Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/3192 E. 2026/9116 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3192
Karar No
2026/9116
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2177 E., 2025/2118 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2025 tarihli ve 2025/53 Esas, 2025/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54, 58... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.12.2025 tarihli ve 2025/2177 Esas, 2025/2118 Karar sayılı kararı duruşma açılmak suretiyle sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 192/3, 62, 52, 53, 54, 58... . maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 62.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Ele geçirilen uyuşturucu madde miktarının kişisel kullanım sınırları içerisinde kaldığı, uyuşturucu madde ticareti suçunun işlendiğine ilişkin yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediği, yakalama tutanağında belirtilen miktar ile uzmanlık raporunda tespit edilen miktar arasında çelişki bulunduğu hâlde bu çelişki giderilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kullanım amacıyla bulundurulduklarını gösterecek nitelikte çeşitlilik arz ettiği, suç vasfının hatalı tayin edildiği, aramanın usulüne uygun olarak yapılmadığı ve hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına ilişkindir. 2.Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Uyuşturucu madde etkisi altında bulunduğu değerlendirilen, şüpheli tavırlar sergileyen ve cebinde kabarıklık fark edilen sanık hakkında, çarşı ve mahalle bekçisinin el ile yoklama suretiyle kontrol yapma yetkisinin bulunduğu, bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığından kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, devriye görevi ifa eden kolluk görevlilerince rutin kontrol kapsamında durdurulan sanık ile yanında bulunan Sedat'ın şüpheli tavırlar sergilemeleri üzerine yapılan kontrolde, sanığın üst araması sırasında muhtelif miktarlarda ve çeşitli türlerde uyuşturucu maddeleri rızasıyla görevlilere teslim ettiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Sanığın üzerinde bulunan ve kullanmak amacıyla temin ettiğini beyan ettiği uyuşturucu maddeleri, üzerinde suç unsuru bulunduğuna ilişkin herhangi bir emare bulunmadığı aşamada rızasıyla kolluk görevlilerine teslim ettiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay, arama kararı, arama ve yakalama tutanaklarının içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, kriminal rapor, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin cinsi, çeşitliliği, kullanım miktarı üzerinde olması, tutanak tanıklarının beyanları ve dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulünün ve hukuka uygun olarak elde edilip tartışılan delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, arama işleminin hukuka uygun şekilde gerçekleştirildiği, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının yerinde olduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.12.2025 tarihli ve 2025/2177 Esas, 2025/2118 Karar sayılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan kararında sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/3192, K. 2026/9116, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-3192-e-2026-9116-k-8e6df83d3bc5