Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3704 E. 2024/7811 K. – Tescil
Konu: Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3704
- Karar No
- 2024/7811
- Karar Tarihi
- Konu
- Tescil
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/4 E., 2015/166 K. Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar; Aydın ili Karacasu ilçesi Geyre kasabası Yarbaşı mevkiinde bulunan 30 dekar miktarındaki taşınmazın kadastro tespitinden sonra 20 yılı aşkın süreyle muris ...'in ölümü ile ve taksim sonucu mirasçılarından ..., ... ve ... tarafından zilyet olarak kullanıldığını, imar-ihya edilerek kültür arazisi haline dönüştürülmüş bir arazi olduğunu belirterek dava konusu taşınmazın 1/3 hisseler oranında adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar vekilleri; davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 09.03.2010 tarihli ve 2006/1 Esas, 2010/38 Karar sayılı kararla; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Aydın ili Karacasu ilçesi Geyre Belediyesi Yarbaşı mevkiinde bulunan 11.03.2008 tarihli fen bilirkişisi rapor ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 52.844,41 m2 miktarındaki taşınmazın davacılar ..., ... ve ... Karakaya adına 1/3'er payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hükmün, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.06.2011 tarihli ve 2011/8197 Esas, 2011/8184 Karar sayılı ilamıyla; ".... mahkemece, öncelikle dava konusu taşınmaz ile komşu parsellere ilişkin kadastro tespit tutanak örnekleri, kesinleşen orman kadastrosuna ait tüm tutanaklar ve haritası ile eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ve fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmelidir. Yukarıda açıklanan araştırma sonucu taşınmazın seri bazında yapılan ve kesinleşen devlet ormanlarının dışında kaldığının saptanması halinde bu kez eski tarihli memleket haritası, orman sınır nokta ve hatlarının işlenmiş olduğu hava fotoğrafları ve amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; .... öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazın eğimi krizimetre yardımı doğru bir şekilde belirlenmeli, öncesinin fundalık olması nedeniyle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 nci maddesine göre "tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaçcık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılacağı", 6831 Sayılı Kanun'un 1/j maddesinin karşı kavramından maki ve fundalıklarla örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu hukuken ve bilimsel olarak ve H.G.K.nun 15.11.2000 tarih ve 2000/20-1663/1694 ve 14.03.2001 tarih 2001/20-214-239 ve 02.05.2007 gün 2007/20-237-237 sayılı kararında ve 20. Hukuk Dairesinin konu ile ilgili tüm kararlarında ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P ve 26/j maddeleri gereğince eğimi % 12'nin üzerinde olan maki ve fundalıklarla örtülü yerlerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyacağından bu tür yerlerin orman sayılacağı, bu nedenle taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı, davaya konu taşınmazın 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince "herhangi bir nedenle orman kadastro sınırı dışında kalmış orman" olması nedeniyle Orman Yönetimince orman sınırı içine alınabileceği göz önünde bulundurulmalı, toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, Aydın ili Karacasu ilçesi Geyre kasabası Yarbaşı (Kızılyarbaşı) mevkiinde bulunan 24.06.2015 havale tarihli bilirkişi heyet raporu ve ekinde bulunan krokide (C1) harfi ile gösterilen 5050,90 m2 miktarındaki taşınmaz, (D1) harfi ile gösterilen 2661,55 m2 miktarındaki taşınmaz ile (E1) harfi ile gösterilen 9305,16 m2 miktarındaki taşınmazın davacılar ..., ... ve ... Karakaya (mirasçıları ... ve ...'nın miras hisseleri oranında) adına 1/3 er payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davalı ... Beledile Başkanlığından alınmasına,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğineDosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi