Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11235 E. 2026/6128 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/11235
- Karar No
- 2026/6128
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2692 Esas, 2025/2504 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2025 tarihli ve 2024/273 Esas, 2025/283 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62,52/2-4, 53, 54/1-4, 63... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 83.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 08.09.2025 tarihli ve 2025/2692 Esas, 2025/2504 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Delillerin mahkumiyet için yeterli olmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve sanığın kullanıcı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanık hakkında uyuşturucu madde sattığına ilişkin kolluğa ihbarda bulunulduğu, olay tarihinde sanığın evinde yapılan aramada ele geçen esrara, hassas teraziye ve dikili halde bulunan 6 adet hint keneviri bitkisine el konulduğu, sanığın ele geçen uyuşturucu maddeleri sattığı iddiasına ilişkin olarak; Olay tarihinde sanığın evinde yapılan aramada boyları 10... cm arasında değişen dikili haldeki 6 kök hint keneviri bitkisine el konulduğu, sanık hakkında izinsiz hint keneviri ekme suçundan işlem yapılmadığının anlaşılması karşısında; 2313 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan dolayı dava zamanaşımı süresi içinde mahkemesince Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın savunmaları, suça konu maddelerin ele geçiriliş şekli ve miktarı nazara alındığında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltilmesi gereken hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 1. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanığın koşullu salıverilmemesine ibaresinin yazılması, 2. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4 maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra aynı maddenin dördüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca "ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği" ihtaratının yapılmaması hususları hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünnde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 08.09.2025 tarihli ve 2025/2692 Esas, 2025/2504 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, 1-Hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısmında UYGULANMASINA ibaresinden sonra gele " 5275 Sayılı Kanunun 108/3 maddesi gereğince sanık hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle hakkında KOŞULLU SALIVERİLME HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA, " ibaresinin çıkarılmasına 2. Adli para cezasının taksitlendirilmesi ile ilgili kısımda yer alan muaccel hale geleceği ibaresinden sonra gelmek üzere " ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği" ibaresinin eklenmesi suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.