Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/8921 E. 2026/7762 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8921
- Karar No
- 2026/7762
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5401 E., 2025/1366 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Düzce 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2024 tarihli ve 2024/380 Esas, 2024/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a ve 62. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.06.2025 tarihli ve 2024/5401 Esas, 2025/1366 Karar sayılı kararı ile; ''sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine'' karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli ve somut delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; 24.04.2024 tarihinde şüphe üzerine durdurulan kullanıcı ...'a üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine rızaen metamfetamini teslim ettiği, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak, 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiziki takip tutanağı, olay tutanağı, kullanıcı ...'ın müdafii eşliğinde alınan kolluk ifadesi ve teşhis tutanağı ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımların yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, hükme esas alınan diğer tüm delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı, dosya kapsamında hükmün esasına etki edebilecek eksik inceleme bulunmadığı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin tatbiki yönünden "Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına," karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünün (2). maddesinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.06.2025 tarihli ve 2024/5401 Esas, 2025/1366 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün 9. maddesinin çıkartılarak yerine "Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile 7242 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.