Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3075 E. 2023/950 K. – Kullanım Kadastro
Konu: Kullanım Kadastrosu Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3075
- Karar No
- 2023/950
- Karar Tarihi
- Konu
- Kullanım Kadastrosu Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1109 E., 2022/115 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölköy Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 114 ada 9 parsel sayılı 19.496,01 metrekare yüzölçümündeki, fındık bahçesi niteliğindeki taşınmaz, 12.12.2018 tarihli tapu kaydına istinaden, Hazine adına 2/B parseli olarak orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1975 yılından beri davalı ... kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava konusu 114 ada 9 parselin 2/B kadastro çalışmaları sonucu Hazine adına tespit edildiğini ve beyanlar hanesinde taşınmazı kullananın ... oğlu ... olarak belirtildiğini, bu yerde geçmişte hayvanlarını otlattıklarını babasının vefatı ve farklı şehirlerde yaşamalarından dolayı davalı ...'in bu yeri fındık bahçesi haline getirerek işgal etmeye devam ettiğini, dava konusu yeri babası ...'ın 1950 yılından 2005 yılına kadar kullandığını belirterek taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek adına veya Hazine adına tescil edilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi vermemiş, aşamalarda davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Sulh Hukuk Mahkemesince verilen karar tarihinde taşınmazın davacının babasının zilyetliğinde olduğu hususunun kullanıcı belirtmesi şerhi vermek için yeterli olmayıp kullanım kadastrosu sırasında da fiilen davacı tarafından kullanılması gerektiği ve ancak kullanım kadastrosu tespiti tarihinde dava konusu taşınmazda davacının kullanımının olmadığı, keşif sonrası davacı tarafından sunulan tapu kaydının son tedavül tarihinin 09.01.1951 tarihi olduğu ve bu tarihte dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu, tespit tarihinde davacının zilyetliğinin bulunmadığı ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasında bulunan kaymakamlık kararında da taşınmazın taraflar arasında müşterek olarak kullanıldığının belirtildiği göz önüne alınarak yeniden keşif yapılmasına gerek görülmediği belirtilerek, davanın reddi ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 114 ada 9 parsel nolu taşınmazın tespit gibi tesciline" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazı babasının 1950 yılından 2005 yılına kadar kullandığını, davalı aleyhine Gürgente Sulh Hukuk Mahkemesince davalının müdahalesinin önlenmesine karar verildiğini, dava konusu yerin o tarihte icra kanalıyla babasına teslim edildiğini ve davalının icra ceza mahkemesince cezalandırıldığını, babasının icra aracılığıyla burayı teslim aldıktan sonra hayvan otlatmak amacıyla ölene kadar kullandığını, açılan davanın zilyet olunmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyada her ne kadar tanık deliline dayanmış olsa da eksik inceleme ve hatalı yargılama sonucunda deliller değerlendirilmeden hüküm kurularak mağduriyetine sebep olunduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen hususların isabetli olduğu, yapılan keşifte alınan mahalli bilirkişi ile tanık beyanlarından çekişmeli taşınmazın davalının kullanımında olduğunun anlaşıldığı ve davacının taşınmazdaki kullanımının ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; davalının dava konusu taşınmazı fiilen kullandığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini, ancak bunun doğru olmadığını, davalının cevap dilekçesi ile dinlenen tanık beyanlarının da çelişkili olduğunu ayrıca tanıkların, mahalli bilirkişilerin yanlı konuştuklarının da açığa çıktığını, davalının cevap dilekçesinde dava konusu yerde 1987 ye kadar hayvan otlattıklarını 1987 den sonra fındık diktiklerini ve bu şekilde kullanmaya devam ettiklerini ifade ettiğini, ancak davalının bu savunmasının da doğru olmadığının ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1991/1 Esas 1991/15 Karar sayılı kararıyla sabit olduğunu, zira bu karar ile dava konusu yerin babası Kamil Yılmaz'a ait olduğunun ve davalının haksız müdahale ettiğinin dava konusu yerde hiçbir hakkının olmadığının kesin olarak ispatlandığını, ayrıca davalının söz konusu yere müdahalesinin devam etmesi sebebiyle ... İcra Ceza Hakimliğinin 1993/1 Esas 1995/3 Karar sayılı kararıyla da ceza aldığını ve dava konusu yerde hiçbir hakkının olmadığının bir kez daha kesin delille ispatlandığını, Mahkemenin bu kararları ile bağlı oması gerektiği sabitken bu kararları bağlayıcı kabul etmemesinin haksız ve hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacı lehine kullanıcı şerhi verilip verilemeyeceği hususuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz eden ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.