Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/2583 E. 2026/8805 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2583
- Karar No
- 2026/8805
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1516 Esas, 2025/2657 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2024 tarihli ve 2023/510 Esas, 2024/618 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2, 52/4, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ve 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Hükme karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.11.2025 tarihli ve 2025/1516 Esas, 2025/2657 Karar sayılı kararı ile sanık müdafinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; sanığın yargılama sırasında ikinci celsede suç ortakları olarak ismini verdiği, ..., ... ve ... isimli şahıslar hakkında soruşturma yapılıp yapılmadığı, soruşturma yapılmışsa akıbetleri araştırılıp etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği değerlendirilmeden hüküm kurulmuş olması hukuka aykırı bulunmuş ise de; sanığın ismini verdiği kişiler hakkındaki soruşturmanın sonucuna göre yargılamanın yenilenmesi yoluyla etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün görülmekle, hukuka aykırı bu uygulama sonuca etkili görülmeyerek eleştirilmekle yetinilmiştir. Sanık müdafinin diğer istinaf başvurularının reddine karar verilmiş; ancak, hüküm fıkrasının, adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında, infazda tereddüt yaratacak şekilde “...ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilebileceğinin ihtarına" ibareleri yazılmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması hukuka aykırı olup; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı Kanun'un 280/1.a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğundan, hüküm fıkrasının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında yer alan "çevrilebileceğinin" ibaresinin çıkartılarak yerine "çevrileceğinin" ibaresinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik araştırma yapıldığına ve kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın temyiz dışı sanıklarla birlikte bulunduğu ... plaka sayılı araçta, bagaj bölümünde çanta içerisinde kullanım sınırının çok üzerinde miktarda ... maddesini taşıdığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak gerçekleştirildiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı belirlenmiştir. Temyiz dışı olup olay öncesinde birbirlerini tanımayan sanıkların, uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği çantanın sanığa ait olduğu ve sanık tarafından aracın bagajına konulduğu yönündeki savunmaları, sanığın sonraki aşamalardaki çelişkili savunmaları, çantanın içerisinden sanığa ait ayakkabının çıkması ve dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği sabit görülmüştür. Sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla bildirdiği kişiler hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılması ve sanık beyanlarının doğruluğunun tespit edilmesi hâlinde, etkin pişmanlık hükümlerinin yargılamanın yenilenmesi yoluyla uygulanmasının mümkün olduğu yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Öte yandan, sanık müdafinin kovuşturma evresinde eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ilişkin temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Mahkemenin vicdani kanaatini dosya kapsamındaki belge ve bilgilerle uyumlu, kesin ve yeterli verilere dayandırdığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru şekilde belirlendiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda ve etkin pişmanlık yönünden yapılan değerlendirmede hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.11.2025 tarihli ve 2025/1516 Esas, 2025/2657 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.