Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/14745 E. 2026/3917 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/14745
Karar No
2026/3917
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/290 E. 2021/454 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay ... Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 52/2 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 02.11.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun ’un (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 2025/26482 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay ... Başsavcılığının, 22.12.2025 tarihli ve KYB-2025/145903 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay ... Başsavcılığının 22.12.2025 tarihli ve KYB-2025/145903 kanun yararına bozma isteminin; “Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin 9. maddesinde yer alan, "(1) ... savcısı şüpheliyi seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla en kısa sürede davet eder. Davet; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim araçlarından yararlanmak suretiyle de yapılabilir. (2) Şüphelinin mazeretsiz olarak davete icabet etmemesi, resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmaması veya yurt dışında olması ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde ... savcısı tarafından bu durum tutanağa bağlanır ve soruşturmaya genel hükümlere göre devam edilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Somut olayda, ... ... Başsavcılığı tarafından şüpheliye seri muhakame usulünün uygulanması amacıyla davetiyenin şüphelinin doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince sanığa 19/11/2020 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip, şüphelinin 10 gün içerisinde başvurmaması ve davete icabet etmemesi nedeniyle iddianame düzenlenmesini takiben, yapılan yargılama neticesinde sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 20/11/2020 tarihli ve 2019/2 esas, 2020/3 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, seri muhakeme usulü davetinin sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde bildirdiği ve bilinen son adresi olan "... Mahallesi ... Sokak No:404 D Blok Giriş Kat Daire 1 .../... " adresine tebliğe çıkartıldığı, tebligatın iade edilmesi üzerine, ... Başsavcılığınca usulüne uygun yapılan herhangi bir tebliğ işlemi bulunmadığı, bu haliyle Mahkemesince usulüne uygun seri muhakeme usulü uygulanması gerektiğinden bahisle kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyasında, hükümlüye iddianamenin tebliğ edildiğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belgenin olmadığı, hükümlünün yakalama emri ile savunmasının alındığı oturumda iddianamenin yüzüne karşı okunduğu ancak 5271 sayılı Kanun'un 176/4. maddesi uyarınca iddianamenin tebliği ile savunması arasında en az bir hafta süre bulunması gerektiği gözetilmeden aynı Kanun'un 190/2. maddesi uyarınca da bu hakkı hatırlatılmadan savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde mahkumiyetine karar verildiği, Kabule göre ise; Hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca 30 gün adli para cezasına karar verildiği halde 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca 25 gün adli para cezasından hesap edilerek 600,00 TL adli para cezası yerine 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmekle eksik ceza tayin edildiği anlaşılmakla, belirlenen bu hususlar yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay ... Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 17.03.2026 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/14745, K. 2026/3917, T. 17.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-14745-e-2026-3917-k-e27ef2b14f23