Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/1894 E. 2025/6101 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1894
- Karar No
- 2025/6101
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2966 Esas, 2024/2236 Karar SUÇLAR : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, sanık ...'nin temyiz talebinden vazgeçtiği, diğer sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafii, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanık ...'nin 06.03.2025 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği görülmüştür. Sanık ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 2022/565 Esas, 2024/604 Karar ve 14.11.2024 tarihli kararı ile sanıklar ... ve ... haklarında ayrı ayrı uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ve 18.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin, 2024/2966 Esas, 2024/2236 Karar ve 25.12.2024 tarihli kararı ile sanıklar ... ve ... haklarında, İlk Derece Mahkemesi'nce kurulan hükümlere yönelik, sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri Suçun sübutuna, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, verilen cezanın yüksek olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik araştırma ile usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, ilişkindir. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Suçun sübutuna, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik araştırma ile usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe A-Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Sanık ... müdafinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanık ...'nin 06.03.2025 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin iadesine karar vermek gerekmiştir. B-Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Dava dosyası kapsamına göre, ismini vermek istemeyen bir şahsın yaptığı ihbara göre, Suriye uyruklu olan sanık ...'ın ikametinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulundurup satışını yaptığı bilgisi alınması üzerine, usulüne uygun olarak alınan Arama-El koyma kararına istinaden sanığın ikametinde yapılan aramada, sanık ...'ın ikamette bulunduğu ve televizyon ünitesinin çekmecesinde 22 ayrı fişek halinde metamfetamin, 13 ayrı fişek halinde amfetamin, şeffaf poşette esrar maddelerinin ve üzerinde metamfetamin kalıntısı bulunan hassas terazinin ele geçmesi, iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR A-Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B-Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin, 2024/2966 E., 2024/2236 K. ve 25.12.2024 tarihli kararında sanık ... müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde karar verildi.