Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2356 E. 2026/7100 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2356
Karar No
2026/7100
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3377 E., 2024/3443 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2024 tarihli ve 2024/92 Esas, 2024/184 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 62, 52/2, 52/4, 53, 54/1, 54/4, 63. maddeleri uyarınca 16... ay hapis ve 50000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 04.12.2024 tarihli ve 2024/3377 Esas, 2024/3443 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın isnat olunan suçu işlediğine dair tek bir somut delil bulunmadığına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, kanaate dayalı ceza tatbik edildiğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, tutanak mümzilerinin dinlenmeden eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edildiğine, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren bir husus olmadan fazla ceza tayin edildiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, polis memuru olan tanık ...'in, ... ilinden İzmir iline gitmek için ... isimli uygulama üzerinden yolculuk oluşturduğu, bu yolculuğa sanığın, uygulama üzerinden katılmak istediği, bunun üzerine ... ili Kağıthane ilçesinde sanık ile tanık ...'in buluştukları, sanığın son anda gitmekten vazgeçerek tanığa bir boya kutusu verdiği ve İzmir iline bahse konu boya kutusunu götürmesini istediği, ilk başta durumdan şüphelenmeyen tanık ...'in ... tesislerinde durduğunda boya kutusunu açıp bakması üzerine kutunun içerisinden yüklü miktarda uyuşturucu madde olduğunu gördüğü ve kolluk ekiplerine ihbarda bulunduğu, sanığın kimliği tespit edilip, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararına istinaden ikametinde yapılan aramada hint keneviri, ... hap, ... ele geçirildiği, sanığın ele geçen uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Uluslararası Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında; 27.08.2023 tarihli eylemden dolayı 15.02.2024 tarihli iddianame ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle kamu davası açıldığı, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2024 tarihli 2024/117 Esas, 2024/521 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiği verilen kararın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinde halen istinaf incelemesinde olduğu, temyize konu olan dosyada ise suç tarihi 02.09.2023 ve iddianame tarihi 01.02.2024 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamanın yapıldığı, her iki davada suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti oluşmadığı anlaşıldığından, söz konusu davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; daha ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereğince artırılarak karar verilebileceği hususları da gözetilerek, bağlantılı davalar birlikte görülüp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tüm fiiller yönünden birlikte değerlendirilmesi gerekli iken bu hususa uyulmaksızın eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 04.12.2024 tarihli ve 2024/3377 Esas, 2024/3443 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/2356, K. 2026/7100, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-2356-e-2026-7100-k-2e8509fd4b95