Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/6822 E. 2026/6420 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/6822
- Karar No
- 2026/6420
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/632 Esas, 2025/589 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Balıkesir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2025 tarihli ve 2024/406 Esas, 2025/26 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 53, 58, 63, 54/4 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.03.2025 tarihli ve 2025/632 Esas, 2025/589 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Ticaret kastının bulunmadığına, ele geçirilen bonzai maddesini esrar zannederek kullanmak maksadıyla satın aldığına, suç vasfının hatalı tayin edildiğine ilişkindir. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın ticaretini yaptığı iddia edilen uyuşturucu maddeleri kullanmak maksadıyla bulundurduğuna, çeşitliliğin tek başına ticaret kastına delil teşkil etmeyeceğine, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, sanığın atılı suçu işlediği hususunda somut bir delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, Mahkemesince verilen kararın bozularak sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, ...'ın minibüs ile ... ilçesinden ... İlçesine uyuşturucu madde getireceği ve bu uyuşturucu maddelerin satışını yapacağı yönünde istihbari bilgi edinilmesi üzerine 30.08.2024 tarihinde kolluk görevlilerince sanığın yolcu olarak bulunduğu minibüsünün uygulama noktasında durdurularak gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısından alınan arama el koyma emrine istinaden sanığa ait çanta içerisinde yapılan aramada sentetik ecza hapları, bir miktar ... maddesi ve kullanım sınırı üzerinde sentetik ... maddesi ele geçirildiği akabinde sanığın tespit edilen ikamet adresinde yapılan aramada ise yine sentetik ecza hapları ele geçirildiği olayda sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak sureti ile uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı ve çeşitliliğine bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, arama işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, kimlik tespit tutanağı, istihbari bilgi ile uyumlu olay tutanağı içeriği, yakalama ve üst arama tutanağı, muhafaza altına alma tutanağı, arama ve el koyma tutanağı, tartı tutanağı, kriminal raporu, sanığın aşamalarda suça konu maddelerin tarafına ait olduğunu beyan etmesi, ele geçirilen maddelerin niteliği, çeşitlilik arz etmesi, farklı neviden oluşu ve madde miktarının şahsi kullanım sınırı üzerinde olması karşısında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, sanığın suçunun ortaya çıkarılmasında yardım niteliğinde kabul edilebilecek bir eylemi bulunmadığından hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulama dışı bırakılmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın ikinci kez mükerrir olduğu hususunda eleştirisi yerinde görülerek verilen kararda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.03.2025 tarihli ve 2025/632 Esas, 2025/589 Karar sayılı kararında, sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Balıkesir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.