Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/3820 E. 2026/8246 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3820
Karar No
2026/8246
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3600 E., 2024/3596 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2024 tarihli ve 2024/416 Esas, 2024/539 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.12.2024 tarihli ve 2024/3600 Esas, 2024/3596 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz sebepleri Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, ele geçirilen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım sınırında kaldığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkındaki ihbarın somutlaştırılmadığına, ihbarcı olduğu anlaşılan ... isimli şahsın mahkeme huzurunda dinlenerek maddi gerçeğin araştırılması nedeniyle eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sanıkta 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a maddesi kapsamında uyuşturucu ele geçirilmediğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler bulunan sanığın suç tarihinde iş yerinde ele geçirilen uyuşturucuların sanık tarafından atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında "10.03.2024" olan tutuklama tarihinin "08.08.2024" olarak yanlış yazılması ve sanığın halen tutuklu olup olmadığının yazılmaması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği yazılı gerekçe ve dava dosyası kapsamı uyarınca sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı ancak sanığın savunmasında geçen .... isimli kişi hakkında kimliğinin tespiti halinde sanık ya da müdafii tarafından suç duyurusunda bulunulması ve dava açılması neticesinde mahkûm olması halinde, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin yargılamanın yenilenmesi yoluyla uygulanmasının mümkün olduğu ve sanıkta ele geçen sentetik ... türü uyuşturucunun 04.04.2015 tarih ve 6638 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle değişik 188/4-a maddesi kapsamına alındığı, bu suretle suç tarihi itibariyle sanık hakkında 188/4-a maddesinde yer alan ağırlaştırıcı halin uygulanmasının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; sanığın iş yerinde ele geçirilen uyuşturucunun niteliği, ele geçiriliş şekli, miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, paket sayısı, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.12.2024 tarihli ve 2024/3600 Esas, 2024/3596 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/3820, K. 2026/8246, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-3820-e-2026-8246-k-7be64922158e