Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/1350 E. 2026/6158 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1350
Karar No
2026/6158
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/410 E., 2025/1099 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Van 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2024 tarihli ve 2024/276 Esas, 2024/395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62... . maddeleri uyarınca 14... ay 15 gün hapis ve 312.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 31.10.2025 tarihli ve 2025/410 Esas, 2025/1099 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi Gecikmesinde sakınca bulunan hal olmadan verilen arama emrinin usulsüz olması sebebiyle elde edilen delillerin hukuki niteliği bulunmadığından hükme esas alınamayacağına, delil olarak kullanılamayacağına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesinde sayılan suçun kanuni tanımındaki seçimlik hareketlerden hiç birisini gerçekleştirmediğine, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olup ticaretini yapmadığına, kan ve idrar testi sonuçlarına göre uyuşturucu kullandığının tespit edildiğine, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, ele geçirilen maddenin kişisel kullanım sınırında kaldığına, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da kullanma suçu kapsamında kaldığına, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine, olayda uyuşturucu ticaretinde kullanılan materyallerin ele geçirilmediğine, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine, sanık hakkında ihbar, fiziki ve teknik takip bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasının yasal şartlarının oluşmadığına, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, narkotik ekiplerinin çalışmaları sırasında sanığın plakası ve koltuk numarası bildirilen yolcu otobüsünde Van ilinden temin ettiği uyuşturucu maddeyi Gaziantep iline götüreceği bilgisi üzerine usulüne uygun alınan karar uyarınca sanığın üzerinde yapılan aramada yüklü miktarda ... maddesi ele geçirildiği, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1.Dosyada bulunan kolluk tutanakları, 19.07.2024 tarihli kriminal rapor, ele geçen uyuşturucu miktarı ve sanığın savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır; 2.İlk derece Mahkemesince ödenmeyen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin son cümlesi uyarınca hapse "çevrileceği" yerine, "çevrilebileceğine" karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 31.10.2025 tarihli ve 2025/410 Esas, 2025/1099 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasında ilgili bölümden ''çevrilebileceğine'' ibaresinin çıkarılarak yerine "çevrileceğinin" ibaresi yazılmak suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Van 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/1350, K. 2026/6158, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-1350-e-2026-6158-k-ab547ce38719