Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2973 E. 2024/7062 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2973
- Karar No
- 2024/7062
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/34 E., 2022/61 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/63 E., 2020/90 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda Kocaeli Kadastro Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı Hazine vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1957 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında dava konusu, Kocaeli ili Gölcük ilçesi Nüzhetiye Mahallesi 901 parsel sayılı 50.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın mera vasfında Nüzhetiye Köy Tüzel Kişiliği adına tescil edildiği, askı ilan süresi içerisinde yapılan itiraz sonucunda davacısı ile davalısı aynı Nüzhetiye Köyü Tüzel Kişiliği olan Gölcük Arazi Kadastro Mahkemesinin 1958/215 Esas ve 1959/652 Karar sayılı ilamı ile davacı Nüzhetiye Köy Tüzel Kişiliği'nin davasının reddine karar verildiği, bu karar temyiz edilmeyerek kesinleştiği ve tapuya tescil edildiği, 2004 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun(3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu ile; 162 ada 1 parsel olduğu, 2016 yılında 3402 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesi ve ilgili yönetmeliğin 19 uncu maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 162 ada 1 parselin beyanlar hanesine parselin tamamı Devlet ormanıdır şerhi verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, Kocaeli ili Gölcük ilçesi Nüzhetiye Mahallesi 162 ada (eski 901 ada) 1 parsel sayılı mer'a vasfı ile özel sicile kayıtlı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun 5 nci maddesi gereği yapılan kadastro tespitinin iptali ile "Devlet ormanları sınırı içerisinde kaldığına" dair konulan şerhin kaldırılarak taşınmazın mer'a vasfı ile özel siciline tescilini istemiş, asli müdahil-davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde, taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığından bahisle davanın reddini savunmuş, daha sonra sunmuş oldukları müdahele dilekçesi ile dava konusu taşınmazın orman vasfı ile tescilini istemiştir. Dava, 3402 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesince yapılan kadastro tespitine itiraz, taşınmazın orman vasfı ile tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın halen doğal orman ağaçları ile kaplı olduğu, toprağının orman toprağı olduğu, evveliyatının da orman olduğu anlaşıldığından davanın reddine, asli müdahilin taşınmazın ormanı vasfıyla Hazine adına tescil talebi yönünden, çekişmeli taşınmazın tescil davasının Kadastro Mahkemesinde görülmesinin mümkün olmadığı, genel mahkemelerde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle görevsizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, mahkeme ilamında Orman İdaresi taraf olmadığından Orman İdaresi yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.