Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2921 E. 2025/10619 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2921
- Karar No
- 2025/10619
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2344 Esas, 2024/2745 Karar SUÇ : Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade
Şikayetçinin "Kamu Barışına Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenen suçtan doğrudan zarar görmediği anlaşıldığından şikayetçi vekilinin temyiz itirazının reddine karar verilmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2023/43 Esas, 2023/561 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş; karar Cumhuriyet savcısı ve şikayetçi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2023/2344 Esas, 2024/2745 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik şikayetçi vekilinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile duruşmalı olarak yapılan yargılamada ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216/2, 218/1, 50/1-a, 52/2 ve 52/4. maddeleri uyarınca 13.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 6 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Şikayetçi Vekilinin Temyiz İstemi Cezanın eksik tayin edildiğine ve alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiğine ilişkindir. Sanığın Temyiz İstemi Beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın "....." isimli sosyal medya hesabından "120 bin imam besleyeceğinize 120 bin inek beslesek şu an etin kilosu 10 lira sütün litresi 1 lira olurdu. Ama biz köylüye hayvanını sattırıp her köşe başında bir cami diktiğimiz için şuan et 100 lira süt 15 lira. 1 imamın 1 inek kadar faydası yoktur bu memlekete" şeklinde paylaşım yaptığı iddiasına ilişkin olarak; Tebliğname’de, şikayetçinin istinaf hakkı bulunmadığından bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının yok hükmünde olduğu ve dosyanın incelenmeksizin iadesi gerektiği görüşü bildirilmiş ise de, somut olayda ilk derece mahkemesi kararının Cumhuriyet savcısı tarafından da istinaf edilmiş olması karşısında, istinaf incelemesinin şikayetçinin hukuki durumundan bağımsız olarak yapılması zorunlu ve yerindedir. Bu nedenle Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. 1. Şikayetçi ... Diyanet Vakıf Çalışanları Birliği Sendikası vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde Dairemizin 04.02.2021 tarihli ve 2019/18828 Esas, 2021/1677 Karar sayılı kararı ile 07.10.2024 tarihli ve 2021/17787 Esas, 2024/7382 Karar sayılı kararları başta olmak üzere yerleşmiş içtihatlarına göre; yargılama konusu "kamu barışına karşı suçlar" bölümünde düzenlenen halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçu yönünden şikayetçinin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Sanığın temyiz itirazının incelenmesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216/2. maddesi "Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir. Anılan norma ve gerekçesine göre, atılı suçun oluşabilmesi için failin halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılaması gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 15.03.2005 tarihli ve 2004/8-201 Esas, 2005/30 Karar sayılı kararında sosyal sınıf “Toplumun yapısındaki yeri ve özelliği ile varlık kazanmış, aynı toplumsal düzeydeki fertlerin birliğinden oluşmuş, çiftçi, esnaf, mülk sahibi, tüccar, memur, işçi, idare olunan vs. gibi" şeklinde tanımlanmıştır. Somut olayda; sanığın aşağılayıcı ifadelerinin yöneldiği "imamlar"ın bir meslek grubu oluşturduğu ancak halkın "sosyal sınıf, ırk, din, mezhep,cinsiyet veya bölge farklılığı" yönünden bir kesimini oluşturmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesinde, Anayasanın 26. maddesinde ve Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, kamu görevlilerine veya kamusal meselelerle ilgili aktörlere yöneltilen, sert, provoke edici ve hatta rahatsız edici ifadeler, demokratik toplumlarda ifade özgürlüğü kapsamında korunmaktadır. Somut olayda, sanığın sözleri, belirli bir meslek grubuna yönelik ekonomik içerikli ve rahatsız edici eleştiri mahiyetindedir. Bu yönüyle söz konusu paylaşımın cezai yaptırıma konu edilemeyecek nitelikte olup ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından unsurları yönünden oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR 1. Şikayetçi .... Diyanet Vakıf Çalışanları Birliği Sendikası vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde Gerekçenin (1). bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle REDDİNE, 2. Sanığın temyiz itirazının incelenmesinde Gerekçenin (2). bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2023/2344 Esas, 2024/2745 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde karar verildi.