Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1589 E. 2024/6323 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1589
Karar No
2024/6323
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/47 E., 2021/99 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacılar ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil ile tazminat davasıdır. Davacılar vekili; Çanakkale ili, Gökçeada ilçesi, Dereköy köyü, Marmaros mevkii 385 ada 23 parsel sayılı taşınmaz içerisinde 26.04.1976 tarih 119, 38, 8 sıralı tapu kaydı ile müvekkillerinin murisi .....adına tapuda tescilli, sınırları derya, bayır ve hendek ile çevrili, tapu yüzölçümü 9.186 m² olan taşınmaz olduğunu, bu kısımla ilgili müvekkillerinin murislerinin Orman İdaresi aleyhine açtığı Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesinde müdahalenin önlenmesi davasının kabul edildiğini belirterek bu kısmın tapusunun iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2015 tarih 2011/87 Esas, 2015/25 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın kadastro çalışmalarında 1969 tarihinde orman vasfıyla ... üzerine sınırlamasının yapıldığı, alınan bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen dava konusu taşınmazın eylemli durumda üç tarafından Devlet ormanları ile çevrili olduğu, kesinleşmiş orman kadastro çalışmalarına göre orman sayılan yerlerden olduğu, davacıların hak iddia etmiş olduğu Dereköy, 385 ada 23 parsel sayılı orman alanının içinde yer alan kısmın da tamamen orman olduğu, el atmanın önlenmesine ilişkin davanın maddi anlamda kesin hüküm oluşturamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili kararı temyiz etmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.06.2016 tarih 2015/9440 Esas, 2016/7328 Karar sayılı ilamıyla; yörede 21.03.1968 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman tahdidine ilişkin belgelerin getirtilmediği, davacıların dayandığı 26.04.1976 tarih 119, 38, 8 sıralı tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmediği, belgelerin temininden sonra yapılacak keşifle çekişmeli taşınmazın orman kadastro sınırları içinde ve dışında kalan bölümlerinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması; dava konusu taşınmazın el atmanın önlenmesi dosyasındaki bilirkişi raporunda belirtilen orman sayılan alan ile temyize konu davada bilirkişilerce düzenlenen raporda orman sayılan alanın miktarı arasında çelişki bulunduğu, çelişkinin giderilmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Davacılar vekili; 12.03.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle, dava konusu taşınmazın tapu dayanağına göre belirlenen kısmının tapusunun iptali ile müvekkilleri adına kayıt ve tesciline, aksi halde taşınmazın bedelinin tespiti ve tazminini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2021 tarih, 2018/47 Esas, 2021/99 Karar sayılı kararında; bilirkişilerce dava konusu edilen taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edildiği, taşınmaza ait tesis kadastrosunun tarihinin 09.06.1969 tarihli olduğu, davacıların dayandığı tapu kaydının 26.04.1976 tarihli olduğu, 1960 tarihli fotoğraf üzerinde yapılan incelemede taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirtilerek, tapu iptal ve tescil talebi ile birlikte terditli olarak talep edilen tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili; davaya konu taşınmaza ait tapu kaydının olduğu, Gökçeada Orman İşletmesi tarafından taşınmaza çam fidanı dikilmek suretiyle tecavüz edildiği, Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1994/12 Esas sayılı kararıyla el atmanın önlenmesi kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, taşınmazın orman vasfında olmadığı, tapulu taşınmaza yönelik mülkiyet hakkının ihlal edilmiş olmasına karşın tazminat talebinin reddinin de hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararı temyiz etmiş, davalı ... idaresi ise; davanın reddine karar verilmesine rağmen idare lehine vekalet ücreti verilmediği iddiasıyla kararı temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1589, K. 2024/6323, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-1589-e-2024-6323-k-c2d269745dc5