22 parsel numaralı taşınmaza ilişkin yapılan keşif incelemesinde ve bilirkişi raporunda taşınmazın bir kısmının keşif gününde dahi taşlık ve çalılık halde bulunduğu, bir kısmında ise 2017 yılında yapılan tünel tipi seranın bulunduğu, bu kısmın da sera yapılmasına kadar diğer kısım gibi taşlık ve çalılık halde olduğu, taşınmazın kullanımsız olduğunun yapılan keşif, mahalli, tespit bilirkişi ve fen ve ziraat bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporlardan anlaşıldığı, bu taşınmazın imar ve ihyasının yapılarak ekonomik amaca uygun bir kullanım durumunun hem davacı hem davalı tarafından gerçekleştirilmediğinin anlaşıldığı, dava konusu taşınmazlardan 14129 ada 21 parsel numaralı taşınmazın (A) ile belirtilen kısmı ile 20 parsel numaralı taşınmaza ilişkin yapılan keşif incelemesi ve dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından dava konusu taşınmazın önceden ...'in kullanımında iken onun ölmesinden sonra ... Keskin tarafından kullanıldığı, davalıların her ne kadar bu taşınmazın ...'in kullanma sebebinin kiracı olmasından kaynaklandığını beyan etmişlerse dahi bu kira ilişkisini ispatlayamadıkları, davalı tanıklarının dahi beyanları ile dava konusu taşınmazın ...'in mirasçıları tarafından hiç kullanılmadığı, ... mirasçılarından davalı ...'nin kocasının keşif esnasında alınan beyanında da kendisinin ve diğer mirasçıların farklı yerlerde çalıştıklarından dolayı dava konusu bu taşınmaz ile ilgilenemediklerini, sahip çıkamadıklarını beyan ettiği, dava konusu bu taşınmazın 21 parsel numaralı taşınmazdaki ev ve 20 parseldeki seralar ile birlikte davacının kullanımında olduğunun anlaşıldığı, müdahil Hazinenin davası yönünden; müdahale tarihinden önce 26.04.2012 tarihli 28275 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun'un 9 üncü maddesinin 2. bendi ile; "bu kanuna göre yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar 2/B alanları hakkında Hazine tarafından kişiler aleyhine açılması gereken davalar açılmaz, açılmış ve devam eden davalar durdurulur." hükmü getirildiğinden ve somut olayda müdahil Hazinenin, 6292 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra müdahil olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile, dava konusu Antalya ili Aksu ilçesi Atatürk Mahallesi 14129 ada 20 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro tespitinin iptaline, beyanlar hanesine; “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Taşınmaz, ...'in kullanımındadır. şerhinin yazılarak, çekişmeli taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Antalya ili Aksu ilçesi Atatürk Mahallesi 14129 ada 21 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro tespitinin iptaline, beyanlar hanesine; 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Taşınmaz Harita teknikeri bilirkişinin 02.01.2019 tarihli rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 359 m2 lik kısmı ...'in kullanımında olup üzerindeki ev kendine aittir., (B) ile gösterilen 2151,75 m2 lik kısmı ...'in kullanımında olup üzerindeki sera kendine aittir şerhinin yazılarak, çekişmeli taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Antalya ili Aksu ilçesi Atatürk Mahallesi 14129 ada 22 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro tespitindeki gibi işlem yapılarak, beyanlar hanesinde yazılı şerhler aynen korunarak; arsa niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, müdahil Hazinenin davasının dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili ile asli müdahil/davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 24.06.2020 tarih ve 2019/1058 Esas 2020/393 Karar sayılı ilamıyla; davacı vekilinin 14129 ada 22 parsele ilişkin istinaf istemi yönünden; çekişmeli taşınmazın 07.09.2016 tarihinden önce toprağın ekonomik amacına yönelik olarak asli kullanıcı sıfatı ile kullanıldığı veya fiili hakimiyet altında bulundurulduğu ispatlanamadığı, davalı Hazine vekilinin 14129 ada 22 parsele ilişkin istinaf istemi yönünden; 6292 sayılı Kanunun davalar başlığını taşıyan 9 üncü maddesinin 2. fıkrasının eldeki davada uygulanma olanağının bulunmadığı, çünkü adı geçen düzenlemenin Hazine tarafından 2/B madde kapsamında kalan yerlere Hazine tarafından açılan davalara ilişkin olduğu, çalışmanın dayanağını oluşturan geçici 5 inci madde düzenlemesinde 6292 sayılı Kanunun üçüncü bölümünde yer alan satışa ilişkin "Hak sahibi, Başvuru ve Doğrudan Satış" başlıklı 6 ncı maddesine atıf yapıldığı, dördüncü bölümde yer alan "Davalar" başlıklı 9 uncu maddeye yapılan bir atıf veya 6292 sayılı Kanunun tüm halde uygulanacağına dair bir düzenleme getirilmediği, aksinin kabulünün yasada öngörülmediği halde Hazinenin dava açma olanağının kısıtlanmasına neden olunacağı gibi anılan 9 uncu maddenin konusunun evveliyatında orman iken Hazine adına orman sınırı dışına çıkan taşınmazlara yönelik açılan davalarda uygulama imkanının bulunduğu, eldeki davaya konu taşınmazların ise bu neviden taşınmazlardan bulunmadıklarından, asli katılan Hazinenin davasının esası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği, davalılar ... ve arkadaşları vekilinin 14129 ada 20 ve 21 parsellere ilişkin istinaf istemi yönünden; davacı tarafından 14122 ada 20 ve 21 parsellerin zilyedi ve kullanıcı olduğu iddiasıyla dava açıldığı, delil olarak tanık beyanları ile keşif ve bilirkişi incelemesine dayanıldığı, davalılar tarafından verilen cevap dileklerinde ise Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1996/68 değişik iş sayılı dosyasına ve Aksu Kaymakamlığı’nın 23.11.2016 tarihli ve 3831 sayılı kararına konu dosyaya dayanıldığı, davalıların dayandığı deliller ilgili yerlerden dosya arasına getirtilmeden ve yapılan keşifte mahalline uygulanmadan ve mahkemece irdelenmeden hüküm kurulmasının doğru olmadığı, bu nedenle davalıların dayandığı mahkeme dosyası ve 3091 sayılı Kanuna göre idarece yapılan işlemlere ilişkin tüm evrakların dosya arasına getirtildikten sonra bir fen bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte tanık ve yerel bilirkişilerden bu belgeler ve kapsamları sorularak tespit edilmesi, tanık ve elverdiğince yerel bilirkişilerden çekişmeli taşınmaz üzerindeki fiili kullanımın veya fiili hakimiyetin kimden kime geçtiği, nasıl ve ne şekilde sürdürüldüğü, 07.09.2016 tarihinden önce bulunup bulunmadığı sorularak saptanması, fen bilirkişiye keşfi izlemeye elverişli imzalı krokili rapor düzenlettirilmesi, ekonomik amaca uygun kullanım veya fiili hakimiyet hususunda bir süre öngörülmediğinden uydu fotoğraflarının tarihleri kesin belirlenerek 07.09.2016 tarihinden önce başlayıp başlamadığının kesin olarak belirlenmesi, uydu fotoğraflarının yetersiz kalması halinde varsa ortofoto haritalarından yararlanılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, kabule göre de; dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 1/j maddesi uyarınca orman sayılmayan yerlerden olduğu halde, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında nitelik yitirdiği gerekçesiyle Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğuna dair belirtme ile, kadastro komisyon kararının askıya çıkması ve vaki itirazın bu komisyon kararına yapılması karşısında kabul edilen parseller yönünden kadastro komisyon tutanağının iptaline, ret edilen parsel yönünden ise kadastro komisyon tutanağı gibi tescile karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle, davacı vekilinin 14129 ada 22 parsele ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı Hazine vekilinin 14129 ada 22 parsele ve davalılar ... ve arkadaşları vekilinin 14129 ada 20 ve 21 parsellere yönelik istinaf başvurularının kabulüne, Antalya Kadastro Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2018/114 E.-2019/136 K. sayılı hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 14129 ada 22 parsel sayılı taşınmaza yönelik davacı ...'in davası yönünden; mahkemece yapılan keşifte gözlemlendiği, ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 28.01.2019 tarihli rapor ve 17.03.2021 tarihli raporda saptandığı ve uydu görüntüleriyle belirlendiği üzere 14129 ada 22 parsel sayılı taşınmazın kullanımsız olup üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığına ilişkin iz bulunmayan ve kullanımsız bir yer olduğu, 6745 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 07.09.2016 tarihi ve öncesinde ekonomik amaca uygun kullanım bulunmayan ham toprak vasfında olduğunun anlaşıldığı, ortadan kaldırma ilamındaki bu parsele ilişkin değerlendirme de dikkate alınarak davacının bu parselde yasanın yürürlük tarihi itibariyle ekonomik amaca uygun kullanımı bulunmadığının anlaşıldığı, müdahil Hazinenin davası yönünden; kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin gerçek durumu yansıtmadığı iddiası ile beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin iptali ile taşınmazların kullanımsız olduğu belirlenmek sureti ile Hazine adına tesciline karar verilmesinin talep edildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ortadan kaldırma ilamında ve benzer yönde birçok ilamında belirttiği üzere (örn: 26/06/2020 tarih, 2020/253-416 e/k., 19.06.2020 tarih, 2019/1056 esas, 2020/368 karar sayılı ilamları) 6292 sayılı Kanunun madde 9/2 hükmünün "2/B madde kapsamında kalan taşınmazlarına ilişkin olduğundan" eldeki davamız açısından uygulama olanağının bulunmadığı değerlendirilerek Hazine davası hakkında esasa girildiği, yukarıda taşınmaza ilişkin yapılan açıklamalar neticesinde dava konusu taşınmazın 6745 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 07.09.2016 tarihi ve öncesinde ekonomik amaca uygun kullanımı bulunmayan ham toprak vasfında kullanımsız olduğu anlaşıldığı, dava konusu 14122 ada 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; davacı ... dava konusu taşınmazların kullanıcısı kendisi olduğu iddiası ile dava açtığı, yapılan keşif incelemeleri, dinlenen mahalli ve tespit bilirkişi ile tanık anlatımları, davalı ... ve ...'in keşifte vermiş olduğu beyanlar ve tüm dosya kapsamında davacı ...'ın dava konusu taşınmazda yürürlük tarihi olan 07.09.2016 tarihi ve öncesinde ekonomik amaca uygun olarak seracılık yapmak suretiyle kullanımı olduğunun sabit olduğu, uyuşmazlığın davacının taşınmazdaki kullanımının asli zilyetlik mi yoksa davalıların iddia ettiği gibi kira ilişkisinden kaynaklı olarak feri zilyetlik mi olduğu hususunda toplandığı, genel hukuki ilke gereğince herkesin iddiasını ispatla yükümlü olduğu, kullanım kadastrosuna itiraz davalarında tarafların dava konusu ettikleri taşınmazların kullanılan yerlerden ve kendi fiili kullanımlarında olduğunu ispatlamak zorunda oldukları, davacının yapılan yargılama neticesinde dava konusu yerde yasanın yürürlük tarihi ve öncesinde ekonomik amaca uygun kullanımının bulunduğunun anlaşılması karşısında ispat külfeti bu kullanımın kira ilişkisinden kaynaklandığını iddia eden davalılara düştüğü, davalılar tarafından delil olarak sunulan Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1996/68 değişik iş dosyası mahkemesinden istenmiş ise de 01.03.2021 tarihli yazı cevabından da anlaşıldığı üzere dosyanın Sekaya gönderildiği, bu sebeple yalnızca karar örneğinin gönderildiği, ilgili dosyanın ...'in sondaj kuyusu açılması talebine ilişkin olduğu, ancak 17.03.2021 tarihli müşterek hazırlanan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere rapor ve kroki bulunmadığından nereyi kapsadığının anlaşılamadığı, davalılar tarafından delil olarak bildirilen Aksu Kaymakamlığı 23.11.2016 tarihli 3831 sayılı kararının dosya arasına getirtildiği, ilgili dosyanın davacı ... ile davalılar ... ve ... arasında dava konusu 14129 ada 22 parsel sayılı taşınmazda yapılan seradan kaynaklı ihtilafa ilişkin olduğunun anlaşıldığı, davalıların cevap dilekçesinde belirttiği Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/277 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde davalılar ile eldeki dosyada davacı tanığı olarak dinlenen Şengül Kule arasında geçmekte olduğu ve davacı ... ile ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığı, ayrıca davalılar vekilince sunulan beyan dilekçesinde 22 Ocak 2010 tarihli Antalya 12. Noterliğince düzenlenen 2159 yevmiye sayılı tarla kira sözleşmesi fotokopisi ekte sunularak dava konusu yerin bu kira sözleşmesi uyarınca ... tarafından davacıya kiralandığı iddia edilmiş ise de sözleşme içeriğinde kiralanacak gayrimenkulun bilgileri bölümünde Antalya Merkez Varsak Mahallesi 2625 parsel sayılı taşınmaza ilişkin yapıldığı, dava konusu taşınmazların ise geçici 5 inci maddesi kapsamında çalışma yapılan Çamköy eski 229 nolu parsel (yeni 13322 ada 1, ifrazen 13322 ada 2 parsel) sınırları içerisinde kaldığı dolayısıyla dava konusu taşınmazı kapsamadığının açıkça anlaşıldığı, nitekim davacı ... keşif mahallinde alınan beyanında ... ile 2008- 2009 yıllarında çiftçilik belgesi almak adına Varsak mahallesinde bulunan bir arazi için göstermelik olarak dava konusu uymayan bir belge imzaladığını beyan ettiğini, keşifte dinlenen davalı tanıklarının dava konusu yerin davalı ... tarafından kira ilişkisi nedeniyle kullanıldığına ilişkin beyanlarda bulunmuş ise de bu beyanların duyuma dayalı olup görgüye ve bilgiye dayalı olmadığı, ayrıca davalıların iddiaları ile özellikle davalı ... ve ...'in 12.02.2021 tarihli keşifteki beyanları ile çelişkili olduğu, ...'in dava konu 21 parselin kendisi tarafından davacı ...'a 2006 yılında kiraya verildiğini, 20 parseli ise babası tarafından 2011 yılında vefatından yaklaşık bir iki yıl önce 3 dönüm olarak kiraya verildiğini, kalan kısmını da babasının vefatından kısa süre sonra kendilerinin kiraya verdiğini iddia ettiğini, davalı tanığı Selahattin 12.02.2021 tarihli keşifte alınan beyanında bir önceki keşifte vermiş olduğu beyanı ile çelişkili olarak kira ilişkisinin 2010 değil 2006 yılında başladığını, ilk önce ...'in sonrasında ise ...'in kiraya verdiğini, ...'un 21 parselin bulunduğu yeri kendisinin kullandığını, bu yeri kiraya verdiğini duymadığını beyan ettiği, beyanlarının gerek kendi içinde gerek davalıların iddiaları ile çelişkili görülerek itibar edilmediği, davalı tanığı Veysel Hoyraz ve ...'in beyanları da benzer şekilde gerek bir önceki keşifteki beyanları ile gerekse davalıların iddiası ile çelişkili olup Veysel Hoyraz dava konusu 21 parselin ...'un kendisinin kullandığını, kiraya vermediğini, ...'ın 2011 yılında vefatından kısa süre önce yerini ...'a kiraya verdiğini beyan ettiğini, bir önceki keşifte ise dava konusu yerleri ... oğullarının ...'a kiraya verdiğini, ...'ın buraya 4-5 yıl önce geldiğini beyan ettiğini, ...'in ilk keşifte ...'ın buraya 2006-2007 yılında geldiğini, dava konusu yerleri ...'in ...'a kiraya verdiğini söylediğini, son yapılan keşifte ...'in 2006 yıllarında dava konusu yeri 21 parselde bulunan seralar ile 20 parselin bir kısmını kiraya verdiğini beyan ettiği, davalı tanıklarının beyanlarının çelişkili görülmekle itibar edilmediği, tüm bu açıklamalar doğrultusunda davacı ...'in taşınmazdaki kullanımının asli zilyetliğe dayanmayıp kira ilişkisinden kaynaklandığı hususunun ispat edilemediği, yapılan yargılama, keşif incelemesi, mahalli ve tespit bilirkişi anlatımları, davacı ve davalı tanık anlatımları, uzman bilirkişi raporları ve uydu görüntüleri dikkate alındığında dava konusu 20 parsel sayılı taşınmaz ile 21 parselin bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile belirtilen kısmın yasanın yürürlük tarihi ve öncesinde ekonomik amaca uygun kullanımının davacı ...'de olduğunun anlaşıldığı gerekçeleriyle, davacı ...'in 14129 ada 20 parsel ve 14129 ada 21 parsel sayılı taşınmazda 17.03.2021 tarihli müşterek olarak hazırlanan bilirkişi raporu ve krokisinde 21/A ile belirtilen kısımlar yönünden davasının kabulüne, 4129 ada 22 parsel sayılı taşınmaz yönünden davasının reddine, asli müdahil Hazine 14129 ada 22 parsel sayılı taşınmaz yönünden davasının kabulüne, dava konusu Antalya ili Aksu ilçesi Atatürk Mahallesi 14129 ada 20 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi göre tapu kaydının beyanlar hanesine konulan şerhe ilişkin tespitin iptaline ve “6831 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. Bu parsel ...'in (TC:......) kullanımında olup üzerindeki sera kendisine aittir. Krokisinde A=2137,87 m2 lik kısımlarında Türkiye Elektrik A.Ş.ye ait enerji nakil hattı vardır.” ibaresi parselin beyanlar hanesine yazılarak kadastro komisyon tutanağındaki diğer tüm şerhler aynen korunmak üzere, kadastro tespitindeki nitelik ve yüzölçümüyle, kadastro komisyonu tespiti gibi Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu Antalya ili Aksu ilçesi Atatürk Mahallesi 14129 ada 21 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi göre tapu kaydının beyanlar hanesine konulan şerhe ilişkin tespitin iptaline ve “6831 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. Bu parselde 17.03.2021 tarihli müşterek olarak hazırlanan bilirkişi raporu ve krokisinde 21/A ile belirtilen kısım ...'in (TC:....) kullanımında olup üzerindeki ev kendisine aittir, 21/B ile belirtilen kısım ...'in (TC:....) kullanımında olup üzerindeki sera kendisine aittir.” ibaresi parselin beyanlar hanesine yazılarak kadastro komisyon tutanağındaki diğer tüm şerhler aynen korunmak üzere, kadastro tespitindeki nitelik ve yüzölçümüyle, kadastro komisyonu tespiti gibi Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu Antalya ili Aksu ilçesi Atatürk Mahallesi 14129 ada 22 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi göre tapu kaydının beyanlar hanesine konulan şerhe ilişkin tespitin iptaline ve “6831 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. Bu parsel kullanımsızdır.” ibaresi parselin beyanlar hanesine yazılarak kadastro komisyon tutanağındaki diğer tüm şerhler aynen korunmak üzere, kadastro tespitindeki nitelik ve yüzölçümüyle, kadastro komisyonu tespiti gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan inceleme sonucunda yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıkların dava konusu taşınmazların uzun süreden beri davacı tarafından kullanıldığını beyan ettiklerini, beyan edenler arasında muris ...'in eşinin de olduğunu, muhdesatların davacı tarafından yaptırıldığını, yasanın aradığı 07.09.2016 tarihinde ve öncesinden beri dava konusu taşınmazların davacı tarafından kullanıldığını, davalılardan ... ve ...'in sundukları sözleşmelerin geçersiz olduğunu, davalı tanık beyanlarında çelişkiler bulunduğunu, davacı lehine eksik yargılama gideri ve eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, aleyhine fazla vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedildiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. 2. Davalı ... ve arkadaşları vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalılar murislerinin zilyet olduğu 43.200 m²'lik taşınmazın büyük kısmının 2/B güncellemelerinden sonra tapularını aldıklarını, parsel içinde 2004 yılında açılmış sondaj kuyusu bulunduğunu, kuyunun ... tarafından yaptırıldığını, parsellerin arazi vergilerinin davalı tarafından Aksu Belediyesine yatırıldığını, davacının hiçbir zaman asli zilyet olmadığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/277 Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığını ve davalıların zilyetliğinin dosyada zikredildiğini, mahkemece eksik inceleme sonucu usul ve yasaya aykırı karar verildiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. 3. Davalı ... ve arkadaşları vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu 22 parsel yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının Aksu Kaymakamlığının 19972069-503-E.3831 sayılı dosyasında kiracı olduğunu kendi imzasıyla doğruladığını, bu durumun 07.09.2016'da davalı müvekkillerinin taşınmazın zilyet ve kullanıcısı olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1995/812 D.İş ve 1998/772 D.İş sayılı kararlarında taşınmazda kuru tarım yapıldığının belirtildiğini, kararın ekinde birim alandan daha fazla ürün alınacağı için sondaj yapılmasında sakınca olmadığına da karar verildiğini, Hazinenin 2/B alanları hakkında kişiler aleyhine açılması gereken davaların açılmayacağının belirtildiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılarca dava konusu 14129 ada 20 parsel sayılı taşınmaz ile 14129 ada 21 parsel sayılı taşınmazdaki davacı zilyetliğinin kiracılık sıfatıyla olduğu savunulmaktaysa da, davalı tarafça bu konuda delil olarak dayanılan değişik iş dosyası ile Kaymakamlık dosyasının, bu parseller hakkında değil davanın reddine karar verilen 14129 ada 22 parsel sayılı taşınmaz hakkında olduğu ve dolayısıyla bu evrakların, davacının 14129 ada 20 ve 21 parsellerdeki zilyetliğinin kiracı sıfatıyla olduğuna delil olamayacakları; davalılar tarafından murisleri ...'dan miras yoluyla gelen zilyetliklerine dayanılmakla ve davacının asli zilyetliğinin olmadığı savunulmakla birlikte, söz konusu alanların asli zilyetliğinin davacı tarafından tespitten çok öncesinde sahiplenildiği, kaldı ki davalıların 3 tanığı dahi davalıların murisi ...'ın bu taşınmazlardaki zilyetliğini dava dışı kişilere sattığını söylemeleri, bu tanıklardan birinin ayrıca onlardan da davacının kiraladığını söylemesi karşısında, davalı ... mirasçılarının, taşınmazların kendi zilyetliklerinde olduğu savunmalarının kendi tanıklarının anlatımlarıyla dahi doğrulanmadığı, davalı tanıklarının davacının kiracı olduğuna ilişkin beyanlarının ise gerek kendi aralarındaki ifadelerin farklılığı ve gerekse ikinci keşifte önceki beyanlarından farklı şekilde beyanda bulunmaları nedeniyle itibar edilemeyecek durumda olduğu, dolayısıyla davalılarca bu savunmanın ispatlanamadığı ve dava konusu 14129 ada 20 parsel sayılı taşınmaz ile 14129 ada 21 parsel sayılı taşınmazın (A) kısmının tespit tarihi ve öncesinde davacının zilyetliğinde olduğu ve üzerindeki evin davacıya ait olduğu belirlendiğinden, davacının bu kısımlar hakkındaki davasının kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu; Dava konusu 14129 ada 22 parsel sayılı taşınmazın kullanımsız olduğu belirlendiğinden davacının bu kısım hakkındaki davasının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı; müdahil Hazinenin 14129 ada 22 parsel hakkındaki istemine gelince; dairenin kaldırma kararında da belirtildiği üzere çekişmeli taşınmazda yapılan kullanım kadastrosunun yasal dayanağını oluşturan 6745 sayılı Kanun'un 70 inci maddesiyle 6292 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci madde ile getirilen “6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (J) bendi kapsamında orman sayılmayan ve tapuda Hazine adına tescil edilen Antalya ili Aksu ilçesi Atatürk Mahallesinde bulunan 13322 ada 1 parsel numaralı taşınmazın ifraz ve imar uygulamasından oluşan 13322 ada 2 parsel numaralı taşınmaz ve diğer taşınmazlar ile Döşemealtı ilçesi Kömürcüler Mahallesinde bulunan taşınmazların, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki zilyetleri veya fiili kullanıcıları tespit edilmek ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle 3402 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesi hükümlerine göre kadastrosu yapılır. Kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki bilgiler tapu kütüğünün beyanlar hanesine de aynen aktarılır.” düzenlemesinin amacının, 6831 sayılı Kanun kapsamında orman olmayan makilik, çalılık alan olarak Hazine adına kayıtlı yukarıda belirtilen parsellerin kullanıcılarının belirlenip Yasanın yürürlüğe girdiği 07.09.2016 tarihinden önceki zilyetleri veya kullanıcıları ile varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından kullanıldığının 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanunla eklenen ek madde 4 uyarınca kadastrosunun yapılarak belirlenmesi ve bu belirleme sonrasında hak sahibi olarak belirlenen kimse/kimselere 6292 sayılı Kanun'un satışa ilişkin usullerine göre satışının yapılması olduğu; bunun da yasa maddesinin ikinci cümlesinde açıkça “Bu taşınmazlar, tapu kütüğünün beyanlar hanesine göre kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilere ya da bunların kanuni veya akdi haleflerine bu Kanunun 2/B alanlarında kalan taşınmazların hak sahiplerine satışına ilişkin hükümleri kıyasen uygulanmak suretiyle doğrudan satılır." şeklinde getirtilen düzenleme ile belirlendiği; 6292 sayılı Kanun'un "Davalar" başlığını taşıyan 9 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının eldeki davada uygulanma olanağının bulunmadığı çünkü söz konusu düzenlemenin Hazine tarafından 2/B madde kapsamında kalan yerlere Hazine tarafından açılan davalara ilişkin olduğu; çalışmanın dayanağını oluşturan geçici 5 inci madde düzenlemesinde 6292 sayılı Kanun'un üçüncü bölümünde yer alan satışa ilişkin "Hak sahibi, Başvuru ve Doğrudan Satış" başlıklı 6. maddesine atıf yapıldığı; dördüncü bölümde yer alan "Davalar" başlıklı 9 uncu maddeye yapılan bir atıf veya 6292 sayılı Kanun'un tümünün uygulanacağına dair bir düzenleme getirilmediği; aksinin kabulü, yasada öngörülmediği halde Hazinenin dava açma olanağının kısıtlanmasına neden olacağı gibi, anılan 9 uncu maddenin konusunun, öncesinde orman iken Hazine adına orman sınırı dışına çıkan taşınmazlara yönelik açılan davalarda uygulama imkanının bulunduğu düşünüldüğünden, bu doğrultuda yapılan değerlendirme sonucunda ise müdahilin istemine konu 14129 ada 22 parsel sayılı taşınmazın, anılan Kanunun yürürlük tarihi olan 07.09.2016 tarihi ve öncesinde kullanımsız olması nedeniyle hakkında kullanıcı tespiti yapılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı belirlenerek bu parsel hakkındaki isteminin kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve dolayısıyla tarafların bu hususlara yönelik istinaf başvurularının yerinde olmadığı, davacı vekilinin, davacı lehine eksik yargılama gideri ve eksik vekalet ücreti hükmedildiğine ve aleyhine fazla vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedildiğine yönelik istinafına gelince; her ne kadar davada her iki tarafın da kısmen haklı çıkması durumunda yargılama giderlerinin haklı çıkma oranına göre taraflar arasında paylaştırılacağı hükmü, yargılama harçları için geçerli olmayıp, davanın reddi hariç harç daima davalıya yükletilebilecek olmakla birlikte, davacının davası dava konusu taşınmazlardan 14129 ada 22 parsel yönünden tamamen reddedilmiş olup, bu parsel yönünden davalılar yalnızca ... ve ... olduğundan ve bu davalılar ile diğer davalı gerçek kişiler arasında bu parsel yönünden dava arkadaşlığı bulunmadığına göre bu parsel ve anılan davalılar yönünden davacının davası bağımsız bir dava niteliğinde bulunduğundan, reddedilen bu dava yönünden hükmün 6 nolu bendinde davacı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi, davacının davasının kısmen reddi nedeniyle davalılar ... ve ... vekili yararına ve davacı aleyhine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 31/son. maddesine göre takdiren belirlenen 300,00 TL vekalet ücretinin fazla olduğu ve ayrıca davacının kabul edilen taşınmazlar yönünden adlarına kullanıcı tespiti bulunan davalılar aleyhine aynı yasal düzenleme doğrultusunda 800,00 TL vekalet ücretinin eksik olduğuna ilişkin istinafının yerinde olmadığı; yine davası kabul edilen müdahil Hazine yararına Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesine göre vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmekle birlikte olup, hükmün 10 nolu bendinde hazine yararına hükmedilen vekalet ücretinden davacının da sorumlu tutulması ise davacının davasının 14129 ada 22 nolu parsel yönünden reddi nedeniyle davalı hazine yararına hükmedilen vekalet ücreti olup bu sebeple yerinde olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davacı vekilinin, bir kısım davalılar vekili Av. ... ve bir kısım davalılar vekili Av. ...'un istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 3. Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6745 sayılı Kanunla 6292 sayılı Kanuna eklenen Geçici 5 inci madde kapsamında 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 Sayılı Kanun. 3402 Sayılı Kanun. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili ile davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenler davalılar ..., ... vekili, davacı ... vekilinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4451, K. 2024/6949, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-4451-e-2024-6949-k-195e1a3dcfee