Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5624 E. 2024/9178 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5624
Karar No
2024/9178
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/420 Esas, 2023/1058 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/695 E., 2020/627 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili, duruşma istemsiz olarak asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.12.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA 1.Davacı-birleşen davada davalı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine davalı tarafından Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2015/12426 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığını, takibe dayanak bononun sahte olduğunu, bonoda müvekkiline atfen atılı imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline ve alacağın %20'si oranından tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ... Paz. A.Ş. arasında hukuk müşavirliği ve danışmalık ilişkisi bulunduğunu, ihbar olunan ... Pazarlama A.Ş. ve ... Yapı ... Ltd. Şti. temsilcilerinin müvekkili ile görüşerek ... A.Ş.'nin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/1247 E. sayılı dosyasında hukuk müşavirliği ve danışmanlığı görevi alması konusunda anlaştıklarını, görüşmeler sırasında davalı ... ile de şirketin danışmalık ilişkisinin bulunduğu ve anılan dosyada birlikte danışmalık hizmeti verilmesinin talep edildiğini, danışmanlık ücreti karşılığı ... A.Ş. ile grup şirketi olan ...... Ltd. Şti.'nin keşideci olduğu, ... A.Ş. yetkilisi ...'ın lehtarı bulunduğu, son olarak davalı ...'in ciranta olduğu 05.11.2009 keşide tarihli 600.000,00 USD bedelli ilk bononun müvekkiline teslim edildiğini, davalının, müvekkili ...'ı hukuki müşavirlik ücreti konusunda yanılttığını, davalının, müvekkiline danışmanlık ücretinin şirket tarafından ödenmeyeceğini, ciranta olması sebebi ile kendisinin mağdur olacağını, şirketin, alacağı kendisine temlik edeceğini, kendisinin müvekkili ...'a danışmanlık ücretini de ödeyeceği konusunda inandırdığını, ... A.Ş. ile Necmettin arasındaki 23.08.2010 tarihli 681.378,00 TL bedelli temlik sözleşmesinin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/659 E. sayılı dosyasına davalı tarafından ibraz edildiğini, akabinde davalının 29.03.2011 keşide tarihli, keşidecisi davalı ..., lehtarı müvekkili ... olan 600.000,00 USD bedelli, alacaklı ve vade kısmı boş bonoyu tanzim etmek suretiyle müvekkiline teslim ettiğini, davalının, ciranta olduğu ilk bononun iadesini istediğini, müvekkilinin alacağını garanti altına almak için bonoyu iade etmediğini, kararlaştırılan bedel ödendiğinde davalının cirosunu iptal ederek ... A.Ş.'ye iade edeceğini taahhüt ettiğini, müvekkilinin danışmanlık hizmetini yerine getirmek için akademisyenlerden mütalaa alarak, emsal kararları şirket avukatlarına ileterek, davanın bir kısmının ... A.Ş. lehine sonuçlanmasına yardım ettiğini, davalının temlik temlik sözleşmesi çerçevesinde ... Şeker Fab.A.Ş. aleyhine icra takibi başlatarak 3.195.457,50 TL tahsilat sağlamasına rağmen davaya konu senet nedeniyle ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dava konusu senedin sahte olarak düzenlenip müvekkiline verildiği şüphesi bulunduğunu, müvekkilince senedin diğer unsurları tamamlanarak kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe konulduğunu, davalı ...'in imzaya itirazı üzerine Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/589 E. sayılı dosyasında senetteki imzanın ...'in eli ürünü olmadığı gerekçesiyle imzaya itirazın kabulüne karar veriliğini, müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatı ve para cezasına hükmedildiğini, davaya konu bono müvekkilinin hukuki müşavirlik hizmetine karşılık verilmesine rağmen müvekkilince ücret tahsil edilemediğini, ihbar olunan ... A.Ş.'nin davalıya teslim edilen temlik belgesi ile müvekkiline verdikleri senedin iadesini istediğini, müvekkilinin alacağını tahsil edememesi sebebi ile bonoyu iade etmediğini, Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/589 E. sayılı dosyasında müvekkili aleyhine hükmedilen icra tazminatının davalı ...'a temlik edildiğini, bu sebeple anılan kişiye karşı da husumet yöneltildiğini ileri sürerek 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin son fıkrası uyarınca Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/589 E. sayılı dosyasında müvekkili aleyhine hüküm altma alınan tazminat ve para cezasının tahsilinin açılan bu dava sonuna kadar ertelenmesine ve dava sonucunda tazminat ve para cezasının kaldırılmasına karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 600.000,00 USD'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... Arslan vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davanın esası ile ilgisinin olmadığını savunarak davanın husumetten reddini istemiştir. 4.İhbar olunan ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. vekili beyan dilekçesinde, müvekkili şirketler ile ... arasında 07.11.2009 tarihli danışmanlık sözleşmesi yapıldığını, sözleşmede kararlaştırılan alacağa karşılık danışmanlık alınan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/115E. sayılı dosyasında dava konusu olan müddeabihin bir kısmının ...'e temlik edildiğini, temlik sözleşmesine konu ödemenin yapıldığını, buna rağmen ...'in 600.000,00 USD bedelli bonoyu kendilerine iade etmediğini, ... ile sözleşmenin ibrasına yönelik ibranameyi ve teminat senedini de kendilerine iade etmediğini, ... ile ... arasında 600.000,00 USD karşılığı hukuki danışmanlık ve müşavirlik anlaşmasının yapıldığını bildiklerini, ...'a ödenecek bedelin garantisi olması için teminat senedi düzenlenerek ...'a teslim edildiğini, ...'in bu senet dışında bir başka bonoyu da düzenleyerek ...'a verdiği husunun bilgileri dahilinde olduğunu, ...'in temlik sözleşmesi ile alacağını tahsil etmesine rağmen, ...'a borcunu ödemediğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, asıl dava yönünden; kesinleşen ceza Mahkemesi kararı ile takip ve dava konusu 29.03.2011 keşide tarihli senedin davacı ...'in "Kendisi tarafından keşide edilmemekle birlikte, imzası kendisine ait olmayan, önceden hazırlanmış senedi katılana vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği"nin maddi vaka olarak belirlendiği, ceza yargılaması ile kesinleşen maddi olgu hukuk hakimini de bağlayacağından ve herkes dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğundan, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağından davacı ...'in kendi eylemine dayalı olarak açtığı menfi tespit davasının reddi gerektiği, asıl davada Mahkemelerince verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığı, İcra takibi icra mahkemesinin tedbir kararı ile durdurulduğundan tazminat koşullarının oluşmadığı değerlendirilerek davacının tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği, Birleşen dava yönünden; davacı ... ile davalı ... arasında doğrudan bir hizmet ilişkisi veya vekalet ilişkisi bulunmadığı, dava dışı ... A.Ş. ile davalı arasında 07.11.2009 tarihinde danışmanlık hizmet sözleşmesi imzalandığı, davacı ...'ın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada danışmanlık hizmeti verdiğinin dava dışı ... A.Ş.'nin Ankara 30. Noterliğinden düzenlettiği ihtarname ile sabit olduğu, ihtarnamede; davacı ...'tan danışmanlık hizmeti alındığının ikrar edildiği, davalının ceza yargılamasındaki ifadelerinin de davacının ...'tan danışmanlık hizmeti alındığını doğruladığı, dava dışı ... A.Ş. ile davalı ... arasında imzalanan 10.05.2010 tarihli ivazlı temlik sözleşmesi ile davalı ...'in danışmanlık hizmeti ücretinin alacağın bir kısmının temliki suretiyle ödeneceği kararlaştırılmış olup aynı tarihli ek sözleşme ile de davacıya ödenecek 600.000,00 USD'nin temellük eden davalı ...'ce ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu durumda davalının, davacıya ödenecek danışmanlık ücretini üstlendiği, alacaklı konumdaki davacı davalı ...'ce verilen sahteliği belirlenen senedi kabul etmek suretiyle dava dışı ... A.Ş.'den olan alacağının davalıya nakline izin verdiği, davacı ...'a ciro edilerek verilen ve sahte olmayan 05.11.2009 keşide tarihli senetteki tutarda 600.000,00 USD olup, davacının danışmanlık ücretinin 600.000,00 USD olarak kararlaştırıldığını ispatladığı, netice de davacının, dava dışı ... A.Ş.'ye verdiği danışmanlık hizmetinden doğan 600.000,00 USD alacağın davalı tarafça üstlenildiği, birleşen dosya davalısı İsmail Arslan, Ankara 1. İcra Mahkemesinin 2015/589 E., 2016/79 K. sayılı 11.02.2016 tarihli kararı ile hükmedilen kötü niyet tazminatı ve para cezası yönünden verilen kararda tazminatı temlik alan sıfatı ile davada yer aldığından, 2004 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin son fıkrasına göre Mahkemelerinde verilen kararın kesinleşmesi ile para cezası ve kötü niyet tazminatı kendiliğinden kalkacağından, birleşen dava da dava değeri alacak tutarı olan 600.000,00 USD olarak gösterilip, icra mahkemesince verilen para cezası ve tazminat tutarı dava değerine dahil edilmeden ve harçlandırılmadan dava açıldığından, temlik alacaklısı ... aleyhine takdiren vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine, davacı ve davalının tazminat taleplerinin reddine, birleşen davanın kabulü ile 600.000,00 USD'nin 01.08.2014 tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, Ankara 1. İcra Mahkemesinin 2015/589 E., 2016/79 K. sayılı kararı ile hükmedilen 329.736,00 TL kötü niyet tazminatı ve 164.868,00 TL para cezasının 2004 sayılı Kanun'un 170 nci maddesinin son fıkrası uyarınca kaldırılmasına, 23.03.2016 tarihli celse 5 nolu ara kararı ile Ankara 1. İcra Mahkemesinin 2015/589 E. sayılı dosyasında verilen kararda hükmedilen kötü niyet tazminatı ve para cezasına yönelik verilen tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen davada davalı ... vekili, davalı-birleşen davada davacı ... vekili ve İsmail Arslan vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/548 E. sayılı dosyasının incelenmesinde, müdahilin ..., sanığın ... olduğu, sanık ...'in şirket yetkilileri ile birlikte katılanın bürosuna gelerek Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan bir dosyaya ilişkin hukuki danışmanlık vermesini istedikleri, taraflar arasındaki anlaşma sonrası alacaklısı Lütfi Telat Sam olan 600.000,00 USD bedelli bononun son hamil olan ... tarafından 05.11.2009 tarihinde keşide edilerek ...'a verildiği, katılanın danışmanlık hizmeti vermeye başladığı, sanığın katılanın bürosuna sık sık giderek bu senedin ödenmeyeceği, şirketin borca batık olduğu konusunda ikna ederek, 29.03.2011 keşide tarihli 600.000,00 USD bedelli senedi katılana kendisi imzalamış görüntüsü ile verdiği, birinci senedin katılanda kaldığı, sanığın temlik edilen alacağı icra yolu ile tahsil etmesine rağmen, tahsil ettiği bu paradan katılan ...'ın 600.000,00 USD'lik hukuki danışmanlık ücretinin ödenmesi gerekirken ödenmediği, bunun üzerine katılan tarafından ikinci senedin takibe konulduğunun açık olduğu, katılan ...'ın hukuki yardım karşılığı sanıktan alacağına karşılık 05.11.2009 keşide tarihli 600.000,00 USD bedelli senedi aldığı, sanığın ikna etmesi sonucu 29.03.2011 keşide tarihli senedi aldığı, dolayısıyla ikinci senedin doğan borç ilişkisine karşılık alındığının açık olduğu, sanığın, katılana kendisinin imzalamadığı ikinci senedi vermek suretiyle hakkında daha sonra yapılacak icra takiplerini engellemeye çalıştığı, böylece sanığın kendisi tarafından keşide edilmemekle birlikte kendisine ait olmayan, önceden hazırlanmış senedi katılana vermek sureti ile resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediğinin kabulü ile sanık ...'in unsurları oluşmayan dolandırıcılık suçundan beraatine, resmi evrakta sahtecilik ve şantaj suçlarından mahkumiyetine karar verildiği, kararın 25.12.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı-birleşen davada davalı ... vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin kararı, asıl davada davalı ... vekili asıl davaya ilişkin kararı sadece tazminat yönünden katılma yoluyla temyiz etmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, menfi tespit, birleşen dava alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı-birleşen davada davalı ... vekilinin asıl ve birleşen davaya ilişkin, asıl davada davalı ... vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 18.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5624, K. 2024/9178, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5624-e-2024-9178-k-10f0fcff3319