Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4144 E. 2024/7877 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4144
- Karar No
- 2024/7877
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/255 E., 2022/436 K. DAVA TARİHİ : 21.02.2019 KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararınınkaldırılarak yeniden hüküm tesisine, davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Gerze (Sinop) Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/36 E., 2021/300 K. Taraflar arasında kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisine ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava; kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Davacı ... İdaresi; Sinop ili Dikmen ilçesi Dumanlı köyünde kain eski 1058 parsel yeni 1141 ve 1142 parsel sayılı taşınmazların 2017 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bulunduğunu, dava konusu parsellere 1981 yılında davalılar adına tapu kaydı oluşturulduğunu, davalılardan ...'ın Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/85 Esas sayılı dosyasıyla dava konusu parseller üzerinde bulunan "orman sayılan yerlerdendir" şerhinin kaldırılmasını talep ettiğini, bu davanın yargılamasında alınan bilirkişi raporunda dava konusu parsellerin tamamının orman sayılan yerlerden olduğunun tespitinin yapıldığını, söz konusu orman parselleri üzerinde Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü tarafından belirtme şerhinin bulunduğunu belirterek davalılar adına kayıtlı taşınmazların tapularının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline, ayrıca Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü tarafından konulan şerhin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu parsellerin orman ve orman sayılan yerlerden olmadığı, orman olmadığı için davacı ... Genel Müdürlüğü'nün tapu kaydındaki şerhin terkini açısından aktif dava ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ... İdaresi; bilirkişi raporunun çelişkili olduğu, dava konusu yerde 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu yapıldığı ve kesinleştiği, bu çalışmaya göre dava konusu parsellerin orman sayılan yerler arasında kaldığı, davalı tarafların her biri için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin hukuken doğru olmadığı iddiasıyla kararı istinaf etmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesince; orman bilirkişi raporu, eki, harita ve krokiler ile dosya kapsamına göre çekişmeli 1142 ve 1141 parsel sayılı taşınmazların tamamının, kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı, davacının kesinleşen tahdide dayalı olarak açtığı davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacı ... İdaresinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahmemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı ...; 1141 ve 1142 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 7 nci maddesine göre belirtme şerhi konulmuş olduğu, şerhin kaldırılmasının hatalı olduğu, dava konusu parsellerin eski tarihli hava fotoğraflarında ormanlık alanda kaldığının tespit edildiği, taraflarınca yapılan değerlendirmelerde söz konusu hava fotoğraflarında dava konusu parsellerin orman sayılmayan alana isabet ettiği iddiasıyla kararı temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.