Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/813 E. 2026/4638 K. – Kişiyi Hürriyetind

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/813
Karar No
2026/4638
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2713 Esas, 2025/1944 Karar SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İskenderun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2025 tarihli ve 2024/417 Esas, 2025/105 Karar sayılı kararı ile sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a-b, 109/5, 62... . maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Kararlara karşı sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 24.10.2025 tarihli ve 2025/2713 Esas, 2025/1944 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar Müdafilerinin ve Sanık ...'in Temyiz İstemleri Suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine; aksi takdirde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanıkların mağduru önceden planlı şekilde buluştukları adrese çağırarak konuta aldıkları, akabinde başına silah dayamak suretiyle tehdit ve baskı altına aldıkları, olay süresince ve sonrasında silah doğrultmak ve korkutucu beyanlarda bulunmak suretiyle mağdurun bulunduğu yerden ayrılmasını ve serbestçe hareket etmesini engelledikleri iddiasına ilişkin olarak; 1. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede Suçun işleniş şekli, sanıkların kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar 5237 sayılı Kanun'un 109/2. maddesinin 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası öngördüğü dikkate alındığında temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı belirlenmiştir. Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanları ile uyumlu olan tanık anlatımı, sanıkların kısmi ikrarları, adli tespitler ve kriminal incelemeler, sanıklara ait cep telefonları ve elektronik deliller, para transfer dekontları, suçta kullanılan kuru sıkı tabancanın ele geçirilmesinin iddia ile ve dosya kapsamı ile uyumlu olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiği saptanmıştır. Mahkemenin vicdani kanaatinin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un "cezanın belirlenmesi" başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada "orantılılık ilkesi" nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle etkin pişmanlık hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen eleştiri dışında kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 06.11.2024 tarihli ve 2023/9-440 Esas, 2024/333 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere: "Hükümden sonra ve fakat temyiz aşamasında sanığın ölmesi durumunda, a. Müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesi gerekmeyen hallerde, özellikle sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphe yoksa ve yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıyan, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) ortamından temin edeceği nüfus kayıt örneğine dayanarak Yüksek Ceza Genel Kurulunun ya da Özel Dairelerin kamu davasının düşürülmesine karar vermesi gerektiğinin, b. Düşme kararı ile birlikte müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesi gereken hallerde, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden davanın düşmesine hükmolunmasının mümkün olması ve özellikle sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması hallerinde yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıyan, UYAP ortamından temin edeceği nüfus kayıt örneğine dayanarak Yüksek Ceza Genel Kurulunun ya da Özel Dairelerin kamu davasının düşürülmesine karar vermesine yasal bir engelin bulunmadığının, kabulü gerekir." Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 24.11.2025 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, olayın daha ziyade aydınlanmasını gerekli kılan müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesinin gerekmemesi, sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması, UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıt örneğinin, yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıması hususları birlikte değerlendirildiğinde; ölümle ilgili ayrıca mahallinde araştırma yapılmasına gerek olmaksızın sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III. KARAR 1. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede Gerekçenin (1). bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 24.10.2025 tarihli ve 2025/2713 Esas, 2025/1944 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak ve oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklu kalınan süre bakımından sanık ... hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, 2. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede Gerekçenin (2). bölümünde nedenle; sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.11.2025 tarihinde öldüğü anlaşılan sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5237 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İskenderun 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/813, K. 2026/4638, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-813-e-2026-4638-k-fb6eabc640fe