İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1042 E. 2025/295 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/1042
- Karar No
- 2025/295
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2019/1042 KARAR NO:2025/295 DAVA: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 18/12/2019 ÜYEYE TEVDİ TARİHİ: 04/09/2023 HEYETE TEVDİ TARİHİ: 30/10/2024 KARAR TARİHİ : 09/04/2025 Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesi ve 07/02/2020 tarihli döküme ilişkin dilekçe ile 27/02/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı olarak bu dilekçede belirtilen şekilde davacı ------- maddi zararlarının ve bütün davacıların ise bu dilekçelerde belirtilen şekilde manevi zararlarının olduğu ve davalıların sorumlu oldukları ileri sürülerek davacı -------- yönünden belirsiz alacak davası olarak şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; bütün davacılar yönünden ise toplam 500.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiş olup, dava dilekçesindeki başlıkta yer alan ''İhtiyati Tedbir Taleplidir'' ibaresine açıklık getirilmesi yönünden tensiben alınan 12 nolu ara karar doğrultusunda ibraz edilen dilekçelerle ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu belirginleştirilerek sonuçta trafik kazasına karışan----- plakalı araçların kaydı ile davalı-gerçek şahısların adına kayıtlı mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulması talep ve dava edilmiştir.Davalı -------- Vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:''... AÇIKLAMALAR:Cevap dilekçemizin sunumudur. USULE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR 1.MÜVEKKİL ŞİRKETE USULÜNE UYGUN BAŞVURU YAPILMAMIŞTIR. 6704 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca zarar gören, dava ikame etmeden veya tahkim yoluna müracaat etmeden evvel sigorta şirketine yazılı olarak müracaat etmekle yükümlüdür. İlgili kanun maddesi aşağıda yazmaktadır: “MADDE 97- Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.”Açıkça görüleceği üzere başvuru usule uygun olarak yapılmamıştır. Müvekkil şirketin gerekli araştırmayı yapması kasten engellenmiştir. HMK 114 vd uyarınca dava şartı noksanlığından huzurdaki başvuru usulden reddedilmelidir. ESASA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR 2.POLİÇE VE TEMİNAT LİMİTİNİN BELİRTİLMESİ:Başvuru dilekçesinde bahsi geçen -----tarihli kazaya karıştığı belirtilen,----plakalı araç, müvekkil şirkete ---- tarihleri arasında geçerli olmak üzere ------ -----kaza sigortası kapsamındaki poliçe teminat limiti 250.000 TL’dir. ------ teminatın limitine dahil maluliyet halleri ve bunların sebep olduğu maluliyet oranları gösterilmektedir. Bahsi geçen kaza sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene içinde maluliyetine sebep olmuşsa tıbbi tedavinin bitmesine ve maluliyetin kesin olarak tespit edilmesine müteakip daimi maluliyetin sigorta bedeli ------ gösterilmiş olan mündemiç nisbetler dahilinde kendisine ödenecektir.Bu bilgiler ışığında başvuranın sürekli sakatlığa ilişkin olan tazminat talebi yukarıda açıklanmış ve amir mevzuatta münderiç nispetler doğrultusunda belirlenmiş bir oran olmadığından belirlenmiş olan bu oranın poliçe teminatı kapsamında olamayacağından tazminatın belirlemesinde hiçbir şekilde esas alınamaz.Teminat limitini bildirmemiz hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, manevi tazminat kayıtsız şartsız ödenecek bir meblağ da değildir. Başvuranın zararını ve müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir. Ayrıca müvekkil sigorta şirketi tarafından yapılmış olan ---- ------olup maddi zarara ilişkin taleplerin öncelikle --------- karşılanması gerekmektedir.Huzurdaki başvuruya konu kaza sebebiyle doğacak sorumluluğumuz; ikinci derecede bir sorumluluktur ve ---- teminat limitlerinin tükenmesi halinde söz konusu olacaktır. ------ poliçesi arasındaki ilişkinin sıralı sorumluluk olduğu hususu aşağıdaki ---kararında yer bulmuştur:“Anılan Yasanın 19 /son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla ----- ve varsa ----sigortasına başvurulur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, SIRALI BİR SORUMLULUK DÜZENLEMİŞTİR. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu /----- kapsamında ise, bu aracın trafik veya ---- sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. Buna göre, somut uyuşmazlıkta sıralı sorumluluk ilkesi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.-------- Başvurunun ilk olarak ----- yapan sigortacıya yönlendirilmesi ve zararın trafik poliçesinden karşılanması, ---- teminat limitlerinin tüketilmesi halinde ise karşılanmamış bakiye zarar kalması halinde müvekkil şirkete başvurulması gerekmektedir. 3.HİÇBİR ŞEKİLDE DAVAYI KABUL ANLAMINA GELMEMEKLE BİRLİKTE MANEVİ TAZMİNAT TAKDİRİ YARGITAY UYGULAMALARI ESAS ALINARAK YAPILMALIDIR.------- Kararında denildiği gibi: “Manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Ceza değildir; çünkü davacının menfaati düşünülmeksizin, sorumlu olana hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük değildir. Hakimin manevi tazminat miktarını tayin ederken, Borçlar kanununu 43 ve 44 üncü maddelerindeki kuralları, "özel hal ve şartları" takdir ederken kıyasen uygulaması, kusursuz sorumluluk hallerinde ve olayda kusur bulunmadığı takdirde, kusurun dışında kalan amilleri, alelıtlak kusurun mevcudiyeti halinde ise kusur da dahil bütün faktörleri takdirine mesnet yapması gerekir.”Tüm bu sebeplerle başvurunun poliçe teminatı kapsamında olmaması sebebiyle reddini talep ediyoruz. 4.KUSUR VE MADDİ HASAR DURUMUNUN TESPİTİ GEREKMEKTEDİR. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. Maddelerine uyarınca Müvekkil Şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan doğan maddi tazminat sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde teminat limit dahilinde söz konusudur. Diğer bir anlatım ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene ve dolayısıyla sigortacıya düşen bir sorumluluk da yoktur.Dosyada öncelikle kusur tespiti yapılmalıdır. Kusur tespitinin yapılabilmesi için kusur bilirkişisine gönderilmesini talep ediyoruz. 5.TAZMİNAT HESAPLAMASI AKTÜER SIFATINA SAHİP BİLİRKİŞİLER TARAFINDAN ------ÇERÇEVESİNDE YAPILMALIDIR. Bir an için dahi kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer herhangi bir tazminat sorumluluğumuz doğacak ise, yapılacak olan bilirkişi incelemesi, ------ yayınlanmış olan Aktüerler Yönetmeliği uyarınca aktüer sıfatına sahip bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek yapılmalıdır. 5.BAŞVURANINI DOSYAYA SUNMUŞ OLDUĞU MALULİYET RAPORU FERDİ KAZA SİGORTASI GENEL ŞARTLARI UYARINCA HAZIRLANMAMIŞTIR.Müvekkil şirket nezdinde düzenlenen poliçede açıkça belirtildiği üzere bu poliçeye Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları uygulanır. Zorunlu Kaza Koltuk Sigortası, A.3,2. Sakatlık Teminatı bölümünde, “Sigortalının kaza tarihinden itibaren iki yıl içinde sakatlığına yol açtığı takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve sakatlığın kesin olarak tespiti sonucunda, sakatlık tazminatı aşağıda belirtilen oranlar dâhilinde kendisine ödenir.” Şeklinde düzenlendiği bilinmektedir.Bir bacağın dizden aşağısının tamamen kaybı 40Zorunlu Kaza Koltuk Sigortası kapsamına giren durumlar aşağıda belirtilmiştir.İki gözün tamamen kaybı 100İki kolun veya iki elin tamamen kaybı 100İki bacağın veya iki ayağın tamamen kaybı100Bir kol veya bir el ile beraber bir bacağın veya bir ayağın tamamen kaybı100Genel felç 100Şifa bulmaz akli denge bozukluğu100Sağ SolKolun veya elin tamamen kaybı 60 50Omuz hareketinin tamamen kaybı25 20Dirsek hareketinin tamamen kaybı 20 15Bilek hareketinin tamamen kaybı 2015Baş parmak ile işaret parmağının tamamen kaybı 30 25Baş parmak ile beraber işaret parmağından başka bir parmağın tamamen kaybı 25 20İşaret parmağı ile beraber baş parmaktan başka bir parmağın tamamen kaybı 20 15Baş ve işaret parmaklarından başka üç parmağın tamamen kaybı 25 20 Yalnız baş parmağın tamamen kaybı 20 15Yalnız işaret parmağının tamamen kaybı15 10Yalnız orta parmağın tamamen kaybı 10 8Yalnız yüzük parmağının tamamen kaybı 8 7Yalnız küçük parmağın tamamen kaybı 7 6 Bir bacağın dizden yukarısının tamamen kaybı50 Bir bacağın dizden aşağısının tamamen kaybı 40Bir ayağın tamamen kaybı 40 Bir ayağın -bütün parmaklar dahil- kısmen kesilmesi30 Bir kalçanın hareketinin tamamen kaybı 30 Bir dizin hareketinin tamamen kaybı 20 Bir ayak bileği hareketinin tamamen kaybı 15 Bir ayak baş parmağının tamamen kaybı 8 Kırılan bir bacağın iyi kaynamaması 30 Kırılan bir ayağın iyi kaynamaması 20 Kırılan bir diz kapağının iyi kaynamaması20 Bir bacağın 5 santimetre veya daha fazla kısalması 15 Bir gözün tamamen kaybı veya iki gözün görme gücünün yarı yarıya kaybı 25Her iki kulağın tamamen sağırlığı 40 Bir kulağın tamamen sağırlığı10 Kırılan alt çenenin iyi kaynamaması 25 Bel kemiğinin belirgin bir eğilme nedeniyle hareketsizliği 30 Göğüs kafesinde sürekli şekil bozukluğu yapan kaburga kırıklığı 10 Söz konusu ----- açısından dava dosyasına konu olan trafik kazasında yaralanan ---- maluliyet halinin tespiti için------ bölümünde yer alan liste açısından değerlendirme yapılıp söz konusu maluliyetin ---- kapsamında yer alıp almadığına ilişkin tespit yapılmalıdır. TAMAMEN DAVACININ TALEBİ ÜZERİNE SUNULAN, AMİR MEVZUATA AYKIRI OLARAK DÜZENLENMİŞ VE HERHANGİ BİR RESMİ GEÇERLİLİĞİ OLMAYAN BİR RAPORA GÖRE UYUŞMAZLIK KONUSU OLAY BELİRLENEMEZ. Davacının sunmuş olduğu rapor dayanak alınarak yapılan KALICI MALULİYET hesaplamasını kabul etmiyoruz.Usulüne aykırı yapılan başvuru neticesiyle başvurunun usulden reddi gerekmekte iken davanın görülmesi HMK hükümlerine aykırıdır. Anılan gerekçeler ile dosyanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddini, Heyetinizin aksi halde olması halinde ise Daimi Maluliyet Tazminatı bölümünde yer alan liste açısından değerlendirme yapılıp rapor sunulmasını talep ederiz Söz konusu ----- açısından dava dosyasına konu olan trafik kazasında yaralanan ----- maluliyet halinin tespiti için ----- Teminatı bölümünde yer alan liste açısından değerlendirme yapılıp söz konusu maluliyetin----ı kapsamında yer alıp almadığına ilişkin tespit yapılmalıdır.Tamamen davacının talebi üzerine sunulan, amir mevzuata aykırı olarak düzenlenmiş ve herhangi bir resmi geçerliliği olmayan bir rapora göre uyuşmazlık konusu olay belirlenemez. Davacının sunmuş olduğu rapor dayanak alınarak yapılan KALICI MALULİYET hesaplamasını kabul etmiyoruz.Usulüne aykırı yapılan başvuru neticesiyle başvurunun usulden reddi gerekmekte iken davanın görülmesi HMK hükümlerine aykırıdır. Anılan gerekçeler ile dosyanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddini, Heyetinizin aksi halde olması halinde ise Daimi Maluliyet Tazminatı bölümünde yer alan liste açısından değerlendirme yapılıp rapor sunulmasını talep ederiz 6.MÜTERAFİK KUSUR DURUMU GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMALIDIR.Toplanan delillerle beraber kazazedenin gerekli güvenlik tedbirlerini almadan ve kontrolsüzce yola çıkarak trafiği tehlikeye düşürmesi, kazanın meydana gelmesine sebep olması nedeniyle müterafik kusur durumunun mevcudiyeti kabul edilmeli ve belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Bu nedenle belirtilen hususlar doğrultusunda başvuranın müterafik kusurunun araştırılmasını talep etmekteyiz. 7.FAİZ HATALI TALEP EDİLMİŞTİR.Şikayete konu uyuşmazlık tamamen “haksız fiil”den kaynaklanmaktadır. Haksız filden kaynaklanan taleplerde de uygulanacak ancak kanuni faiz olacaktır. Kaldı ki halefiyet gereği sigortalı aracın özel araç olması durumunda müvekkil şirketin, sigortalısının sorumlu olduğu yasal faizden sorumlu olacağı hususu tartışmasızdır.Bu konuda ------ sayılı kararında konu irdelenmiş ve sigortalı aracın özel araç olması durumunda sigorta şirketinin yasal faizle sorumlu olması gerektiği içtihat edilmiştir:“Olayda tam kusurlu bulunan davalı -----poliçesi ile sigortalı araç özel araç olduğundan hükmolunan tazminata yasal faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde avans faizine hükmedilmesi de doğru bulunmamıştır.”Bu nedenle talep edilen faiz talebi haksız ve hukuki mesnetten yoksun olup, faiz talebinin reddi gerekmektedir. 8.DAVACILARIN CEZA YARGILAMASI SIRASINDA ŞİKAYETLERİNDEN VAZGEÇMELERİ YA DA UZLAŞMA BİLDİRİMLERİNİN ŞİKAYETÇİ TARAFINDAN DOSYAYA SUNULMASI GEREKMEKTEDİR.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. Maddesinin 19. fıkrasında aşağıdaki hüküm amirdir:"Uzlaşma sonucunda şüphelinin ediminin def'aten yerine getirilmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmemesi halinde, 171. maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.”Sayın mahkemenizin malumları olduğu üzere, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Borcun Sona Ermesi başlıklı 166. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." hükmü amirdir. Bu itibarla; aracı sevk ve idare eden ve huzurdaki başvuruya da konu zarara sebebiyet veren sürücünün veya araç işleteninin ibra edilmiş olması; borçtan müşterek ve müteselsil sorumlu müvekkil şirketi aynı şekilde etkiler. Ceza yargılamasının da tarafı olan Başvuranın ifade tutanakları ve uzlaşma bildirimlerinin dosyaya sunulması gerekmektedir. Bu doğrultuda Sayın mahkemenizin bu hususu tetkiki ile ilgili şartların tespiti halinde davanın reddini talep ederiz. 9. DAVACININ YARGILAMA GİDERLERİ VE VEKALET ÜCRETİ TALEPLERİNİN REDDİ GEREKMEKTEDİR.Müvekkilimizin, dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerekmektedir. Bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi ile Müvekkil Şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep ederiz.......... Sonuç ve İstem:Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle; a)Başvurunun DAVA ŞARTI EKSİKLİĞİ nedeniyle reddine, b)Zararın öncelikle ---- poliçesinden karşılanmasına karar verilmesine, c)Dosyada kusur tespiti için dosyanın ----- gönderilmesine, d)Eğer esas incelemesi yapılacak ise alanında uzman bilirkişilerce poliçe tanzim tarihi uyarınca geçerli mortalite tablosu dikkate alınarak azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, e)Eğer esas incelemesi yapılacak ise Başvuru sahibinin kaza ile illiyet bağı bulunan maluliyet durumunun tespiti için yapılacak muayenesi ile ----- uygun olarak engelli sağlık kurulu raporunun alınmasına, f)USULE AYKIRI BAŞVURU NEDENİYLE MÜVEKKİL ŞİRKET TEMERRÜDE DÜŞMEDİĞİNDEN, müvekkil şirket aleyhine faize hükmedilmemesini, g)Aleyhimize hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. -----...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.Davalı ---- Vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları: ''... Konu:Cevap Dilekçemizin sunumudur. Açıklamalar:USULE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR 1. DAVACININ TALEBİNİN NET OLMASI GEREKMEKTEDİR DAVACI VEKİLİNİN SUNMUŞ OLDUĞU DİLEKÇEDE TALEP ETMİŞ OLDUĞU MADDİ ZARAR TALEBİNİN NET VE AÇIK OLMAMASINDAN ÖTÜRÜ, HER TÜRLÜ HAKKIMIZ SAKLI KALMAK KAYDIYLA, ÖZELLİKLE MADDİ ZARAR TALEBİNİN İÇERİĞİNİN AÇIKLANMASI GEREKMEKTEDİR. 2. DELİLLER SÜRESİNDE DOSYAYA SUNULMAMIŞTIR.Dava dilekçesi ekinde, dilekçede olduğu belirtilen ekler bulunmamaktadır. Dava dilekçesi tarafımıza HMK hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmemiştir. Eklerin tarafımıza tebliğ edilmesi ya da ------ yüklenmesi gerekmektedir. Savunma hakkımız kısıtlanmaktadır, haklarımızı saklı tutarak dava dilekçesine karşı cevaplarımızı süresi içerisinde sunuyoruz. Kabul anlamına gelmemekle birlikte, Sayın Mahkemeniz esastan inceleme yapacak ise, ESASA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR 1. POLİÇE VE TEMİNAT LİMİTİNİN BELİRTİLMESİ. Dava dilekçesinde bahsi geçen ------- tarihli kazaya karıştığı belirtilen ----- plakalı araç, müvekkil şirkete ---- tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- sigortalıdır. Poliçeyi bildirmemiz davayı kabul anlamında değildir.Müvekkil sigortacı şirket, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabilir. 2. KUSUR DURUMUNUN TESPİTİ GEREKMEKTEDİR.Müvekkil şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusudur. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine göre trafik sigortaları, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapılırlar. Sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluk da yoktur.Dosyada öncelikle kusur tespiti yapılmalıdır. Kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın----- gönderilmesini talep ediyoruz. 3.DOSYAYA SUNULAN MALULİYET RAPORUNA İTİRAZLARIMIZ BULUNMAKTADIR.Davacı, kaza tarihinden 2 AY sonra sağlık kurulu raporu almıştır. Davacının tazminat talebinin hesaplanmasında kullanılmak üzere yetkili bir hastaneden özür bildirir nitelikte Engelli Sağlık Kurulu Raporu alması gerekmektedir.Kaza tarihi ile rapor tarihi arasında 2 AY gibi çok kısa bir süre geçmesi nedeniyle bu kadar kısa bir süre içerisinde rapor alınmasının doğru verileri vermesinin mümkün olmadığı, hem de ------ uyarınca kazazedenin sürekli iş gücü kaybının tespiti için KAZA TARİHİNDEN İTİBAREN EN AZ 1 YILLIK SÜRENİN geçmiş olması gerekmektedir.Kabul anlamına gelmemekle birlikte Sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise, 4.MADDİ TAZMİNAT İSTEMİNE ESAS ALINACAK MALULİYET RAPORU ---------- TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİREN ÇOCUKLAR İÇİN ENGELLİLİK DEĞERLENDİRMESİ HAKKINDAKİ YÖNETMELİĞİ’NE UYGUN ALINMALIDIR. Kaza tarihinde kazazede ------15 yaşındadır.------- dosyasında vermiş olduğu 17.01.2019 tarihli güncel kararında; 01.06.2015 tarihinden sonra gerçekleşen kazalarda davacının kendi müracaatı ile almış olduğu raporun hükme esas alınamayacağını açıkça belirtmiştir: Kararın ilgili kısmı şu şekildedir: “Maluliyete ilişkin raporların kaza tarihine göre ------tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, ---- Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Hükme esas alınan maluliyet raporu davacı tarafça kişisel müracaat sonucunda tek taraflı sunulan delillerle hazırlandığından ve davalı tarafın delilleri nazara alınmadığından somut olayın şartlarına göre söz konusu sağlık kurul raporu hükme esas alınmaya yeterli değildir.” Nitekim bahsi geçen ------- kararında açıkça belirtildiği gibi davacının kişisel müracaatı üzerine; tek tarafın delilleri incelenerek hazırlanan maluliyet raporu esas alınarak hüküm kurulması hatalıdır. Davacının trafik kazası sebebi ile (illiyet bağı) bir maluliyetinin oluşup oluşmadığının belirlenmesi amacıyla; davacının --------- yayımlanarak yürürlüğe giren Çocuklar için Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak rapor alınması için iyileşme süreci tamamlandıktan sonra, ikamet ettiği ildeki Çocuklar için Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak rapor vermeye yetkili Üniversite Hastanesine sevkine karar verilmesini ve evrak üzerinden değil, bizzat davacı üzerinden inceleme yapılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerden dolayı davacının trafik kazası sebebi ile (illiyet bağı) bir maluliyetinin oluşup oluşmadığının belirlenmesi amacıyla; başvuranın Çocuklar İçin Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik usul ve esaslarına uygun olarak rapor alınması ve bizzat başvuran üzerinden değerlendirme yapılması için ikamet ettiği ildeki yetkili Üniversite Hastanesine sevkine karar verilmesini talep ediyoruz. 5.GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK VE TEDAVİ GİDERİ TAZMİNATI POLİÇE KAPSAMINDA DEĞİLDİR. ------ göre geçici iş görmezlik ,bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığı açıkça belirtilmiştir. -----, amir mevzuattır.----, trafik kazası sonucu meydana gelen zararlarda -------- poliçesi kapsamında giren teminat türleri(Madde A.5. b) Sağlık Giderleri Teminatı ve c) Sürekli Sakatlık Teminatı) açıkça sayılmıştır. Buna göre zarar gören, sürekli sakatlık hali durumunda iki teminat kapsamında zararının giderilmesini ilgili kurumlardan talep edebilecektir. İlgili maddeler aşağıda belirtilmektedir.“Madde A.5. b) Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı ------Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ----- sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir. c) Sürekli Sakatlık Teminatı: Üçüncü kişinin sürekli sakatlığı dolayısıyla ileride ekonomik olarak uğrayacağı maddi zararları karşılamak üzere, bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisinin tamamlanması sonrasında yetkili bir hastaneden alınacak özürlü sağlık kurulu raporu ile sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan bakıcı giderleri bu teminat limitleri ile sınırlı olmak koşuluyla sürekli sakatlık teminatı kapsamındadır. Söz konusu tazminat miktarının tespitinde sakat kalan kişi esas alınır”İlgili maddenin lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere sigorta şirketinin ve ------- hesabının bu teminat kapsamında sorumluluğunun sona erdiği açıktır. 6. TAZMİNAT HESAPLAMASI AKTÜER SIFATINA SAHİP BİLİRKİŞİLER TARAFINDAN -----------GENEL ŞARTLARINA ÇERÇEVESİNDE YAPILMALIDIR.Bir an için dahi kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer herhangi bir tazminat sorumluluğumuz doğacak ise, yapılacak olan bilirkişi incelemesi, ------ yayınlanmış olan Aktüerler Yönetmeliği uyarınca aktüer sıfatına sahip bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek yapılmalıdır. 7. MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNDEN SİGORTA ŞİRKETİ SORUMLU DEĞİLDİR. ------ uyarınca manevi tazminat talepleri teminat dışıdır. Bu nedenle müvekkil sigorta şirketinin teminat dışı kalan manevi tazminat talebi ile sorumluluğu bulunmamaktadır. 8.DAVACININ YOL GİDERİ TALEBİ DOLAYLI GİDER NİTELİĞİNDE OLUP SİGORTA TEMİNATI DIŞINDA KALMAKTADIR.------maddesi uyarınca; davacının talep etmiş olduğu yol gideri türü dolaylı masraflar sigorta teminatı dışında kalmaktadır. Bu gerekçe ile davacının bu yöndeki taleplerinin reddi gerekmektedir. 9.KAZANÇ KAYBI,GÜÇ KAYBI VE EKONOMİK GELECEĞİN SARSILMASINDAN DOĞAN ZARARLAR POLİÇE TEMİNATI DIŞINDADIR. 10.DAVACILARIN CEZA YARGILAMASI SIRASINDA ŞİKAYETLERİNDEN VAZGEÇMELERİ YA DA UZLAŞMA BİLDİRİMLERİNİN ŞİKAYETÇİ TARAFINDAN DOSYAYA SUNULMASI GEREKMEKTEDİR. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. Maddesinin 19. fıkrasında aşağıdaki hüküm amirdir:“ Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.”Sayın mahkemenizin de malumları olduğu üzere, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Borcun Sona Ermesi başlıklı 166. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." hükmü amirdir. Bu itibarla; aracı sevk ve idare eden ve huzurdaki davaya da konu zarara sebebiyet veren sürücünün veya araç işleteninin ibra edilmiş olması; borçtan müşterek ve müteselsil sorumlu müvekkil şirketi aynı şekilde etkiler. Ceza yargılamasının da tarafı olan Başvuranın ifade tutanakları ve uzlaşma bildirimlerinin dosyaya sunulması gerekmektedir. Bu doğrultuda Sayın mahkemenizin bu hususu tetkiki ile ilgili şartların tespiti halinde davanın reddini talep ederiz. 11. MÜTERAFİK KUSUR DURUMU GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMALIDIR.Toplanan delillerle beraber davacının müterafik kusur durumunun mevcudiyeti durumunda belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekmektedir.Bu nedenle belirtilen hususlar doğrultusunda davacının müterafik kusurunun araştırılmasını talep etmekteyiz. 12. FAİZ HATALI TALEP EDİLMİŞTİR. MÜVEKKİL SİGORTA ŞİRKETİ TEMERRÜDE DÜŞMEMİŞTİR.Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, uygulanacak faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve konuyu değerlendirmek için öncelikle motorlu araç işleteninin, üçüncü kişilere karşı mali sorumluluğunu yüklenen sigortacının, rizikonun gerçekleşmesi halinde ne zaman temerrüde düşeceği, önem kazanmaktadır. Dolayısıyla, faizin dava açılış tarihinden itibaren ve yasal faiz olarak işletilmesi gerekmektedir. 13. DAVACININ YARGILAMA GİDERLERİ VE VEKALET ÜCRETİ TALEPLERİNİN REDDİ GEREKMEKTEDİR.Müvekkilimizin, dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerekmektedir. Bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi gerekmektedir.......... Sonuç ve İstem :Yukarıda arz ve izah edilen ve yargılama sırasında ortaya çıkacak sair nedenlerle davanın reddini, a) Davacının talebinin net olmamasından ötürü talebin açıklattırılmasını, Sayın mahkemeniz esastan inceleme yapacak ise, a)Kusur tespiti için dosyanın ------ gönderilmesini, b)Maluliyet oranı tespiti için davacının ---- veya ---- sevkini, c)Kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, ç) Manevi tazminat talebi poliçe teminatı kapsamında olmadığından söz konusu talebin reddini, d)Yol gideri, kazanç kaybı,güç kaybı, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar dolaylı gider olduğundan söz konusu talebin reddini, e)Geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatı poliçe teminatı kapsamında olmadığından söz konusu taleplerin reddini, f)Müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, g)Müterafik kusur durumu göz önünde bulundurularak hesaplama yapılmasını, h) Kaza tespit tutanağı ve alkol raporunun tarafımıza tebliğini, ı)Aleyhimize hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 12.02.2020...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.Davalı ------ vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:''... KONU:Davaya cevaplarımızın sunulması hakkındadır. AÇIKLAMALAR:Davacılar tarafından, 27/02/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, maddi ve manevi tazminat talepli huzurdaki dava ikame edilmiş olup, yasal süresi içinde Sayın mahkemeye cevaplarımızı sunmaktayız: ÖNCELİKLE BELİRTMEK GEREKİR Kİ DAVA DİLEKÇESİNDE DAYANILAN DELİLLER TARAFIMIZA TEBLİĞ EDİLMEMİŞ OLUP İŞBU DELİLLERE İLİŞKİN HAKLARIMIZI SAKLI TUTARIZ.KUSUR DURUMUNUN TESPİTİ GEREKMEKTEDİR.Kazaya karışan araç sürücüsü müvekkil --------- kusurlu olduğu iddiası kabul edilemez. Tazminat isteminden söz edebilmek için öncelikle kusurun varlığının kesin olarak ispatlanması gerekmektedir. Bu nedenle öncelikle kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın -------- gönderilmesini talep etmekteyiz. DAVACI ------- DAVA KONUSU KAZA NEDENİYLE MALULİYETİ BULUNUP BULUNMADIĞI HUSUSU -------- KURULU TARAFINDAN “ ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ, SINIFLANDIRILMASI VE ÖZÜRLÜLERE VERİLECEK SAĞLIK KURULU RAPORLARINA İLİŞKİN MEVZUAT ” DOĞRULTUSUNDA İNCELENMELİDİR.Davalının dava konusu kazaya ilişkin kusur oranlarının belirlenmesinin yanı sıra davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti ve maluliyetin varlığı halinde dava konusu kaza ile irtibatı belirlenmelidir.------ gereğince, davacının dava konusu kaza nedeniyle -var ise- maluliyetinin tespitinde yetkili kurum ----------- tarihinde yürürlüğe giren -------- gereğince sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınır.Açıklanan nedenlerle ve yerleşik -------- kararları çerçevesinde davacının -var ise- dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen maluliyet oranının “ Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına İlişkin Mevzuat ” a göre belirlenmesi için dosyanın ------- gönderilmesini talep ediyoruz.DAVANIN KASKO ŞİRKETİ OLAN ------- İHBARI GEREKMEKTEDİR.Yukarıda da belirtildiği üzere, ----- plakalı araç, müvekkil şirket tarafından ----- kasko sigortası ile sigortalattırılmıştır. Bu sebeple ------- aracın kasko sigorta poliçe sorumlusu olup, oluşan zarardan rizikoyu üstlenen şirket olarak sorumludur. Davanın sonuçlarının doğrudan üzerinde etki doğurması olasılığı açısından davanın sigorta şirketine ihbarı gerekmektedir. Öyle ki, poliçe incelendiğinde açıkça görüleceği üzere maddi tazminat ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretini içeren hukuksal koruma da poliçe kapsamında yer almaktadır. Bu nedenle müvekkilden talep edilebilecek bir bedel de söz konusu değildir. HİÇBİR ŞEKİLDE MÜVEKKİLLERİN SORUMLULUĞUNU KABUL ANLAMINA GELMEMEK KAYDIYLA, DAVACI TARAFIN MADDİ TAZMİNAT BEDELİNE İLİŞKİN TALEBİ ARAÇ SİGORTA VE KASKO POLİÇELERİ KAPSAMINDADIR. BU SEBEPLE MADDİ TAZMİNAT TALEBİNİN TEK MUHATABI MÜVEKKİL ŞİRKET ARACININ SİGORTACISI OLAN DAVALI ------- İLE DAVANIN İHBARINI TALEP ETTİĞİMİZ KASKO SİGORTASI SORUMLUSU OLAN -----. ---- Poliçesi ile ----- da ------- ettirilmiştir. Kaza tarihinde de işbu sigortalar geçerli ve devam etmekte olup maddi-manevi tazminat bedelleri de poliçeler kapsamındadır. Burada söz konusu ödemenin ---- ve ----- talep edilmesi gerektiği açıktır. DAVACININ DAVA KONUSU KAZA NEDENİYLE ELDE ETTİĞİ GELİR VE TAZMİNATLARIN MAHSUBU GEREKLİDİR.Davacının -------- dava konusu kaza nedeni ile kurum tarafından davacı yana ödenen maluliyet nedeni ile bağlanan gelir var ise peşin sermaye değeri Sayın Mahkemeniz tarafından sorulmalıdır. Dava konusu kaza nedeni ile davacının gerçek zararının belirlenmesi için ----- tarafından davacıya yapılan ödemeler belirlenmeli ve tazminat tutarından indirilmelidir. Açıklanan nedenle, ilgili ----- müzekkere yazılmak sureti ile dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödenen maluliyet nedeniyle bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin bulunup bulunmadığı, var ise tutarının sorulmasına karar verilmesini talep ediyoruz. DAVACI ------ %56 OLARAK BELİRTİLEN MALULİYET RAPORU BELİRLEMESİ DE HATALI OLUP, MALULİYET ORANININ DA -------TARAFINDAN TESPİT EDİLMESİ GEREKMEKTEDİR. BU NEDENLE DAVACI TARAFINDAN TALEP EDİLEN GÜÇ KAYBI BEDELİNİN DE YİNE BİLİRKİŞİ RAPORU VE -------------- ALINACAK KATİ RAPOR İLE TESPİT EDİLMESİ GEREKMEKTEDİR. KABUL ANLAMINA GELMEMEK KAYDIYLA, DAVACI TARAFÇA TALEP EDİLEN MANEVİ TAZMİNAT BEDELİ FAHİŞ OLUP, MANEVİ TAZMİNATIN SEBEPSİZ ZENGİNLEŞMEYE YOL AÇMAMASI GEREKTİĞİ GÖRÜŞÜ -------- İLE AÇIKÇA ORTADADIR. MÜVEKKİLLERİN KUSUR DURUMU DA DİKKATE ALINDIĞINDA, ZENGİNLEŞMEYE MATUF MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİNİN REDDİ GEREKMEKTEDİR. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları gözönünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru geçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Ancak davacı tarafça talep edilen manevi tazminat tutarı fahiş olup, açıkça zenginleşmeye matuftur. DAVAYI KABUL ANLAMINA GELMEMEK KAYDIYLA, DAVA KONUSU TAZMİNAT “ANCAK DAVA TARİHİNDEN İTİBAREN” İŞLEYECEK “YASAL FAİZ” İLE BİRLİKTE TALEP EDİLEBİLECEKTİR.Davacılar tarafından avans faizi talep edilmişse de, Sayın Mahkemece herhangi bir tazminata hükmedilmesi halinde söz konusu tazminata yasal faiz işletilmelidir. Nitekim --------- göre de trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin davalarda yasal faize hükmedilmesi gerekirken, avans faize hükmedilmesi bozma sebebidir. ---------Karar sayılı güncel ilamı ile; “Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekilince dava dilekçesinde kaza tarihinden itibaren avans faizi talep edilmiş, Mahkemece de davalı ... yönü ile yasal faize, davalı ... şirketi yönü ile avans faizine hükmedilmiştir. Ancak somut olayda zarara neden olan araç hususi otomobil olup ticari araç değildir. Bu halde yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.” , denilerek yerel mahkeme kararını düzeltmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı müvekkiller diğer şartların varlığı halinde ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu tutulabilir. DAVACI TARAFIN İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKMEKTEDİR.6100 Sayılı Kanunun 389/1 maddesi uyarınca meydana gelecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya imkansız hale geleceği, 390/3. Maddesinde de davanın esası yönünden davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği, dosyadaki ihtiyati tedbir talebinin incelenmesinde ihtiyati tedbir istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması ve borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya hazırlanır veya benzeri işlemlerde bulunması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinde müvekkillerin temerrüde düşüp düşmediği ve borçlunun mallarını kaçırmaya, gizlemeye çalıştığına dair iddia dışında, "yaklaşık ispat"ı sağlayıcı somut delil sunulmadığı için ve dava konusunun para alacağına müstenit olması sebebiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.......... SONUÇ VE İSTEM:Yukarıda açıklanan sebeplerle; Hastane ve tedavi giderleri talebi belirli olduğundan, işbu talebin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği de gözetilerek MADDİ TAZMİNAT TALEBİN HUKUKİ YARAR YOKLUĞUNDAN REDDİNE, Müvekkil ------ ait kazaya karışan aracın kasko sigortası ile sigortalattırılmış olması nedeniyle DAVANIN ---- İHBARINA, Yukarıda açıklanan, usul ve esasa ilişkin itirazlarımızın değerlendirilerek, DAVALI MÜVEKKİLLERİN DAVAYA KONU KAZAYA İLİŞKİN KUSURLARI OLMADIĞI, KUSURLU OLDUKLARI YÖNÜNDE BİR TESPİT OLSA DAHİ MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİNİN MUHATABI DİĞER DAVALILAR İLE MÜVEKKİL ŞİRKET ARACININ SİGORTACISI OLAN DAVALI ---------DAVANIN İHBARINI TALEP ETTİĞİMİZ KASKO SİGORTASI SORUMLUSU OLAN -------- OLDUĞU HUSUSLARI DA GÖZETİLEREK DAVANIN MÜVEKKİLLER YÜNÜNDEN ESASTAN REDDİNE, Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; - Kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın ------- gönderilmesine, - Davacının maluliyetinin “ Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına İlişkin Mevzuat ” a göre belirlenmesi için dosyanın -------- gönderilmesine, - Sayın Mahkeme tarafından kusur ve maluliyetin tespitinin ardından aktüeryal hesaplamanın ------ tarafından belirlenen aktüerler tarafından yerine getirilmesine, - İlgili ----- müzekkere yazılmak suretiyle dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödenen - bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin bulunup bulunmadığı ve var ise tutarının sorulmasına, - Sayın Mahkemece herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda tazminat tutarına uygulanacak faiz türünün yasal faiz olarak belirlenmesine, Vekalet ücreti ile yargılama harç ve giderlerinin davacı tarafa yüklenmesine,karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz. 29/02/2020...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.Davalılar ----- usulüne uygun tebligat yapılmış, bu davalılar davaya cevap vermemiştir. Deliller Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.İlgili ------yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.İlgili hastanelere yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi raporları dosyaya sunulmuştur.---- raporu dosyaya sunulmuştur.Ön inceleme aşamasında, arabuluculuğa gidildiği, dava şartlarının tam olduğu görülmüş ve tahkikat aşamasına geçilmiştir.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, ---- plakalı araç ile ----plakalı araçlar arasında ----tarihinde meydana gelen ve o sırada durakta bekleyen davacılardan------- yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasına bağlı olarak davacılardan------yönünden maluliyete bağlı olarak talep edilen maddi tazminat ile bütün davacılar yönünden talep edilen manevi tazminat şartlarının olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, her bir davalı yönünden sorumluluğun olup olmadığı, varsa kusur paylaşımının ne şekilde olduğu, maluliyet olup olmadığı ve varsa oranının ne olduğu, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmesi durumunda her bir davacı yönünden miktarının ne olması gerektiğine dair davadır.Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.Dava açılmadan önce davacı tarafça, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, taraflarca arabuluculuk görüşmelerine katılım sağlanmış ancak anlaşma sağlanamamış, bu hususa ilişkin dava şartı yerine getirilmiştir.Dava açılmadan önce davacı tarafça, sigortaya başvurulmuş, bu hususa ilişkin dava şartı yerine getirilmiştir.Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve -----yardım talebi ara kararla değerlendirilmiştir.Başlangıçta heyet olarak yargılaması yürütülen iş bu dosyada,---- sayılı Kanunda yapılan değişikliğe bağlı olarak ---tarihinde üyeye tevdiine dair ara karar oluşturulmuştur.Davacılar vekili tarafından sunulan ---- tarihli beyan dilekçesi ile davalı ----- yönünden davadan feragat ettiklerini, bu davalı yönünden herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığından bahisle mahkememize bilgi verilmiştir.Davalı ------ yönünden davadan feragat edildiğine dair beyan dilekçesi değerlendirildiğinde; davacı tarafın davasından feragat ettiği, 6100 sayılı HMK 307 ve devamı maddeleri gereği feragatın hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı ve feragatin kayıtsız ve şartsız yapılmış olduğu anlaşıldığından davalı --- yönünden açılan davanın feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.----- karar sayılı ilamında;"…haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp iddiasında; -------- gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğunu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi; -11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, -11.10.2008–01.09.2013 arası Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, - 01.09.2013–01.06.2015 arası Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, -01.06.2015–20.02.2019 arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik -20.02.2019 tarihinden sonrası için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." belirtilmiştir.Dosya, maluliyetin tespiti amacıyla ---------- gönderilmiş, 31.03.2023 tarihli, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda, davacı ------- tüm vücut engellilik oranının %21 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren on iki aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içinde dört ay süreyle bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği rapor edilmiş, raporun, yukarıda anılan güncel içtihata göre, uygun yönetmelik esas alınarak yöntemince düzenlendiği anlaşıldığından --- raporuna itibar etmek gerekmiştir.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş; ---- tarihli rapora göre, dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ----- raporu ve ibraz edilen deliller ışığında, ---- plakalı araç sürücüsü davalı --------- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelişinde %100 oranında asli kusurlu olduğu, araç malikinin --- olduğu, ----- plakalı araç sürücüsü davalı ---- araç maliki ---- ve sigorta şirketleri -----herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ---- araç maliki davalı -------- sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğu rapor edilmiş olup, ceza yargılamasında alınan maluliyet ve kusur raporu ile kaza tespit tutanağının da aynı mahiyette olduğu anlaşılmıştır. Akabinde sigorta hukuku alanın uzman aktüer bilirkişinin ---- tarihli raporuna göre -----göre davacı ----, yapılan ödemelerin mahsubuyla 2.380.245,74 TL iş göremezlik zararı olduğu rapor edilmiştir.Davacılar vekili tarafından ibraz edilen talep artırım dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:''... KONU: Islah(Bedel Artırım) ve ------Yardım Talebidir. Yukarıda esas numarası dosyamızın dava dilekçesinde, müvekkilimiz için yasalardan kaynaklanan diğer haklarımızla birlikte her bir talebimiz için ayrı ayrı fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL Maddi Tazminatın Belirsiz Alacak olarak ve 500.000 TL Manevi Tazminatın faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava olunmuştur. Ancak dosya kapsamında verilen 31.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan tutarlar, talep olunan değerden farklı bulunduğu için bu davamızı, sonuç ve istem kısmında belirtilen tutarlarda bedel artırımı (ıslah) talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Sonuç ve İstem : Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle yasalardan kaynaklanan diğer haklarımızla birlikte her bir talebimiz için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkiller yönünden dava dilekçemizde talep olunan; 5.000,00 TL Maddi Tazminatın ve 500.000 TL Manevi Tazminatın alacağının Maddi Tazminat Yönünden 2.375.245,74 TL daha artırılarak 2.380.245,74 TL olarak ve Manevi Tazminatın yine 500.000 TL olarak yasal faizi ile birlikte, olmak üzere toplam 5.000,00 TL Maddi Tazminat alacağının alacağımızın 2.375.245,74 TL daha artırılarak 2.380.245,74 TL’ye çıkartılması hususundaki bedel artırım(ıslah) talebimizin kabulü ile alacağımızın ticari faizleriyle birlikte tahsiline, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla vekaleten arz ve talep ederiz. AYRICA;Müvekkiller müşkül durumda olup inşaat işçisi olan müvekkil --------- kimi zamanlarda çalışıp kazandığı yevmiyesi dışında herhangi bir gelirleri bulunmamaktadır.. Müvekkillerin mevcut ekonomik durumuyla yargılama harç ve giderlerini karşılaması mümkün değildir. Yaşam için zorunlu ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlanmaktadırlar. Kirada yaşamakta ve --------- kazandığı dışında gelirleri bulunmamaktadır. Müvekkillerin mevcut sosyal ve ekonomik durumuna ilişkin sunacağımız belgeler de dikkate alınarak -------YARDIMDAN YARARLANDIRILMASINI TALEP ETME zorunluluğu hasıl olmuştur. 22.10.2024...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. Davacılar vekilinin talep artırımıyla birlikte sunduğu adli yardım talebinin kabulüne dair 30.10.2024 tarihinde ara karar oluşturulmuştur.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, davacı-----, davalı ------- hariç diğer davalılara yöneltmiş olduğu maddi tazminat davasının, miktar yönünden, toplamda 2.380.245,74 TL olarak artırılmış olduğu tespit edilmiştir. Yapılan talep artırımına bağlı olarak 30.10.2024 tarihli ara karar uyarınca 6545 sayılı yasanın 45.maddesi ile değişik 5235 sayılı yasanın 5.maddesi gereğince davanın, değere bağlı olarak Mahkeme heyetine tevdiine karar verilmiştir.----- sayılı ilamında: "...Davacı vekili; davalı sigorta şirketi nezdinde ---- sigortalı bulunan müvekkilinin desteği ve murisi olan eşi ---- sevk ve idaresindeki motosikletin, dava dışı ------- sevk ve idaresindeki araçla çarpışması nedeniyle 02/07/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin desteğinin kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin zarar gören 3.kişi konumunda olduğunu beyanla, eşinin desteğinden mahrum kalan müvekkili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde---- sigortalı olduğunu, davacının taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüne, 57.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair verilen karar davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekilince tazminat için temerrüt faizi olarak ticari faiz(avans faizi) istenilmiş, mahkemece tazminatta davalı sigorta şirketi yönünden avans faizine hükmedilmiştir. Oysa, zarara neden olan araç motosiklet olup ticari araç değildir. Bu halde temerrüt faizi olarak davalı sigorta şirketi yönünden yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça avans faizi talebinde bulunulmuş olup, kazaya neden olan araç minibüs olup ticari araç olduğundan avans faizine hükmetmek gerekmiş, davalılar ---- yönünden kaza tarihi olan ------ olay tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek tahkikat tamamlanmış ve davacı ---- maddi tazminat talebi bakımından, teselsül talebi olmadığı da dikkate alınarak, talebi arttırılan davanın kabulü ile 2.380.245,74 TL'nin 27.02.2018 olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken alınarak davacı---- verilmesine; diğer davalılar ----- aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Davacıların ayrıca manevi tazminat talebi de mevcut olup, 09.04.2025 tarihli celsede, davacılar vekili, 500.000 TL manevi tazminatın 300.000 TL'sinin davacı çocuk ---------- 100.000'er TL'sinin ise diğer davacılar anne ve baba için talep edildiğini açıklamıştır.Manevi tazminat konusunda belirtmek gerekir ki; Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın "Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği" başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmıştır. Türk Borçlar Kanunu m. 56 gereği de ; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir-------Manevi tazminata hükmedilirken uygulamaya--------- Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; ---------kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar,----- birleştirme kararları benzer hukuki konularda --------- dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler ışık tutmaktadır. Manevi tazminat uygulamadaki yerleşen ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları da gözetilerek, hakimin takdirinde bir husustur. Mahkemeler kanunen kendilerine tanınan takdir haklarını dikkatlı kullanmalıdırlar. Takdir yetkisi, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek, yani bilinçli olarak bıraktığı kural-içi ---- boşlukların; hukuk kurallarını uygulamakla yükümlü olanlarca, olaylardaki özelliklerle toplumdaki ahlâkî düşünceler, hukukun birliği, takdir yetkisini tanıyan kuralın amacı, sosyal adalet gibi hususlar göz önünde tutularak ferdîleştirilip doldurulması yetkisidir. Hukukî niteliği bakımından, MK. m. 4'de tanınmış olan bu yetki, kural-içi boşluğu doldurup doldurmamak bakımından yargıca bir « s e r b e s t i » (ihtiyar) vermemiş; tersine, bir ödev yüklemiştir. Gerçekten, MK. m. 4'e göre, «hâkim ... hükmeder». Bu ibareden ödev niteliği kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şu halde, hakim, takdirle ilgili şartların gerçekleşmesi halinde, takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, hakkın dağıtımından kaçınmış olur--------Mahkememiz anılan hususların da farkında olarak, dosyaya dönüldüğünde, Manevi tazminatın amaçlarından biri caydırıcılık olmakla beraber diğeri manevi tatmin duygusudur. Manevi tazminat miktarı amacından çıkacak şekilde, tarafın maddi olarak çöküşüne neden olacak miktarda da olmamalıdır. Davacı tarafın sebepsiz olarak zenginleşmesine neden olmayacak, zarara uğrayanda manevi huzur doğuracak ve hükmedilecek tazminat miktarının cezalandırmaya veya malvarlığına ilişkin bir zararı gidermeye yönelik olmayacak şekilde olmasının ----- içtihatlarında kabul edilmiş olduğu, iş bu davada manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesinin davalının ekonomik olarak çöküşüne sebep olacağı, tüm hususlar, yukarıdaki açıklamalar, ----------- kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda ------ dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler göz önünde tutarak, davacı ------ %21 oranında malul kalması, 12 ay geçici iş göremezlik yaşaması, bu süreçte 4 aya kadar başkasının yardımına ihtiyaç duyması, alınan kusur raporuna göre davalı sürücüsü ---- ve davalı araç maliki -----olayda asli ve %100 kusurlu, davacının ise kusursuz olması, davacı ----, davacı ------ annesi; davacı ----, davacı ---- babası olması hususları, bir bütün olarak değerlendirilip, teselsül talebi olmadığı da dikkate alınarak, hükümde gösterildiği şekilde, kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek, davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Öte yandan her ne kadar davalı ----- şirketine yöneltilen davadan feragat edilmiş ise de; davalı -----ardan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından, davalı ----- lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A) Davalı -------hakkındaki dava yönünden: Feragat nedeniyle davanın reddine, Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL maktu harcın davacı ------ tahsili ile Hazine adına irad kaydına, Bu dava bakımından taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, Taraf vekillerinin beyanları doğrultusunda taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Davalı ----- yönünden, Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı ------ alınarak Hazine adına irad kaydına, B) Davalılar ----------haklarındaki dava yönünden: Davanın reddine, Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL maktu harcın davacı ----- tahsili ile Hazine adına irad kaydına, Bu dava bakımından davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalılar -------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davalılar vekiller için yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacı ------ tahsili ile bu davalılara müştereken verilmesine, Davalı-----yönünden, Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı ------ alınarak Hazine adına irad kaydına, Davalı -----önünden, Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı ----- alınarak Hazine adına irad kaydına, C) Davalılar ----- haklarındaki dava yönünden: Davacı -------- adına talep edilen maddi tazminat talebi yönünden:Talebi artırılan davanın kabulü ile, -------- olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken alınarak bu davacıya verilmesine, Bütün davacılar adına talep edilen manevi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile: 300.000 TL manevi tazminatın 27/02/2018 olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken alınarak davacı -------verilmesine, 100.000 TL manevi tazminatın 27/02/2018 olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken alınarak davacı -------verilmesine, 100.000 TL manevi tazminatın 27/02/2018 olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken alınarak davacı -------verilmesine, 3-Kabule konu toplam değer üzerinde karar tarihi itibariyle alınması gereken 196.749,59 TL harçtan peşin alınan 1.724,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 195.024,76 TL harcın davalılar------- müteselsilen alınarak Hazine adına irad kaydına, 4-Davacılar tarafından yapılan 1.782,03 TL harç gideri, 2.700,00 TL bilirkişi ücreti, 934,60 TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.416,63 TL yargılama giderinin davalılar -----müştereken alınarak davacılara müştereken verilmesine, 5------- fatura ücretinin davalılar ---- tarafından müştereken---- döner sermaye saymanlığının-----------iban nolu hesabına yatırılmasına, 6-Adli yardım kurumundan yararlanılmasına bağlı olarak devlet ödeneğinden karşılanan 275,00 TL posta masrafının davalılar------- müşterek ve müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına, 7-Maddi Tazminat davası yönünden davacı ---- kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 321.827,03 TL vekalet ücretinin davalılar ------ müştereken tahsili ile davacı------- verilmesine, 8-Manevi tazminat davası yönünden davacı ----kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 48.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ---- müştereken tahsili ile davacı ---- verilmesine, 9-Manevi tazminat davası yönünden davacı ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ----- müştereken tahsili ile davacı------ verilmesine, 10-Manevi tazminat davası yönünden davacı ---- kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ----- müştereken tahsili ile davacı ------ verilmesine, D) Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, E) Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, İlişkin olmak üzere e-Duruşma sistemi üzerinden Davacılar vekili-----, bir kısım davalılar Vekili ---- bir kısım davalılar Vekili --------- yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde---- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2025