Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/7614 E. 2026/6162 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7614
Karar No
2026/6162
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1118 E., 2025/1204 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2024 tarihli ve 2024/352 Esas, 2024/497 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53... . maddeleri uyarınca 15... ay hapis ve 31.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü rejime göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 14.04.2025 tarihli ve 2025/1118 Esas, 2025/1204 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii tarafından yapılan istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu madde ticaretine ilişkin herhangi bir eyleminin bulunmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, uyuşturucu madde sattığı şeklinde ihbar bulunan sanık hakkında fiziki takibe başlanıldığı, olay tarihinde sanığın, tanıklar ..., ..., ... ve ...'ın içerisinde bulunduğu araca yaklaştığı ve araç içerisinden para aldığı, uyuşturucu madde vereceği esnada kolluk görevlilerinin olaya müdahale etmek amacıyla araca yaklaştığını gören sanığın kolluk görevlilerini fark edip kaçmaya başladığı, sanığın yakalandığında elinde 1000 TL para olduğu ve çorabı içerisinde kullanım sınırının üzerinde satışa hazır halde 10 ayrı pakette eroin ihtiva eden uyuşturucu maddelerin ele geçirildiğine dair olayda, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. a) 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi hükmünde, ikinci kez mükerrir olan sanığın ''5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi hükmü nazara alınarak koşullu salıverme hükümlerinden yararlandırılmamasına'' ibaresinin yazılması, b) Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geriye kalan miktarın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı yerine çevrilebileceğinin ihtarına karar verilmesi hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 14.04.2025 tarihli ve 2025/1118 Esas, 2025/1204 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısmından "5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi hükmü nazara alınarak koşullu salıverme hükümlerinden yararlandırılmamasına" ibaresinin çıkartılması yerine "5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi hükmü nazara alınarak koşullu salıverme hükümlerinden yararlanmasına" ibaresinin eklenmesi ayrıca hüküm fıkrasında "Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geriye kalan miktarın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin ihtarına" ibarelerinin karar metninden çıkarılarak yerine "Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geriye kalan miktarın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmün niteliğine ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanığın tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/7614, K. 2026/6162, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-7614-e-2026-6162-k-5620735a610c